Showing posts with label JEBUSİTLER. Show all posts
Showing posts with label JEBUSİTLER. Show all posts

Saturday, 1 November 2025

Kenan'ın Kadim Sakinleri ve Kudüs'ün Kurucuları: Yebusiler (Cebusiler) Üzerine Kapsamlı Bir İnceleme

 




Özet
Bu makale, Antik Kenan bölgesinde yaşamış ve İbranilerin Kudüs'ü fethinden önce şehrin asıl sakinleri olan Yebusi (Cebusi) topluluğunun kökeni, tarihi, kültürü, dini inançları ve sosyopolitik yapısını incelemektedir. Kenaniler'in bir kolu olarak kabul edilen Yebusiler, özellikle Sion (Siyon) Tepesi üzerinde inşa ettikleri müstahkem Yebus (Yevus) şehri ve burayı savunmak için geliştirdikleri ileri mühendislik harikası su sistemleri ile tanınmaktadır. Makale, arkeolojik bulguları (Warren Şaftı sistemi ve son keşifler), Eski Ahit metinlerini detaylı bir referans listesi ile ve bölgedeki diğer yazılı kaynakları (Tell el-Amarna Mektupları) karşılaştırmalı olarak ele alarak Yebusilerin tarihteki yerini, komşu halklarla ve büyük güçlerle olan etkileşimlerini, ve nihai asimilasyon sürecini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, tsinor kavramının etimolojik ve tarihsel analizini yaparak Kral Davut'un fethinin mekaniğini ve günümüz arkeolojisindeki yerini irdelemektedir.

Giriş

Yebusiler, MÖ 2. binyılda Levant bölgesinde varlık gösteren ve Kenan kültür havzasına dahil olan bir halktır. Tarihsel önemleri, büyük ölçüde, sonradan İsrail Krallığı'nın ve günümüzde de Kudüs şehrinin kalbini oluşturacak olan stratejik konumdaki yerleşimlerinden kaynaklanmaktadır. "Sion" ismi, başlangıçta Yebusi kalesini ifade ederken, zamanla tüm Kudüs şehri ve teolojik metaforik anlamlar kazanmıştır. Bu çalışma, Yebusilerin kimliğini ortaya koymayı, mühendislik becerilerini vurgulamayı ve Antik Yakın Doğu tarihi yazımındaki rolünü, güncel arkeolojik ve filolojik veriler eşliğinde derinlemesine irdelemeyi hedeflemektedir.

1. Etimoloji ve Köken

  • İsimlendirme: "Yebusi" (İbranice: יְבוּסִי, Yevusi; Arapça: اليبوسيون, al-Yabūsiyyūn) isminin kökeni tartışmalıdır. En yaygın kabul, kurdukları şehir olan Yebus (Yevus) ile bağlantılı olmasıdır. Şehrin adının ise, Kenan dilinde "tahıl ölçme yeri" anlamına gelen *y-b-s* kökünden türemiş olabileceği öne sürülmüştür.

  • Kenan Bağlantısı: Eski Ahit'in tekrar eden ifadelerinde Yebusiler, Kenan'ın on bir oğlundan biri olarak gösterilir ve Kenaniler'in bir alt kolu olarak tanımlanır. Bu, etnik ve kültürel bir sınıflandırmadan ziyade, coğrafi ve siyasi bir tanımlama olarak yorumlanmaktadır.

2. Tarihsel Süreç ve Siyasi Yapı

  • Erken Dönem ve Yerleşim: Arkeolojik kanıtlar, Kudüs'ün (Yebus) tarihinin MÖ 4. binyıla (Kalkolitik Çağ) kadar uzandığını göstermektedir. Ancak, şehrin surlarla çevrili önemli bir yerleşim yeri haline gelmesi ve Yebusi kimliğinin ortaya çıkışı MÖ 2. binyılın ortalarına, yani Orta Tunç Çağı'na denk gelir.

  • Mısır Hakimiyeti Dönemi: Yebus şehri, Yeni Krallık dönemindeki Mısır İmparatorluğu'nun bir vasalı (bağımlı kralı) olarak yönetiliyordu. MÖ 14. yüzyıla ait Tell el-Amarna Mektupları'nda Kudüs'ten (Urusalim) bahsedilen mektuplar, şehrin kralı Abdi-Heba'nın firavuna yazdığı diplomatik yazışmalardır. Bu mektuplar, Yebusi yönetiminin siyasi yapısı ve bölgedeki diğer güçlerle olan çatışmaları hakkında birincil derecede önemli bilgiler sunar.

  • İsrailoğulları ile İlişkiler ve Fetih: Eski Ahit'e göre, İsrailoğulları Kenan'a girdikten sonra Yebusiler, onlarla çatışan halklardan biri olmuştur. Ancak, Yeşu'nun fetihlerinden sonra bile Yebus şehrinin düşmediği, Yebusilerin burada varlığını sürdürdüğü anlatılır. Nihai fetih, Kral Davut (David) döneminde gerçekleşmiştir. Davut'un, "sırtlar" anlamına gelen tsinor yardımıyla şehre sızarak ele geçirdiği kaydedilir. Bu fetihle birlikte şehir "Davut'un Şehri" adını almış ve İsrail Krallığı'nın başkenti olmuştur.

3. Yebusi Kültürü, Din ve Toplumsal Yapı

  • Şehir Planlaması ve Mimari: Yebusiler, Sion Tepesi'ni mükemmel bir şekilde tahkim etmişlerdi. En dikkat çekici mühendislik harikalarından biri, şehir surlarının dışındaki Gihon Pınarı'na gizli bir tünel vasıtasıyla erişimi sağlayan Warren Şaftı sistemidir. Bu sistem, kuşatma sırasında güvenli bir su temini sağlıyordu.

  • Dini İnançlar: Yebusiler, genel Kenan panteonuna mensuptular. Baş tanrıları, Kenan'da El olarak bilinen yüce tanrı ile özdeşleştirilebilecek El Elyon (Yüce Tanrı) idi. Eski Ahit'teki bir geleneğe göre, Kral Davut'un Yebusi şehrini aldıktan sonra bu tanrıya bir kurban sunduğu ve sunağın bulunduğu yeri satın aldığı anlatılır. Ayrıca, bereket ve savaş tanrıçası Aşera gibi diğer Kenan tanrılarına da tapınıyor olmaları muhtemeldir.

  • Sosyal Yapı: Tell el-Amarna mektupları, Yebusi toplumunun bir kral (hazanu) tarafından yönetilen, hiyerarşik ve feodal bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Toplumun, askerler, din adamları, zanaatkarlar ve çiftçilerden oluştuğu düşünülmektedir.

3.1. Warren Şaftı: Yebusi Mühendisliğinin Başyapıtı

Yebusilerin en hayranlık uyandırıcı başarısı, şehrin en zayıf noktası olan su kaynağını güvence altına almak için geliştirdikleri hidrolik mühendislik sistemidir.

  • Sistemin Bileşenleri ve İşleyişi:

    1. Gihon Pınarı: Sistemin kalbi.

    2. Savak Odası: Pınarın suyunun kontrollü bir şekilde yönlendirildiği, kayaya oyulmuş oda.

    3. Tünel: Savak odasından, yaklaşık 20 metre uzunluğunda bir tünel.

    4. Dikey Şaft: Tünelin sonunda, yerden yaklaşık 13 metre yüksekliğinde, silindir şeklinde oyulmuş dikey şaft (Warren Şaftı).

    5. Erişim Tüneli: Şehrin üst kısmından, dikey şaftın ağzına inen, eğimli bir yeraltı geçidi.
      Yebusili bir sakin, şehrin içindeki erişim tünelinden aşağı iner, dikey şaftın ağzına gelir ve aşağıya, su seviyesine ulaşmak için bir ip veya merdiven kullanırdı. Bu sistem, düşmanın pınara ulaşımını engellerken, Yebusilere kuşatma altında bile güvenli ve gizli bir su temini sağlıyordu.

  • Keşif ve Yeniden Yorum: Şaft, 1867'de Charles Warren tarafından keşfedilmiştir. Uzun süre, Kral Davut'un şehri bu şaft aracılığıyla fethettiği düşünülmüştür. Ancak, Ronny Reich ve Eli Shukron'un kazıları, sistemin çok daha karmaşık olduğunu ve dikey şaftın aslında doğal bir karstik oluşum olduğunu, Yebusilerin ise bu doğal yapıyı ustaca kendi tünellerine bağlayarak kullandığını ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle, Davut'un askerlerinin tırmandığı tsinor'un doğrudan Warren Şaftı'nın kendisi olması artık pek olası görülmemektedir.

4. Arkeolojik Kanıtlar, Metinsel Analiz ve Tarihyazımındaki Tartışmalar

  • Arkeolojik Buluntular: Kudüs'teki Davut Şehri kazılarında, Yebusi dönemine tarihlenen masif taş temeller, sur kalıntıları ve seramik parçaları bulunmuştur. Gihon Pınarı çevresindeki yapılar ve Warren Şaftı sistemi, Yebusi mühendisliğinin somut kanıtlarıdır.

  • Tarihselcilik Tartışması: Eski Ahit'teki Yebusi ve Davut fetihleri anlatılarının tarihselliği, modern akademide tartışma konusudur. Minimalist ekol, bu anlatıların daha sonraki dönemlerde yazıya geçirilmiş ideolojik metinler olduğunu iddia ederken, Maksimalist ekol, arkeolojik bulguların ve dış kaynakların anlatıları desteklediğini savunur.

4.1. Eski Ahit'te Yebusi Referansları: Kronolojik-Tematik Bir Liste

  • Köken ve Vaat (Tevrat): Tekvin 10:16; 15:18-21; Çıkış 3:8.

  • Fetih ve Yerleşme Dönemi: Yeşu 15:63; Hakimler 1:21; 19:10-12.

  • Krallık Dönemi ve Fetih: 2. Samuel 5:6-10 (Ana Metin); 1. Tarihler 11:4-9; 2. Samuel 24:18-25 (Aravna'nın harman yeri).

4.2. 'Tsinor' Üzerine Bir Analiz: Fethin Anahtarı mı, Mecaz mı?

2. Samuel 5:8'de Davut'un "her kim tsinor'a vurup..." ifadesi çeşitli şekillerde yorumlanmıştır:

  1. Su Kanalı Teorisi: Geleneksel olarak bir su kanalına işaret ettiği düşünülmüştür. Reich ve Shukron'un çalışmaları, Warren Şaftı'ndan ziyade, Gihon'dan çıkan daha geniş kanalların (örneğin "Orta Tunç Çağı Tüneli") kullanılmış olabileceğini göstermiştir.

  2. Mızrak/Kılıç Teorisi: Bazı akademisyenler, tsinor'un bir silah türünü ifade ettiğini ve mecazi bir savaş çağrısı olduğunu öne sürer.

  3. Testis/Zayıf Nokta Teorisi: Kelimenin "testis" anlamına da gelebileceği ve Yebusilerin "zayıf noktasına" vurulması gerektiği şeklinde argo bir ifade olduğu savunulur.
    Sonuç: Tsinor'un tam anlamı belirsizliğini korusa da, arkeoloji, fetihin şehrin su sistemindeki bir zafiyet üzerinden gerçekleşmiş olabileceğine işaret etmektedir.

5. Yebusi Mirası, Sonrası ve Tarihsel Bağlam

Kral Davut'un fethinden sonra Yebusilerin akıbeti net değildir. Eski Ahit'te, Davut'un onlarla anlaşma yaptığı ve ordusuna Yebusi kökenli askerler aldığı görülür. Zamanla asimile oldukları düşünülmektedir. Ancak, bıraktıkları en kalıcı miras, kutsal şehir Kudüs'ün temelini atmış olmalarıdır.

5.1. Tarihsel Bağlam: Yebusiler ve Bölgedeki Büyük Güçler

Yebusilerin tarihi, büyük imparatorlukların gölgesinde şekillenmiştir:

  • MÖ 2. Binyıl: Mısır Hakimiyeti: Tell el-Amarna mektupları, Yebusilerin Mısır'a bağımlı bir kent devleti olduğunu gösterir.

  • MÖ 1. Binyıl Başı: İsrailoğulları'nın Yükselişi: Mısır'ın zayıflamasıyla oluşan güç boşluğunda, İsrailoğulları Yebusiler için en büyük tehdit haline geldi.

  • Günümüzdeki Yansımaları: Kudüs'ün erken tarihi, günümüzde hem arkeolojik hem de siyasi açıdan yoğun ilgi görmektedir. "Davut Şehri"ndeki kazılar, Demir Çağı katmanlarına odaklanarak fetih anlatısını sorgulamakta veya desteklemeye çalışmaktadır. Aynı zamanda, Kudüs'ün statüsüne dair modern siyasi iddialar, Yebusiler de dahil olmak üzere şehrin kadim halklarının mirasını tartışmalı bir hale getirmiştir.

Sonuç

Yebusiler, Antik Yakın Doğu'nun karmaşık etnik ve siyasi mozaiğinin önemli bir parçasıdır. Sadece güçlü bir şehir-devlet kurmakla kalmamış, aynı zamanda ileri mühendislik becerileriyle (Warren Şaftı sistemi) tarihin akışını değiştirecek olan bir dinler ve imparatorluklar şehrinin fiziksel ve kültürel temelini inşa etmişlerdir. Hem yazılı kaynaklar hem de arkeoloji, bu kadim halkın tarihini yeniden inşa etmemize olanak tanısa da, tsinor'un anlamı gibi birçok detay hala tartışılmaktadır. Yebusilerin incelenmesi, sadece İsrail öncesi Kenan'ı anlamak için değil, aynı zamanda kutsal metinlerin tarihsel arka planını kavramak ve kadim bir mirasın günümüzde nasıl yankılandığını görmek için de hayati öneme sahiptir.


Dipnotlar:


Kaynakça (Seçki):

  • Bright, John. A History of Israel. Westminster John Knox Press, 2000.

  • Finkelstein, İsrail, ve Neil Asher Silberman. The Bible Unearthed: Archaeology's New Vision of Ancient Israel and the Origin of Its Sacred Texts. Free Press, 2001.

  • Finkelstein, I., & Fantalkin, A. (2012). The Date of the Pottery from the Rock-Cut Pool in Jerusalem: A Rejoinder. Tel Aviv, 39(2).

  • Mazar, Amihai. Archaeology of the Land of the Bible. Doubleday, 1990.

  • Mazar, Eilat. The Palace of King David: Excavations at the Summit of the City of David. Shoham Academic Research and Publication, 2009.

  • Mazar, E. (2002). The Complete Guide to the Temple Mount Excavations. Shoham Academic Research and Publication.

  • Moran, William L. The Amarna Letters. Johns Hopkins University Press, 1992.

  • Reich, Ronny, ve Eli Shukron. "The History of the Giḥon Spring in Jerusalem." Levant, Cilt 36, 2004.

  • Reich, R., & Shukron, E. (2011). *The Excavations of the City of David (1978-2011) and Their Contribution to the Study of the Jerusalem of the Biblical Period*. İsrail Keşif Derneği Dergisi, 61.

  • Shiloh, Yigal. Excavations at the City of David I. Qedem 19, Hebrew University, 1984.

Featured post

Visit from Hızır International Search and Rescue Association and Ankara Provincial Presidency of Turkish Retired Specialist Chiefs Association to Mr Yusuf Sipahi, President of Turkish Disabled Persons Federation

  Ali Gürgen, President of Hızır International Search and Rescue Association, who made statements on his social media account regarding...