Showing posts with label Birgo. Show all posts
Showing posts with label Birgo. Show all posts

Friday, 15 August 2014

Türk dünyasının yakından tanıdığı, Türkoloji alanında yaptığı çalışmalarla bilinen Prof. Dr. Cevat Heyet (89) son yolculuğuna uğurlandı. rnCevat Heyet için Bakü İlimler Akademisi\'nde tören düzenlendi.rnTRT Avaz\'ın fotoğrafı.rnTRT Avaz\'ın fotoğrafı.rnTRT Avaz\'ın fotoğrafı.rnBeğen


   
Türk dünyasının yakından tanıdığı, Türkoloji alanında yaptığı çalışmalarla bilinen Prof. Dr. Cevat Heyet (89) son yolculuğuna uğurlandı. rnCevat Heyet için Bakü İlimler Akademisi\'nde tören düzenlendi.rnTRT Avaz\'ın fotoğrafı.rnTRT Avaz\'ın fotoğrafı.rnTRT Avaz\'ın fotoğrafı.rnBeğen

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

TRT Haberrn13 saat · rnBrüksel\'in dünyaca ünlü meydanı Grand Place, 600 bin begonya çiçeği ile süslendirnBelçika\'ya Türk işçi göçünün 50\'nci yılı etkinlikleri kapsamında tarihi ve turistik meydanın ortasına, 75 metre uzunluğunda ve 25 metre genişliğinde bin 875 metrekarelik alana yayılan Uşak halısı motifi için 100 işçi gün boyu çalıştı.rnhttp://goo.gl/IyghuLrnBrüksel\'in dünyaca ünlü meydanı Grand Place, 600 bin begonya çiçeği ile süslendirnrnBelçika\'ya Türk işçi göçünün 50\'nci yılı etkinlikleri kapsamında tarihi ve turistik meydanın ortasına, 75 metre uzunluğunda ve 25 metre genişliğinde bin 875 metrekarelik alana yayılan Uşak halısı motifi için 100 işçi gün boyu çalıştı.rnrnhttp://goo.gl/IyghuLrnBeğen


   
TRT Haberrn13 saat · rnBrüksel\'in dünyaca ünlü meydanı Grand Place, 600 bin begonya çiçeği ile süslendirnBelçika\'ya Türk işçi göçünün 50\'nci yılı etkinlikleri kapsamında tarihi ve turistik meydanın ortasına, 75 metre uzunluğunda ve 25 metre genişliğinde bin 875 metrekarelik alana yayılan Uşak halısı motifi için 100 işçi gün boyu çalıştı.rnhttp://goo.gl/IyghuLrnBrüksel\'in dünyaca ünlü meydanı Grand Place, 600 bin begonya çiçeği ile süslendirnrnBelçika\'ya Türk işçi göçünün 50\'nci yılı etkinlikleri kapsamında tarihi ve turistik meydanın ortasına, 75 metre uzunluğunda ve 25 metre genişliğinde bin 875 metrekarelik alana yayılan Uşak halısı motifi için 100 işçi gün boyu çalıştı.rnrnhttp://goo.gl/IyghuLrnBeğen

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 


   


Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 


   


Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

Türkiye Mısır’a Refah’ı AçtırdırnBy DÜNYADAN HABERLER on 15 Ağustos 2014rnGazze’ye saldırıların hemen ardından bölgeye yardım ulaştırmak için girişimlerini sürdüren Türk Kızılayı, Filistin ile Mısır arasındaki Refah Kapısı’nın açılmasını sağladı.rnTürkiye Mısır’a Refah’ı AçtırdırnGeçtiğimiz günlerde Gazze’ye hava yolu ile 20 ton ilaç ve tıbbi malzeme ulaştıran, yerelden temin ettiği gıda malzemelerini binlerce ihtiyaç sahibine dağıtan Türk Kızılayı, bölgeye yardımların daha hızlı ulaşabilmesi için de girişimlerini sürdürdü. Çatışmalarının başladığı ilk günden itibaren Mısır Arap Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüşmelerini sürdüren Türk Kızılayı, Filistin’in dünya ile bağlantısını kuran en önemli kapısı olan Refah’ın açılmasını sağladı. İnsani yardımın Türk Kızılayı aracılığıyla Gazze’ye ulaştırılabileceğini belirten yazıda,“Mısır Arap Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı (Filistin İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcılığı) sağlık ve ihtiyaç maddelerinden oluşan insani yardım malzemelerinin Refah geçiş kapısı yoluyla Gazze’ye gönderilmesi için gereken izinlerin verildiğini bildirmekten şeref duyar. Refah Kapısı’ndan geçişe izin verilmesinin hemen ardından insani yardım malzemesi teminine başlayan Türk Kızılayı, en kısa sürede ilk sevkıyatını gerçekleştirecek” denildi.


   
Türkiye Mısır’a Refah’ı AçtırdırnBy DÜNYADAN HABERLER on 15 Ağustos 2014rnGazze’ye saldırıların hemen ardından bölgeye yardım ulaştırmak için girişimlerini sürdüren Türk Kızılayı, Filistin ile Mısır arasındaki Refah Kapısı’nın açılmasını sağladı.rnTürkiye Mısır’a Refah’ı AçtırdırnGeçtiğimiz günlerde Gazze’ye hava yolu ile 20 ton ilaç ve tıbbi malzeme ulaştıran, yerelden temin ettiği gıda malzemelerini binlerce ihtiyaç sahibine dağıtan Türk Kızılayı, bölgeye yardımların daha hızlı ulaşabilmesi için de girişimlerini sürdürdü. Çatışmalarının başladığı ilk günden itibaren Mısır Arap Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüşmelerini sürdüren Türk Kızılayı, Filistin’in dünya ile bağlantısını kuran en önemli kapısı olan Refah’ın açılmasını sağladı. İnsani yardımın Türk Kızılayı aracılığıyla Gazze’ye ulaştırılabileceğini belirten yazıda,“Mısır Arap Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı (Filistin İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcılığı) sağlık ve ihtiyaç maddelerinden oluşan insani yardım malzemelerinin Refah geçiş kapısı yoluyla Gazze’ye gönderilmesi için gereken izinlerin verildiğini bildirmekten şeref duyar. Refah Kapısı’ndan geçişe izin verilmesinin hemen ardından insani yardım malzemesi teminine başlayan Türk Kızılayı, en kısa sürede ilk sevkıyatını gerçekleştirecek” denildi.

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

asim Ozan Kütahyalı, yeni Başbakan\'ın ismini açıkladırnrnErdoğan\'ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra gözler Başbakan\'ın kim olacağına çevrildi.rnrnKulislerde değişik isimler orta atılırken, en kesin ifadeyi Sabah Gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı kullandı.Razim Ozan Kütahyalı köşesinin başlığını, Yeni Başbakan Ahmet Davutoğlu\'dur. Hayırlı olsun...\" koydu.rnrnİşte o ilginç yazının özeti:rnrnSon 3 gün içinde yaşadığımız gelişmelerden sonra 27 Ağustos\'taki Ak Parti kongresinde kimin genel başkan ve başbakan olacağı meselesi bana göre bitmiştir. 27 Ağustos\'ta Recep Tayyip Erdoğan\'ın tam desteğiyle AK Parti Genel rnrnBaşkanı ve Başbakan olacak kişi Ahmet Davutoğlu\'dur. Olması gereken de budur. Akıl ve mantık bunu gerektirmektedir. Yeni Türkiye ufkunu destekleyen herkes de -Ahmet Davutoğlu ile ilgili geçmişte ne düşünürse düşünsün- bundan böyle Davutoğlu\'na tam destek vermelidir.rnrn***rnrnDün de yazdığım gibi elbette Abdullah Gül siyasete dönmek isterse dönecek ama şu an milletvekili olmadığı için Başbakan olma ihtimali bulunmuyor. O zaman önümüzdeki seçimlere şu an AK Parti milletvekili olan bir aktörle gidilecek. Ayrıca bu aktörün 3 dönem şartına takılmaması ve meydanlarda da büyük heyecan yaratacak bir adam olması gerekmektedir. Bu kişi sadece ve sadece Davutoğlu olabilir.rnrnBiliyorum ki AK Parti içinde Davutoğlu\'nun seveni kadar sevmeyeni de var. Dün özellikle sevmeyenleri arayıp konuştum. Bu yazıdaki fikirlerimi ve Davutoğlu\'na tam destek vermeleri gerektiğini onlara da aktardım. Hemen hepsi Recep Tayyip Erdoğan işaret ettikten sonra Davutoğlu\'nun bir neferi olacaklarını taahhüt ediyor. Ahmet Davutoğlu\'nun da tüm partiyi kucaklaması gerektiğini, eski kırgınlıkları unutmak gerektiğini söylüyorlar. Erdoğan\'ın liderliği ve Davutoğlu\'nun genel başkanlığı çok sağlam bir formül olarak AK Parti içinde mutabakat oluşturmuş durumda. Ben Davutoğlu\'nun da geçmişe saplanmayacağına eminim. Yeni Türkiye\'nin Yeni Başbakanı Ahmet Davutoğlu şimdiden hayırlı olsun.


   
asim Ozan Kütahyalı, yeni Başbakan\'ın ismini açıkladırnrnErdoğan\'ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra gözler Başbakan\'ın kim olacağına çevrildi.rnrnKulislerde değişik isimler orta atılırken, en kesin ifadeyi Sabah Gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı kullandı.Razim Ozan Kütahyalı köşesinin başlığını, Yeni Başbakan Ahmet Davutoğlu\'dur. Hayırlı olsun...\" koydu.rnrnİşte o ilginç yazının özeti:rnrnSon 3 gün içinde yaşadığımız gelişmelerden sonra 27 Ağustos\'taki Ak Parti kongresinde kimin genel başkan ve başbakan olacağı meselesi bana göre bitmiştir. 27 Ağustos\'ta Recep Tayyip Erdoğan\'ın tam desteğiyle AK Parti Genel rnrnBaşkanı ve Başbakan olacak kişi Ahmet Davutoğlu\'dur. Olması gereken de budur. Akıl ve mantık bunu gerektirmektedir. Yeni Türkiye ufkunu destekleyen herkes de -Ahmet Davutoğlu ile ilgili geçmişte ne düşünürse düşünsün- bundan böyle Davutoğlu\'na tam destek vermelidir.rnrn***rnrnDün de yazdığım gibi elbette Abdullah Gül siyasete dönmek isterse dönecek ama şu an milletvekili olmadığı için Başbakan olma ihtimali bulunmuyor. O zaman önümüzdeki seçimlere şu an AK Parti milletvekili olan bir aktörle gidilecek. Ayrıca bu aktörün 3 dönem şartına takılmaması ve meydanlarda da büyük heyecan yaratacak bir adam olması gerekmektedir. Bu kişi sadece ve sadece Davutoğlu olabilir.rnrnBiliyorum ki AK Parti içinde Davutoğlu\'nun seveni kadar sevmeyeni de var. Dün özellikle sevmeyenleri arayıp konuştum. Bu yazıdaki fikirlerimi ve Davutoğlu\'na tam destek vermeleri gerektiğini onlara da aktardım. Hemen hepsi Recep Tayyip Erdoğan işaret ettikten sonra Davutoğlu\'nun bir neferi olacaklarını taahhüt ediyor. Ahmet Davutoğlu\'nun da tüm partiyi kucaklaması gerektiğini, eski kırgınlıkları unutmak gerektiğini söylüyorlar. Erdoğan\'ın liderliği ve Davutoğlu\'nun genel başkanlığı çok sağlam bir formül olarak AK Parti içinde mutabakat oluşturmuş durumda. Ben Davutoğlu\'nun da geçmişe saplanmayacağına eminim. Yeni Türkiye\'nin Yeni Başbakanı Ahmet Davutoğlu şimdiden hayırlı olsun.

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

Thursday, 14 August 2014

AP3 14.08.2014 rn rn Logi sisse rnrnrnrnrnKõik uudised rn rnÄP investor rn rnUudiskiri rn rnGasell rn rnJuubel rn rnEdukas Eesti rn rnFoto ja video rn rnRUS rn rnENG rn rnrnrn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rnrnScroll uprnrnScroll downrnrnrn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rnrnScroll uprnrnScroll downrnrnrn rnrnrnrnrn rnrnrnrnrnToornafta (USD/bbl.) +0.06% rnrn104.67rnrnrnrnrnEUR/USD-0.03% rnrn1.3363rnrnrnrnrnKuld (USD/oz) +0.31% rnrn1315.86rnrnrnrnrnEuro Stoxx 50-0.34% rnrn3045.88rnrnrnrnrnDow Jones +0.55% rnrn16651.80rn rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnTallinki kasum -34%rnrnTallinki puhaskasum kukkus teises kvartalis kolmandiku võrra, kuna nii geopoliitilised sündmused kui ka laevade hooldustööd avaldasid laevafirma tegevusele suurt mõju. 1rnrnrnrnrnrnPeatab Venemaale laienemisernrnrnrnrnSaksa majandus võtab hoogu maharnrnrnrnrnrnEesti kohvrifirma murdis suurkettirnrnLigi aasta eest esimese lauamänguga disainkohvri müünud Eesti idufirma Playluggage saadab juba oktoobri lõpus terve laadungi kohvreid Saksamaa suurketi poodidesse. 1rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnTööstused: ostke Eesti kaupa!10rnrnrnrnrnKahjum tuleb vastu võtta7rnrnrnrnrnrnTööpuudus vähenes, töötajate arv samutirnrnTöötuid oli 2014. aasta II kvartalis 47 000 ja töötuse määr 6,9%, teatas statistikaamet. 2rnrnrnrnrnrnTamming: Eesti pole otsustes iseseisev30rnrnrnrnrnSanktsioonide pooldajatel suu vett täis41rnrnrnrnrnHillar Teder: iga rnettevõtja leiab ise lahenduse4rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnArvudes: mis juhtus Krimmiga Putini võimu all?18rnrnrnrnrnNäpunäited: kuidas väikesest rahast suurt teha26rnrnrnrnrnrnJüri Käo: riik peab abi andma 2rnrnrnrnrnPole põhjust paanikat külvata3rnrnrnrnrnMõis: sarnane olukord on olnud 1rnrnrnrnrnrnEstover tõugati Vene turult välja mullurnrnEstover OÜ juhatuse liige Ago Teder rääkis, et neid tabas Vene turust ilma jäämine kaheksa kuu eest ning mingisuguseid lisamuutusi tänased Venemaa sanktsioonid neile kaasa ei toonud. rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnMurakas: piimahind kukkus 50%4rnrnrnrnrnHiiu Kalur: ise selle tee valisime2rnrnrnrnrnNiilo: võidujooks uutele turgudele1rnrnrnrnrnrnToornafta hind 13 kuu põhjasrnrnPõhja-Euroopa Brent toornafta hind langes täna 13 kuu madalaimale tasemele ja seda tänu naftavarude küllusele. 9rnrnrnrnrnrnSanktsiooni-pannkook iga päev4rnrnrnrnrnVenemaal raske juustu asendada7rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnVihand: kiire kriisi-koosolek on šõurnrnETK juht Jaanus Vihand ütles, et tema Eesti valitsusele etteheidetud aegluses midagi halba ei näe ning pooldab riigi sekkumist juhul, kui ohus on kogu sektori majandus. 2rnrnrnrnrnrnLeedo investeeris kolm miljonit rnrnrnrnrnAmetnik, maksa kallis lähetus kinni16rnrnrnrnrnrnKalev: Eestis tekib töökohti juurdernrnSoome tuntud lagritsa- ja šokolaaditootja Panda osade šokolaaditoodete tootmise Eestisse toomine loob siia töökohti juurde, erinevalt Soomest, kus mõned kohad jällegi kaovad.rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnEamets: ettevõtjate abistamiseks kolm tasanditrnrnrnrnrnJaanus Marrandi: riik ei saa nii küüniline olla!9rnrnrnrnrnVahter: soov Venemaalt raha välja viia kasvab5rnrnrnrnrnrnPanda toob osa tootmist KalevissernrnrnrnrnSoome kaalub riigifirmade müüki1rnrnrnrnrnrnSeeder: II pensionisammas on suurim rumalus23rnrnrnrnrnVene rikkaim mees lõikab olukorrast aktsiaturgudel kasurnrnrnrnrnStockmannilt ootamatult kehvad tulemusedrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnPõllumehed: mõju arvatust suurem4rnrnrnrnrnAnalüütik: tolliliidul puudub mõternrnrnrnrnrnPlaan C: rnCash is the KingrnrnDanske Banki tegevjuht Aivar Rehe manitseb ettevõtjaid mitte liigselt riigi peale lootma ja hoolitsema sularahavaru olemasolu eest. 3rnrnrnrnrnrnEesti ehitajatele terendab uus tööpõld?2rnrnrnrnrnSuhtumine Eesti ehitajatesse erinevrnrnrnrnrnEAS näitas halba eeskuju19rnrnrnrnrnrnKohvipaksust pole juttugirnrnStatistikaameti osakonnajuhataja asetäitja Agnes Naarits vaidleb vastu Äripäeva teisipäevasele juhtkirjale.6rnrnrnrnrnrnViimased uudisedrnrn10:43Helsingi Arena võib USA sanktsioonidest pihta saadarnrn10:21Kriisi tõttu kukub Tallinki kasum (1)rnrn10:16Jysk peatab Venemaale laienemisernrn10:07Medvedevi Twitteri kontole häkiti sisse(1)rnrn09:55Saksa majandus võtab hoogu maharnrn09:41Tööstused: ostke Eesti kaupa!(11)rnrn08:57Eestisse tulevad spetsialistid saavad kohanemisprogrammi(2)rnrnrnrnKõik uudisedrnrnTelli uudiskiri siit!rnrnrnrnKommertsartikkelrnrnrnarrow Miks valida oma maja soojustuseks Icynene vahtsoojustus?rnrnrnrnÄripäeva telliminernrnrnÄripäeva tellimine Äripäeva paberleht Loe värsket Äripäeva PDF-s rnrnrnrnrnrnLoetavuse TOPrnrnrnTäna rnrnNädal rnrnrnrnrnArvudes: mis juhtus Krimmiga Putini võimu all?(18)rnrnrnVeskimägi: sanktsioonide pooldajatel suu vett täis(41)rnrnrnEesti kohvrifirma murdis Saksa suurketti(1)rnrnrnKuidas väikesest rahast suurt teha(26)rnrnrnTamming: Eesti pole iseseisev(30)rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnKogu TOPrnrnrnrnrnrnArvamusedrnrnrnrnrnrnrnÄripäev rnrnrnKahjum tuleb vastu võtta rnrnrnrnrnrnKatariina KrjutškovarnrnrnAmetnik, maksa hirmkallis lähetus ise kinni rnrnrnrnrnrnJaak RoosaarernrnrnKuidas väikesest rahast suurt teha rnrnrnrnrnrnAivar RehernrnrnPlaan C: Cash is the King rnrnrnrnrnrnAgnes NaaritsrnrnrnKohvipaksust pole juttugi rnrnrnrnrnKõik arvamusedrnrnrnrnrnrnTöökuulutusedrnrnrnFontes PMPrn3 Step IT otsib oma professionaalsesse meeskonda uut VÕTMEKLIENDIHALDURITrnrnrnrnEesti HaigekassarnOled oodatud kandideerima ravimiosakonda SPETSIALISTI ametikohale (tähtajaliselt kuni äraoleva töötaja tagasitulekuni)rnrnrnrnRiigi KinnisvararnRiigi Kinnisvara AS ehitusjuhtimisosakond otsib oma meeskonda EHITUSE PROJEKTIJUHTIrnrnrnrnAntalisrnSeoses ettevõtte pakenditoodete valdkonna aktiivse arenemisega saab tööd PAKENDITOODETE KLIENDIHALDURrnrnrnrnNovartisrnWe are seeking for FIELD BASED BRAND MANAGER âa\" ONCOLOGYrnrnrnrnKasulikud pakkumisedrnrnrnarrow Firmakingitused rnarrow Meediaagentuur rnarrow Merekonteinerid rnarrow Cheap Soccer Cleats rnarrow Kliimalahendused rnarrow Faktooring rnarrow Autoremont Tallinnas rnarrow Käekellad rnrnrnrnÄripäev FacebookisrnrnrnrnrnrnrnrnrnJUUBELIAASTArnrn rnrnrnrnKommenteerimise TOPrnrnrnTäna rnrnNädal rnrnrnrnrnVeskimägi: sanktsioonide pooldajatel suu vett täis(41)rnrnrnTööstused: ostke Eesti kaupa!(9)rnrnrnTamming: Eesti pole iseseisev(30)rnrnrnKahjum tuleb vastu võtta(6)rnrnrnArvudes: mis juhtus Krimmiga Putini võimu all?(18)rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnKogu TOPrnrnrnrnÄripäev eetrisrnrnrnrnÄripäev Eetris 2014-08-12rnrnrnÄripäev Eetris 2014-08-05rnrnrnÄripäev Eetris 2014-07-29rnrnarrowarrowRohkem saateidrnrnrnrnehitusuudised.eernrnrnrnKas Eesti ehitajatele terendab uus tööpõld – Rootsi?rnrnrnVahter: Vene investorid peavad Balti kinnisvaraturgu turvaliseksrnrnrnSuhtumine Eesti ehitajatesse Soomes ja kodumaal erinevrnrnrnSoome plaanib suurendada omanikuvastutust struktuurehitistelrnrnrnKV.ee: Uute korterite pakkumise kasv survestab hinnatõusurnrnrnrnlogistikauudised.eernrnrnrnHäirekeskus hakkab inimesi päästma digikaardi abilrnrnrnToornafta hind 13 kuu põhjasrnrnrnLeedo investeeris praamifirmasse 3 miljonit rnrnrnVenemaa plaanib neljakordselt vähendada CEMT veolubasidrnrnrnKuum ilm tõi juulis sõidukikahjude kasvurnrnrnrntoostusuudised.eernrnrnrnPotisepp: iga tarbija panus on hetkel hädavajalikrnrnrnAS Kalev hakkab Panda tooteid valmistama ilmselt tuleval aastalrnrnrnAswani lööb Kehra säramarnrnrnSoome magusatootja alustab tootmist EestisrnrnrnVaata, kui palju väärtust loob Eesti Energia igas sekundisrnrnrnrnituudised.eernrnrnrnMinister Ossinovski arutas Cybernetica juhtkonnaga IT-valdkonna tööjõu vajadusirnrnrnUus digikaardirakendus aitab päästa elusidrnrnrnMicrosoft avalikustas 19 eurot maksva Nokia telefonirnrnrnGoogle tahab Vaiksesse ookeani ehitada ülikiiret merekaablitrnrnrnToomas Türk: Kuidas leida ettevõttesse uue põlvkonna talente? rnrnrnrnkaubandus.eernrnrnrnH&M avab Pärnu Keskuses uksedrnrnrnToidutööstused: ostke Eesti kaupa!rnrnrnEesti kohvrifirma murdis Saksa suurkettirnrnrnNutikas Adwords vajab turundusplaanirnrnrnStockmannilt ootamatult kehvad tulemusedrnrnrnrnpollumajandus.eernrnrnrnUrmas Reimann: ise me oleme selle tee valinudrnrnrnTiit Niilo: algas võidujooks uutele turgudelernrnrnJaanus Murakas: piimahinnad kukkusid 50%rnrnrnAgo Teder: Vene turust jäime ilma juba mullurnrnrnTänavune ilm soosis meie põllumeestrnrnrnrnraamatupidaja.eernrnrnrnTööpuudus vähenes, kuid töötajate arv samutirnrnrnEestisse tulevad spetsialistid saavad kohanemisprogrammirnrnrnKas ja millal tohib töötajat jälgida?rnrnrnKas Eesti ehitajatele terendab tööpõld Rootsis?rnrnrnEesti finantstehnoloogia idufirma on esikümnesrnrnrnrnsekretar.eernrnrnrn6 soovitust, mida järgida tööintervjuul Skype´isrnrnrnEesti Energia otsib sekretärirnrnrnKeelenõu: kuidas alustada kirja korrektselt?rnrnrnKuula Tööminutite saadet Kuku raadiosrnrnrnPersonaliga tegelemine on väikestes organisatsioonides isegi olulisem kui suurtesrnrnrnrnbest-marketing.eernrnrnrnEvent Masters pakub tööd ürituste meistrilernrnrnTule Äripäeva ajakirjanikuks! rnrnrnÄripäeva Akadeemiat asus vedama Jaano Inno rnrnrnStrandi eripakkumine Balticbesti osalejatelernrnrnIDEA pakub tööd copywriterilernrnrnrnbestsales.eernrnrnrnAswani: Eestis müüvad tehnikud ka, kui vajarnrnrnToidutootjad: olukord võib muutuda kriitiliseks rnrnrnReval Café laienebrnrnrnBigbank kasutab kliendi analüüsil FacebookirnrnrnÄripäeva Akadeemiat asub vedama Jaano Inno rnrnrnrnhaldusuudised.eernrnrnrnLeedo kinnisvarafirma katab Leedo laevafirma kahjumitrnrnrnKinnisvarafirma: Vene kriisi mõju Eesti kinnisvaraturule on väikernrnrnKuum ilm kasvatas sõidukikahjude arvurnrnrnPindi: turuseisak tuli õigel ajal rnrnrnKa Ardu läheb soojatootmisel üle taastuvale küttelernrnrnrndv.eernrnrnrnТедер: бизнес справится самrnrnrnШвейцария ввела новые ограничения на военный экспорт в Россию и на УкраинуrnrnrnЭстонское молоко может попасть в Россию через Белоруссию и Казахстан rnrnrnKalev будет производить финские конфеты PandarnrnrnВахтер: бизнесмены все больше хотят выводить деньги из РоссииrnrnrnrnrnrnrnrnMedvedevi Twitteri kontole häkiti sisse1rnrnrnrnrnrnVarastas end Hiinas esimeseksrnrnrnrnrnrnMicrosoft avalikustas 19 eurot maksva Nokia telefoni1rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnEesti idu hinnati tulevikutäheksrnrnrnrnrnrnSiret Kotka nõuab kriisiplaani11rnrnrnrnrnrnNende lugudega rokib Wahlroos3rnrnrnrnrnrnÄripäeva Akadeemiat asub vedama Jaano Inno rnrnrnrnrnrnROK toetab Eesti sportlasi 200 000 eurogarnrnrnrnrnrnrnrnrnrnSuri näitleja ja koomik Robin WilliamsrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnPutin andis ettevõtjatele nõu, kuidas Venemaal äri ajadarnrnrnrnrnrnrnrnrnrnParim aeg autot osta on augustisrnrnrnrnrnrnToiduketid toiduturiste esialgu oodata ei julgernrnrnrnrnrnRootsis äri alustades on võtmesõna usaldusrnrnrnrnrnrnGALERII: Vaata, kuidas valiti Äripäeva joogitesti parimaid 1rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnÄripäeva joogitest: Sitsiilia veinid tegid puhta töö2rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnTule koos Äripäevaga arvamusfestivalile!1rnrnrnrnrnrnSuvel ruumi jahutamine 3 korda kallim kui talvine kütmine5rnrnrnrnrnrnBänditegemine sobiv hobi ettevõtlikule inimesele2rnrnrnrnrnrnSuusahüppaja Nurmsalu hakkas ehitustehnikat müüma7rnrnrnrnrnrnKuidas kritiseerida kolleegi?rnrnrnrnrnrnTõlluste mõis müüdi venelastele 7rnrnrnrnrnrnEesti pisifirma läheb Ameerikat vallutamarnrnrnrnrnrnProfispordist kinnisvaraärisse4rnrnrnrnrnrnSanktsioonid räsivad Norra lõhetootjaid ja investor ToomastrnrnrnrnrnrnRestoranitest: Restoranist Nevskij sai jälle Hermitage2rnrnrnrnrnrnKonflikt Euroopaga teeb Putinist Hiina vasalli6rnrnrnrnrnrnEesti on EL rahasaajate tipus4


   
AP3 14.08.2014 rn rn Logi sisse rnrnrnrnrnKõik uudised rn rnÄP investor rn rnUudiskiri rn rnGasell rn rnJuubel rn rnEdukas Eesti rn rnFoto ja video rn rnRUS rn rnENG rn rnrnrn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rnrnScroll uprnrnScroll downrnrnrn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rn rnrn rn rn rnrnScroll uprnrnScroll downrnrnrn rnrnrnrnrn rnrnrnrnrnToornafta (USD/bbl.) +0.06% rnrn104.67rnrnrnrnrnEUR/USD-0.03% rnrn1.3363rnrnrnrnrnKuld (USD/oz) +0.31% rnrn1315.86rnrnrnrnrnEuro Stoxx 50-0.34% rnrn3045.88rnrnrnrnrnDow Jones +0.55% rnrn16651.80rn rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnTallinki kasum -34%rnrnTallinki puhaskasum kukkus teises kvartalis kolmandiku võrra, kuna nii geopoliitilised sündmused kui ka laevade hooldustööd avaldasid laevafirma tegevusele suurt mõju. 1rnrnrnrnrnrnPeatab Venemaale laienemisernrnrnrnrnSaksa majandus võtab hoogu maharnrnrnrnrnrnEesti kohvrifirma murdis suurkettirnrnLigi aasta eest esimese lauamänguga disainkohvri müünud Eesti idufirma Playluggage saadab juba oktoobri lõpus terve laadungi kohvreid Saksamaa suurketi poodidesse. 1rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnTööstused: ostke Eesti kaupa!10rnrnrnrnrnKahjum tuleb vastu võtta7rnrnrnrnrnrnTööpuudus vähenes, töötajate arv samutirnrnTöötuid oli 2014. aasta II kvartalis 47 000 ja töötuse määr 6,9%, teatas statistikaamet. 2rnrnrnrnrnrnTamming: Eesti pole otsustes iseseisev30rnrnrnrnrnSanktsioonide pooldajatel suu vett täis41rnrnrnrnrnHillar Teder: iga rnettevõtja leiab ise lahenduse4rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnArvudes: mis juhtus Krimmiga Putini võimu all?18rnrnrnrnrnNäpunäited: kuidas väikesest rahast suurt teha26rnrnrnrnrnrnJüri Käo: riik peab abi andma 2rnrnrnrnrnPole põhjust paanikat külvata3rnrnrnrnrnMõis: sarnane olukord on olnud 1rnrnrnrnrnrnEstover tõugati Vene turult välja mullurnrnEstover OÜ juhatuse liige Ago Teder rääkis, et neid tabas Vene turust ilma jäämine kaheksa kuu eest ning mingisuguseid lisamuutusi tänased Venemaa sanktsioonid neile kaasa ei toonud. rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnMurakas: piimahind kukkus 50%4rnrnrnrnrnHiiu Kalur: ise selle tee valisime2rnrnrnrnrnNiilo: võidujooks uutele turgudele1rnrnrnrnrnrnToornafta hind 13 kuu põhjasrnrnPõhja-Euroopa Brent toornafta hind langes täna 13 kuu madalaimale tasemele ja seda tänu naftavarude küllusele. 9rnrnrnrnrnrnSanktsiooni-pannkook iga päev4rnrnrnrnrnVenemaal raske juustu asendada7rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnVihand: kiire kriisi-koosolek on šõurnrnETK juht Jaanus Vihand ütles, et tema Eesti valitsusele etteheidetud aegluses midagi halba ei näe ning pooldab riigi sekkumist juhul, kui ohus on kogu sektori majandus. 2rnrnrnrnrnrnLeedo investeeris kolm miljonit rnrnrnrnrnAmetnik, maksa kallis lähetus kinni16rnrnrnrnrnrnKalev: Eestis tekib töökohti juurdernrnSoome tuntud lagritsa- ja šokolaaditootja Panda osade šokolaaditoodete tootmise Eestisse toomine loob siia töökohti juurde, erinevalt Soomest, kus mõned kohad jällegi kaovad.rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnEamets: ettevõtjate abistamiseks kolm tasanditrnrnrnrnrnJaanus Marrandi: riik ei saa nii küüniline olla!9rnrnrnrnrnVahter: soov Venemaalt raha välja viia kasvab5rnrnrnrnrnrnPanda toob osa tootmist KalevissernrnrnrnrnSoome kaalub riigifirmade müüki1rnrnrnrnrnrnSeeder: II pensionisammas on suurim rumalus23rnrnrnrnrnVene rikkaim mees lõikab olukorrast aktsiaturgudel kasurnrnrnrnrnStockmannilt ootamatult kehvad tulemusedrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnPõllumehed: mõju arvatust suurem4rnrnrnrnrnAnalüütik: tolliliidul puudub mõternrnrnrnrnrnPlaan C: rnCash is the KingrnrnDanske Banki tegevjuht Aivar Rehe manitseb ettevõtjaid mitte liigselt riigi peale lootma ja hoolitsema sularahavaru olemasolu eest. 3rnrnrnrnrnrnEesti ehitajatele terendab uus tööpõld?2rnrnrnrnrnSuhtumine Eesti ehitajatesse erinevrnrnrnrnrnEAS näitas halba eeskuju19rnrnrnrnrnrnKohvipaksust pole juttugirnrnStatistikaameti osakonnajuhataja asetäitja Agnes Naarits vaidleb vastu Äripäeva teisipäevasele juhtkirjale.6rnrnrnrnrnrnViimased uudisedrnrn10:43Helsingi Arena võib USA sanktsioonidest pihta saadarnrn10:21Kriisi tõttu kukub Tallinki kasum (1)rnrn10:16Jysk peatab Venemaale laienemisernrn10:07Medvedevi Twitteri kontole häkiti sisse(1)rnrn09:55Saksa majandus võtab hoogu maharnrn09:41Tööstused: ostke Eesti kaupa!(11)rnrn08:57Eestisse tulevad spetsialistid saavad kohanemisprogrammi(2)rnrnrnrnKõik uudisedrnrnTelli uudiskiri siit!rnrnrnrnKommertsartikkelrnrnrnarrow Miks valida oma maja soojustuseks Icynene vahtsoojustus?rnrnrnrnÄripäeva telliminernrnrnÄripäeva tellimine Äripäeva paberleht Loe värsket Äripäeva PDF-s rnrnrnrnrnrnLoetavuse TOPrnrnrnTäna rnrnNädal rnrnrnrnrnArvudes: mis juhtus Krimmiga Putini võimu all?(18)rnrnrnVeskimägi: sanktsioonide pooldajatel suu vett täis(41)rnrnrnEesti kohvrifirma murdis Saksa suurketti(1)rnrnrnKuidas väikesest rahast suurt teha(26)rnrnrnTamming: Eesti pole iseseisev(30)rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnKogu TOPrnrnrnrnrnrnArvamusedrnrnrnrnrnrnrnÄripäev rnrnrnKahjum tuleb vastu võtta rnrnrnrnrnrnKatariina KrjutškovarnrnrnAmetnik, maksa hirmkallis lähetus ise kinni rnrnrnrnrnrnJaak RoosaarernrnrnKuidas väikesest rahast suurt teha rnrnrnrnrnrnAivar RehernrnrnPlaan C: Cash is the King rnrnrnrnrnrnAgnes NaaritsrnrnrnKohvipaksust pole juttugi rnrnrnrnrnKõik arvamusedrnrnrnrnrnrnTöökuulutusedrnrnrnFontes PMPrn3 Step IT otsib oma professionaalsesse meeskonda uut VÕTMEKLIENDIHALDURITrnrnrnrnEesti HaigekassarnOled oodatud kandideerima ravimiosakonda SPETSIALISTI ametikohale (tähtajaliselt kuni äraoleva töötaja tagasitulekuni)rnrnrnrnRiigi KinnisvararnRiigi Kinnisvara AS ehitusjuhtimisosakond otsib oma meeskonda EHITUSE PROJEKTIJUHTIrnrnrnrnAntalisrnSeoses ettevõtte pakenditoodete valdkonna aktiivse arenemisega saab tööd PAKENDITOODETE KLIENDIHALDURrnrnrnrnNovartisrnWe are seeking for FIELD BASED BRAND MANAGER âa\" ONCOLOGYrnrnrnrnKasulikud pakkumisedrnrnrnarrow Firmakingitused rnarrow Meediaagentuur rnarrow Merekonteinerid rnarrow Cheap Soccer Cleats rnarrow Kliimalahendused rnarrow Faktooring rnarrow Autoremont Tallinnas rnarrow Käekellad rnrnrnrnÄripäev FacebookisrnrnrnrnrnrnrnrnrnJUUBELIAASTArnrn rnrnrnrnKommenteerimise TOPrnrnrnTäna rnrnNädal rnrnrnrnrnVeskimägi: sanktsioonide pooldajatel suu vett täis(41)rnrnrnTööstused: ostke Eesti kaupa!(9)rnrnrnTamming: Eesti pole iseseisev(30)rnrnrnKahjum tuleb vastu võtta(6)rnrnrnArvudes: mis juhtus Krimmiga Putini võimu all?(18)rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnKogu TOPrnrnrnrnÄripäev eetrisrnrnrnrnÄripäev Eetris 2014-08-12rnrnrnÄripäev Eetris 2014-08-05rnrnrnÄripäev Eetris 2014-07-29rnrnarrowarrowRohkem saateidrnrnrnrnehitusuudised.eernrnrnrnKas Eesti ehitajatele terendab uus tööpõld – Rootsi?rnrnrnVahter: Vene investorid peavad Balti kinnisvaraturgu turvaliseksrnrnrnSuhtumine Eesti ehitajatesse Soomes ja kodumaal erinevrnrnrnSoome plaanib suurendada omanikuvastutust struktuurehitistelrnrnrnKV.ee: Uute korterite pakkumise kasv survestab hinnatõusurnrnrnrnlogistikauudised.eernrnrnrnHäirekeskus hakkab inimesi päästma digikaardi abilrnrnrnToornafta hind 13 kuu põhjasrnrnrnLeedo investeeris praamifirmasse 3 miljonit rnrnrnVenemaa plaanib neljakordselt vähendada CEMT veolubasidrnrnrnKuum ilm tõi juulis sõidukikahjude kasvurnrnrnrntoostusuudised.eernrnrnrnPotisepp: iga tarbija panus on hetkel hädavajalikrnrnrnAS Kalev hakkab Panda tooteid valmistama ilmselt tuleval aastalrnrnrnAswani lööb Kehra säramarnrnrnSoome magusatootja alustab tootmist EestisrnrnrnVaata, kui palju väärtust loob Eesti Energia igas sekundisrnrnrnrnituudised.eernrnrnrnMinister Ossinovski arutas Cybernetica juhtkonnaga IT-valdkonna tööjõu vajadusirnrnrnUus digikaardirakendus aitab päästa elusidrnrnrnMicrosoft avalikustas 19 eurot maksva Nokia telefonirnrnrnGoogle tahab Vaiksesse ookeani ehitada ülikiiret merekaablitrnrnrnToomas Türk: Kuidas leida ettevõttesse uue põlvkonna talente? rnrnrnrnkaubandus.eernrnrnrnH&M avab Pärnu Keskuses uksedrnrnrnToidutööstused: ostke Eesti kaupa!rnrnrnEesti kohvrifirma murdis Saksa suurkettirnrnrnNutikas Adwords vajab turundusplaanirnrnrnStockmannilt ootamatult kehvad tulemusedrnrnrnrnpollumajandus.eernrnrnrnUrmas Reimann: ise me oleme selle tee valinudrnrnrnTiit Niilo: algas võidujooks uutele turgudelernrnrnJaanus Murakas: piimahinnad kukkusid 50%rnrnrnAgo Teder: Vene turust jäime ilma juba mullurnrnrnTänavune ilm soosis meie põllumeestrnrnrnrnraamatupidaja.eernrnrnrnTööpuudus vähenes, kuid töötajate arv samutirnrnrnEestisse tulevad spetsialistid saavad kohanemisprogrammirnrnrnKas ja millal tohib töötajat jälgida?rnrnrnKas Eesti ehitajatele terendab tööpõld Rootsis?rnrnrnEesti finantstehnoloogia idufirma on esikümnesrnrnrnrnsekretar.eernrnrnrn6 soovitust, mida järgida tööintervjuul Skype´isrnrnrnEesti Energia otsib sekretärirnrnrnKeelenõu: kuidas alustada kirja korrektselt?rnrnrnKuula Tööminutite saadet Kuku raadiosrnrnrnPersonaliga tegelemine on väikestes organisatsioonides isegi olulisem kui suurtesrnrnrnrnbest-marketing.eernrnrnrnEvent Masters pakub tööd ürituste meistrilernrnrnTule Äripäeva ajakirjanikuks! rnrnrnÄripäeva Akadeemiat asus vedama Jaano Inno rnrnrnStrandi eripakkumine Balticbesti osalejatelernrnrnIDEA pakub tööd copywriterilernrnrnrnbestsales.eernrnrnrnAswani: Eestis müüvad tehnikud ka, kui vajarnrnrnToidutootjad: olukord võib muutuda kriitiliseks rnrnrnReval Café laienebrnrnrnBigbank kasutab kliendi analüüsil FacebookirnrnrnÄripäeva Akadeemiat asub vedama Jaano Inno rnrnrnrnhaldusuudised.eernrnrnrnLeedo kinnisvarafirma katab Leedo laevafirma kahjumitrnrnrnKinnisvarafirma: Vene kriisi mõju Eesti kinnisvaraturule on väikernrnrnKuum ilm kasvatas sõidukikahjude arvurnrnrnPindi: turuseisak tuli õigel ajal rnrnrnKa Ardu läheb soojatootmisel üle taastuvale küttelernrnrnrndv.eernrnrnrnТедер: бизнес справится самrnrnrnШвейцария ввела новые ограничения на военный экспорт в Россию и на УкраинуrnrnrnЭстонское молоко может попасть в Россию через Белоруссию и Казахстан rnrnrnKalev будет производить финские конфеты PandarnrnrnВахтер: бизнесмены все больше хотят выводить деньги из РоссииrnrnrnrnrnrnrnrnMedvedevi Twitteri kontole häkiti sisse1rnrnrnrnrnrnVarastas end Hiinas esimeseksrnrnrnrnrnrnMicrosoft avalikustas 19 eurot maksva Nokia telefoni1rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnEesti idu hinnati tulevikutäheksrnrnrnrnrnrnSiret Kotka nõuab kriisiplaani11rnrnrnrnrnrnNende lugudega rokib Wahlroos3rnrnrnrnrnrnÄripäeva Akadeemiat asub vedama Jaano Inno rnrnrnrnrnrnROK toetab Eesti sportlasi 200 000 eurogarnrnrnrnrnrnrnrnrnrnSuri näitleja ja koomik Robin WilliamsrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnPutin andis ettevõtjatele nõu, kuidas Venemaal äri ajadarnrnrnrnrnrnrnrnrnrnParim aeg autot osta on augustisrnrnrnrnrnrnToiduketid toiduturiste esialgu oodata ei julgernrnrnrnrnrnRootsis äri alustades on võtmesõna usaldusrnrnrnrnrnrnGALERII: Vaata, kuidas valiti Äripäeva joogitesti parimaid 1rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnÄripäeva joogitest: Sitsiilia veinid tegid puhta töö2rnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnrnTule koos Äripäevaga arvamusfestivalile!1rnrnrnrnrnrnSuvel ruumi jahutamine 3 korda kallim kui talvine kütmine5rnrnrnrnrnrnBänditegemine sobiv hobi ettevõtlikule inimesele2rnrnrnrnrnrnSuusahüppaja Nurmsalu hakkas ehitustehnikat müüma7rnrnrnrnrnrnKuidas kritiseerida kolleegi?rnrnrnrnrnrnTõlluste mõis müüdi venelastele 7rnrnrnrnrnrnEesti pisifirma läheb Ameerikat vallutamarnrnrnrnrnrnProfispordist kinnisvaraärisse4rnrnrnrnrnrnSanktsioonid räsivad Norra lõhetootjaid ja investor ToomastrnrnrnrnrnrnRestoranitest: Restoranist Nevskij sai jälle Hermitage2rnrnrnrnrnrnKonflikt Euroopaga teeb Putinist Hiina vasalli6rnrnrnrnrnrnEesti on EL rahasaajate tipus4

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

Wednesday, 13 August 2014

2014 GİRİŞİMCİ VE YENİLİKÇİ ÜNİVERSİTE ENDEKSİ AÇIKLANDI


   
2014 GİRİŞİMCİ VE YENİLİKÇİ ÜNİVERSİTE ENDEKSİ AÇIKLANDI

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

014 Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi AçıklandırnBy AKADEMİK PERSPEKTİF on 13 Ağustos 2014rnTÜBİTAK’ın üniversiteleri girişimcilik ve yenilikçilik performanslarına göre sıraladığı “Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi”, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık tarafından açıklandı.rn2014 Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi AçıklandırnTÜBİTAK’ın ilk kez 2012’de hazırladığı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi ile her yıl Türkiye’nin en girişimci ve yenilikçi 50 üniversitesi belirleniyor. 2014 yılı endeksi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık tarafından açıklandı. Buna göre ilk üç sırada Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi yer aldı.rnrnGirişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi, üniversiteleri girişimcilik ve yenilikçilik performanslarına göre sıralayarak, üniversiteler arası girişimcilik ve yenilikçilik odaklı rekabetin artmasına böylelikle girişimcilik ekosisteminin gelişmesine katkı sağlıyor.rnrnrn rnGirişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi ile üniversiteler, bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliği, fikri mülkiyet havuzu, işbirliği ve etkileşim, girişimcilik ve yenilikçilik kültürü ile ekonomik katkı ve ticarileşme boyutları altında 23 göstergeye göre sıralandı. 23 göstergeden oluşan endeks kapsamında yaklaşık 900 bin hücrelik veri seti 6 aylık yoğun bir çalışma sonunda toplandı ve çeşitli kontrollere tabi tutularak değerlendirmeye alındı.rnrnBu sene üçüncüsü açıklanan endeks çalışmalarına, YÖK ve TÜİK’in yanı sıra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TPE, Kalkınma Bakanlığı, TÜBA, TTGV, KOSGEB ve üniversiteler katkı sağladı.rnrnTÜBİTAK’ın ilk kez 2012’de hazırladığı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi ile her yıl Türkiye’nin en girişimci ve yenilikçi 50 üniversitesi belirleniyor. 2014 yılı endeksi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık tarafından açıklandı. Buna göre ilk üç sırada Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi yer aldı.rnrnGirişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi, üniversiteleri girişimcilik ve yenilikçilik performanslarına göre sıralayarak, üniversiteler arası girişimcilik ve yenilikçilik odaklı rekabetin artmasına böylelikle girişimcilik ekosisteminin gelişmesine katkı sağlıyor.rnrnGirişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi ile üniversiteler, bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliği, fikri mülkiyet havuzu, işbirliği ve etkileşim, girişimcilik ve yenilikçilik kültürü ile ekonomik katkı ve ticarileşme boyutları altında 23 göstergeye göre sıralandı. 23 göstergeden oluşan endeks kapsamında yaklaşık 900 bin hücrelik veri seti 6 aylık yoğun bir çalışma sonunda toplandı ve çeşitli kontrollere tabi tutularak değerlendirmeye alındı.rnrnBu sene üçüncüsü açıklanan endeks çalışmalarına, YÖK ve TÜİK’in yanı sıra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TPE, Kalkınma Bakanlığı, TÜBA, TTGV, KOSGEB ve üniversiteler katkı sağladı.rnrn144 Üniversite Değerlendirmeye AlındırnrnEndeks kapsamında 50 ve üzeri öğretim üyesi olan 144 üniversite hesaplamaya dahil edildi. Bu yıl, ilk 10’a bir yeni üniversite dâhil olurken, ilk 10’daki 8 üniversitenin yeri bir önceki döneme göre değişiklik gösterdi. Aynı şekilde ilk 20’ye 2; ilk 50’ye 4 yeni üniversite dâhil oldu.rnrnİşte 2014 Üniversite Sıralamaları Şöyle:rnrn144 Üniversite Değerlendirmeye Alındı rnrnEndeks kapsamında 50 ve üzeri öğretim üyesi olan 144 üniversite hesaplamaya dahil edildi. Bu yıl, ilk 10’a bir yeni üniversite dâhil olurken, ilk 10’daki 8 üniversitenin yeri bir önceki döneme göre değişiklik gösterdi. Aynı şekilde ilk 20’ye 2; ilk 50’ye 4 yeni üniversite dâhil oldu.rnrnİşte 2014 Üniversite Sıralamaları Şöyle:rnrn2014-uni-siralamalari


   
014 Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi AçıklandırnBy AKADEMİK PERSPEKTİF on 13 Ağustos 2014rnTÜBİTAK’ın üniversiteleri girişimcilik ve yenilikçilik performanslarına göre sıraladığı “Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi”, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık tarafından açıklandı.rn2014 Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi AçıklandırnTÜBİTAK’ın ilk kez 2012’de hazırladığı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi ile her yıl Türkiye’nin en girişimci ve yenilikçi 50 üniversitesi belirleniyor. 2014 yılı endeksi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık tarafından açıklandı. Buna göre ilk üç sırada Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi yer aldı.rnrnGirişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi, üniversiteleri girişimcilik ve yenilikçilik performanslarına göre sıralayarak, üniversiteler arası girişimcilik ve yenilikçilik odaklı rekabetin artmasına böylelikle girişimcilik ekosisteminin gelişmesine katkı sağlıyor.rnrnrn rnGirişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi ile üniversiteler, bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliği, fikri mülkiyet havuzu, işbirliği ve etkileşim, girişimcilik ve yenilikçilik kültürü ile ekonomik katkı ve ticarileşme boyutları altında 23 göstergeye göre sıralandı. 23 göstergeden oluşan endeks kapsamında yaklaşık 900 bin hücrelik veri seti 6 aylık yoğun bir çalışma sonunda toplandı ve çeşitli kontrollere tabi tutularak değerlendirmeye alındı.rnrnBu sene üçüncüsü açıklanan endeks çalışmalarına, YÖK ve TÜİK’in yanı sıra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TPE, Kalkınma Bakanlığı, TÜBA, TTGV, KOSGEB ve üniversiteler katkı sağladı.rnrnTÜBİTAK’ın ilk kez 2012’de hazırladığı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi ile her yıl Türkiye’nin en girişimci ve yenilikçi 50 üniversitesi belirleniyor. 2014 yılı endeksi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık tarafından açıklandı. Buna göre ilk üç sırada Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi yer aldı.rnrnGirişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi, üniversiteleri girişimcilik ve yenilikçilik performanslarına göre sıralayarak, üniversiteler arası girişimcilik ve yenilikçilik odaklı rekabetin artmasına böylelikle girişimcilik ekosisteminin gelişmesine katkı sağlıyor.rnrnGirişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi ile üniversiteler, bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliği, fikri mülkiyet havuzu, işbirliği ve etkileşim, girişimcilik ve yenilikçilik kültürü ile ekonomik katkı ve ticarileşme boyutları altında 23 göstergeye göre sıralandı. 23 göstergeden oluşan endeks kapsamında yaklaşık 900 bin hücrelik veri seti 6 aylık yoğun bir çalışma sonunda toplandı ve çeşitli kontrollere tabi tutularak değerlendirmeye alındı.rnrnBu sene üçüncüsü açıklanan endeks çalışmalarına, YÖK ve TÜİK’in yanı sıra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TPE, Kalkınma Bakanlığı, TÜBA, TTGV, KOSGEB ve üniversiteler katkı sağladı.rnrn144 Üniversite Değerlendirmeye AlındırnrnEndeks kapsamında 50 ve üzeri öğretim üyesi olan 144 üniversite hesaplamaya dahil edildi. Bu yıl, ilk 10’a bir yeni üniversite dâhil olurken, ilk 10’daki 8 üniversitenin yeri bir önceki döneme göre değişiklik gösterdi. Aynı şekilde ilk 20’ye 2; ilk 50’ye 4 yeni üniversite dâhil oldu.rnrnİşte 2014 Üniversite Sıralamaları Şöyle:rnrn144 Üniversite Değerlendirmeye Alındı rnrnEndeks kapsamında 50 ve üzeri öğretim üyesi olan 144 üniversite hesaplamaya dahil edildi. Bu yıl, ilk 10’a bir yeni üniversite dâhil olurken, ilk 10’daki 8 üniversitenin yeri bir önceki döneme göre değişiklik gösterdi. Aynı şekilde ilk 20’ye 2; ilk 50’ye 4 yeni üniversite dâhil oldu.rnrnİşte 2014 Üniversite Sıralamaları Şöyle:rnrn2014-uni-siralamalari

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

Osmanlı Devletinin Ardından Bıraktığı 51 Devletrnrn3 Kıtada hüküm süren Osmanlı Devleti\'nin ardından bıraktığı devletlere bir göz atalım. rnrnBugün var olsaydı nerelere sahip olurdu diyenleriniz de vardır mutlaka.rnrnOsmanlı geride hangi devletleri bırakmış, kaç yıl hüküm sürmüş ve o zamanki adı neymiş ? rnrnİnceleyelim o zamanrn1. rnrnOsmanlı Devleti rnrn1299-1922rn2. Türkiyernrnrn1299/1922 rnrn623 yılrnrnAnadolu Eyaleti -Karaman Eyaleti,Sivas Vilayeti vs.rn3. Bulgaristanrnrnrn1363-1878/1908/1913rnrn515/545 yılrnrnSofya Vilayeti, Tuna Vilayeti, Doğu Rumeli Vilayetirn4. Makedonyarnrnrn1371-1913rnrn542 yılrnrnManastır Vilayetirn5. Yunanistanrnrnrn1393/1456/1460-1830/1913rnrn370/437/520 yılrnrnMora-Teselyarn6. Sırbistanrnrnrn1459-1913rnrn419 yılrnrnBelgrad Paşalığı, Niş Eyaletirn7. Karadağrnrnrn1479-1878rnrn399 yılrnrnKaradağ Kazası, İşkodra Vilayeti, Yenipazar Sancağırn8. Bosna Hersekrnrnrn1463-1908rnrn445 yılrnrnBosna Eyaleti, Hersek Eyaletirn9. Hırvatistanrnrnrn1540-1687rn147 yılrnrnBosna Eyaleti, Kanije Vilayetirn10. Kosova1389-1913[rnrnrn1389-1913rnrn524 yılrnrnKosova Vilayetirn11. Romanyarnrnrn1394/1538/1541-1878rnrn484/340/337 yılrnrnEflak Voyvodalığı, Boğdan Voyvodalığı, Erdel Voyvodalığırn12. Moldovarnrnrn1538-1812rnrn274 yılrnrnBesarabyarn13. Ukraynarnrnrn1478-1774rnrn296 yılrnrnKırım Hanlığı, Podolya, Kazak Hatmanlığı, Özi Vilayetirn14. Macaristanrnrnrn1526-1686/1718rnrn160/192 yılrnrnBudin Paşalığı, Kanije Vilayeti, Eğri Vilayeti, Temeşvar Vilayetirn15. Slovakyarnrnrn1663-1685rnrn22 yılrnrnUyvar Vilayeti, Orta Macar Krallığırn16. Voyvodina ( Özerk )rnrnrn1526-1718rnrn192 yılrnrnTemeşvar Vilayetirn17. Arnavutlukrnrnrn1468-1913rnrn445 yılrnrnİşkodra Vilayeti, Kosova Vilayeti, Yanya Vilayetirn18. Gürcistanrnrnrn1480-1829/1878/1918rnrn349/398 yıl/1 yılrnrnÇıldır Eyaleti, Abhaz Memleketi, Açıkbaş Hanlığırn19. Ermenistanrnrnrn1553-1555, 1578-1605, 1724-1736rnrn41 yılrnrnRevan Vilayetirn20. Azerbaycanrnrnrn1578-1604, 1724-1736rnrn26 yılrnrnŞirvanrn21. Rusya ( Kafkasya )rnrnrn1475-1829, 1918rnrn355 yılrnrnDağıstan, Kabartayrn22. Irakrnrnrn1514-1918rnrn404 yılrnrnMusul, Bağdat, Basrarn23. Suriyernrnrn1516-1918rnrn402 yılrnrnHalep Vilayeti, Şam Vilayetirn24. Ürdünrnrnrn1516-1918rnrn402 yılrnrnŞam Vilayetirn25. İsrailrnrnrn1516-1918rnrn402 yılrnrnKudüs-i Şerif Mutasarrıflığırn26. Lübnanrnrnrn1516-1918rnrn402 yılCebel-i Lübnan Mutasarrıflığırn27. Filistinrnrnrn1516-1917rnrn401 yılrnrnKudüs-i Şerif Mutasarrıflığırn28. Kuveytrnrnrn1538-1899/1913rnrn361/375 yılrnrnKuveyt Kazası, Basra Vilayetirn29. Suudi Arabistanrnrnrn1517-1803/1811-1919rnrn393 yılrnrnMekke Şerifliği, Al-Ahsâ Vilayeti, Necit Kazasırn30. Katarrnrnrn1871-1913rnrn42 yılrnrnKatar Kazasırn31. Bahreynrnrnrn1534-1559, 1830-1861rnrn56 yılrnrnBahreyn Emirliğirn32. Yemenrnrnrn1538-1635/1869-1918rnrn146 yılrnrnYemen Vilayetirn33. Ummanrnrnrn1551-1552/1581-1588rnrn8 yılrnrnMaskatrn34. İranrnrnrn1585-1603/1635-1639/1724-1730/1915-1917/1918rnrn28 yılrnrnAzerbaycan/Luristan/Irak-ı Acemrn35. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetirnrnrn1571-1878/1914rnrn307/343 yılrnrnKıbrısrn36. Güney Kıbrıs Rum Kesimirnrnrn1571-1878/1914rnrn307/343 yılrnrnKıbrısrn37. Mısırrnrnrn1517-1882/1914/1923rnrn365/397 yılrnrnMısır1551-1912rn38. Libyarnrnrn1551-1912rnrn361 yılrnrnTrablusgarp-Bingazi-Fizanrn39. Cezayirrnrnrn1517-1830, 1885-1911rnrn313/339 yılrnrnCezayir, Fizan Kazasırn40. Tunusrnrnrn1512-1535/1574-1881rnrn307/330 yılrnrnTunusrn41. Sudanrnrnrn1517-1882/1914/1923rnrn365/397 yılrnrnNübye, Darfur, Kordofan, Bahr-ül Gazelrn42. Eritrernrnrn1555-1885rnrn330 yılrnrnHabeş Eyaletirn43. Cibutirnrnrn1555-1884rnrn329 yılrnrnHabeş Eyaletirn44. Somalirnrnrn1554-1885rnrn361 yılrnrnHabeş eyaleti/Zeyla Kazasırn45. Fasrnrnrn1517-1830rnrn313 yılrnrnCezayir Paşalığırn46. Etyopyarnrnrn1874-1882rnrn8 yılrnrnHarar Emirliğirn47. Nijerrnrnrn1875-1906rnrn31 yılrnrnFizan Sancağı/Kavar Kazasırn48. Çadrnrnrn1875-1912rnrn37 yılrnrnFizan Sancağı/Reşade Kazasırn49. Kenyarnrnrn1584-1589rnrn5 yılrnrnMombasarn50. Ugandarnrnrn1872-1882rnrn10 yılrnrnHatt-ı Üstüva Vilayeti


   
Osmanlı Devletinin Ardından Bıraktığı 51 Devletrnrn3 Kıtada hüküm süren Osmanlı Devleti\'nin ardından bıraktığı devletlere bir göz atalım. rnrnBugün var olsaydı nerelere sahip olurdu diyenleriniz de vardır mutlaka.rnrnOsmanlı geride hangi devletleri bırakmış, kaç yıl hüküm sürmüş ve o zamanki adı neymiş ? rnrnİnceleyelim o zamanrn1. rnrnOsmanlı Devleti rnrn1299-1922rn2. Türkiyernrnrn1299/1922 rnrn623 yılrnrnAnadolu Eyaleti -Karaman Eyaleti,Sivas Vilayeti vs.rn3. Bulgaristanrnrnrn1363-1878/1908/1913rnrn515/545 yılrnrnSofya Vilayeti, Tuna Vilayeti, Doğu Rumeli Vilayetirn4. Makedonyarnrnrn1371-1913rnrn542 yılrnrnManastır Vilayetirn5. Yunanistanrnrnrn1393/1456/1460-1830/1913rnrn370/437/520 yılrnrnMora-Teselyarn6. Sırbistanrnrnrn1459-1913rnrn419 yılrnrnBelgrad Paşalığı, Niş Eyaletirn7. Karadağrnrnrn1479-1878rnrn399 yılrnrnKaradağ Kazası, İşkodra Vilayeti, Yenipazar Sancağırn8. Bosna Hersekrnrnrn1463-1908rnrn445 yılrnrnBosna Eyaleti, Hersek Eyaletirn9. Hırvatistanrnrnrn1540-1687rn147 yılrnrnBosna Eyaleti, Kanije Vilayetirn10. Kosova1389-1913[rnrnrn1389-1913rnrn524 yılrnrnKosova Vilayetirn11. Romanyarnrnrn1394/1538/1541-1878rnrn484/340/337 yılrnrnEflak Voyvodalığı, Boğdan Voyvodalığı, Erdel Voyvodalığırn12. Moldovarnrnrn1538-1812rnrn274 yılrnrnBesarabyarn13. Ukraynarnrnrn1478-1774rnrn296 yılrnrnKırım Hanlığı, Podolya, Kazak Hatmanlığı, Özi Vilayetirn14. Macaristanrnrnrn1526-1686/1718rnrn160/192 yılrnrnBudin Paşalığı, Kanije Vilayeti, Eğri Vilayeti, Temeşvar Vilayetirn15. Slovakyarnrnrn1663-1685rnrn22 yılrnrnUyvar Vilayeti, Orta Macar Krallığırn16. Voyvodina ( Özerk )rnrnrn1526-1718rnrn192 yılrnrnTemeşvar Vilayetirn17. Arnavutlukrnrnrn1468-1913rnrn445 yılrnrnİşkodra Vilayeti, Kosova Vilayeti, Yanya Vilayetirn18. Gürcistanrnrnrn1480-1829/1878/1918rnrn349/398 yıl/1 yılrnrnÇıldır Eyaleti, Abhaz Memleketi, Açıkbaş Hanlığırn19. Ermenistanrnrnrn1553-1555, 1578-1605, 1724-1736rnrn41 yılrnrnRevan Vilayetirn20. Azerbaycanrnrnrn1578-1604, 1724-1736rnrn26 yılrnrnŞirvanrn21. Rusya ( Kafkasya )rnrnrn1475-1829, 1918rnrn355 yılrnrnDağıstan, Kabartayrn22. Irakrnrnrn1514-1918rnrn404 yılrnrnMusul, Bağdat, Basrarn23. Suriyernrnrn1516-1918rnrn402 yılrnrnHalep Vilayeti, Şam Vilayetirn24. Ürdünrnrnrn1516-1918rnrn402 yılrnrnŞam Vilayetirn25. İsrailrnrnrn1516-1918rnrn402 yılrnrnKudüs-i Şerif Mutasarrıflığırn26. Lübnanrnrnrn1516-1918rnrn402 yılCebel-i Lübnan Mutasarrıflığırn27. Filistinrnrnrn1516-1917rnrn401 yılrnrnKudüs-i Şerif Mutasarrıflığırn28. Kuveytrnrnrn1538-1899/1913rnrn361/375 yılrnrnKuveyt Kazası, Basra Vilayetirn29. Suudi Arabistanrnrnrn1517-1803/1811-1919rnrn393 yılrnrnMekke Şerifliği, Al-Ahsâ Vilayeti, Necit Kazasırn30. Katarrnrnrn1871-1913rnrn42 yılrnrnKatar Kazasırn31. Bahreynrnrnrn1534-1559, 1830-1861rnrn56 yılrnrnBahreyn Emirliğirn32. Yemenrnrnrn1538-1635/1869-1918rnrn146 yılrnrnYemen Vilayetirn33. Ummanrnrnrn1551-1552/1581-1588rnrn8 yılrnrnMaskatrn34. İranrnrnrn1585-1603/1635-1639/1724-1730/1915-1917/1918rnrn28 yılrnrnAzerbaycan/Luristan/Irak-ı Acemrn35. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetirnrnrn1571-1878/1914rnrn307/343 yılrnrnKıbrısrn36. Güney Kıbrıs Rum Kesimirnrnrn1571-1878/1914rnrn307/343 yılrnrnKıbrısrn37. Mısırrnrnrn1517-1882/1914/1923rnrn365/397 yılrnrnMısır1551-1912rn38. Libyarnrnrn1551-1912rnrn361 yılrnrnTrablusgarp-Bingazi-Fizanrn39. Cezayirrnrnrn1517-1830, 1885-1911rnrn313/339 yılrnrnCezayir, Fizan Kazasırn40. Tunusrnrnrn1512-1535/1574-1881rnrn307/330 yılrnrnTunusrn41. Sudanrnrnrn1517-1882/1914/1923rnrn365/397 yılrnrnNübye, Darfur, Kordofan, Bahr-ül Gazelrn42. Eritrernrnrn1555-1885rnrn330 yılrnrnHabeş Eyaletirn43. Cibutirnrnrn1555-1884rnrn329 yılrnrnHabeş Eyaletirn44. Somalirnrnrn1554-1885rnrn361 yılrnrnHabeş eyaleti/Zeyla Kazasırn45. Fasrnrnrn1517-1830rnrn313 yılrnrnCezayir Paşalığırn46. Etyopyarnrnrn1874-1882rnrn8 yılrnrnHarar Emirliğirn47. Nijerrnrnrn1875-1906rnrn31 yılrnrnFizan Sancağı/Kavar Kazasırn48. Çadrnrnrn1875-1912rnrn37 yılrnrnFizan Sancağı/Reşade Kazasırn49. Kenyarnrnrn1584-1589rnrn5 yılrnrnMombasarn50. Ugandarnrnrn1872-1882rnrn10 yılrnrnHatt-ı Üstüva Vilayeti

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

Tuesday, 12 August 2014

Göçükte mahsur kalan 9 işçi kurtarıldırnOcakta çalışan madencilerin, mahsur kalan 9 arkadaşlarını kurtarmak için göçük açma çalışmasına başladığı, ancak başarılı olamayınca öğleye doğru polise haber verilerek TTK tahlisiye ekibinden yardım istendiği bildirildi.rnrnLibya’da 3 Türk vatandaşı serbest bırakıldırnANKARA Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Libya\'da haziran ayında kaçırılan 2 Türk vatandaşı ile kendisinden haber alınamayan 1 Türk vatandaşının serbest bırakıldığını bildirdi.rnrnRobin Williams Evinde Ölü BulundurnRobin Williams’ın evine çağrılan sağlık ekipleri, aktörü kendinden geçmiş bir halde buldu.Williams’ın ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldı. Menajeri, Robin Williams’ın son zananlarda depresyonla mücadelme ettiğini bildirdi. Williams daha önce de uluşturucu ve alkol sorunu yüzünden tedavi görmüştü.rnrnİlik nakli yapılan Nurullah Berk bebek yaşama tutunamadırnYaklaşık bir yıldır tedavisi devam eden 1 yaşındaki Nurullah Berk İnal, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tülay Aktaş Onkoloji Servisi\'nde kalp durmasına bağlı olarak yaşama veda etti.Ailesi Manisa\'nın Kula ilçesinde yaşayan Nurullah Berk\'e, geçen Ramazan Bayramı\'nda Singapur’dan gelen kordon bağıyla ilik nakledilmişti.rnrnKanserli çocuklara toplanan parayı çaldılarrnHavalimanındaki pasaport kontrol noktasının önüne konulan KAÇUV\'a ilişkin yardım kutusu, görevliler tarafından metro katındaki merdivenler arasında bulundu. İncelemede, kutudaki kağıt paraların alındığı, madeni paraların bırakıldığı tespit edildi.rnEkonomirnAntalya’da 19 Tarım Firması İhracat İçin KümelendirnrnProje kapsamında, Tarım Kümesi çatısı altında kümelenen ve danışmanlık hizmeti alan 19 Antalya firması ihracat için geri sayıma başladı.5 aşamalı projenin halen eğitim ve danışmanlık aşamasında olan grup üyeleri, projenin son 2 ayağında yurt dışı pazarlama ve alım heyetleri ile buluşmaya yoğunlaşacak ve 3 yıl içinde ihracat yapacak.rnToplanan İnek Sütü Miktarı İlk 6 Ayda Yüzde 10 ArttırnTüpraş’tan yılın ilk yarısında 869 milyon lira net karrnP: Seçim Sonucu Kredi Notunu Etkilemez, MakroekonomikrnTÜMOSAN milli tanka güç katacakrnSporrnG.saray Liv Hospital Ender Arslan ile SözleşmernrnG.saray Liv Hospital, takım kaptanı Ender Arslan ile 1+1 senelik mukavele yeniledi. Sarı-kırmızılı kulübün internet sitesinden gercekleşen açıklamada, \" G.saray Liv Hospital, takım kaptanı Ender Arslan ile mukavelesini 1+1 yıllık olarak yenilemiştir\" söylendi .rn16. Cumhuriyet Kupasının Programı BelirlendirnÖmer Onan, Fenerbahçe Ülkerin Yeni Takım Menajeri OldurnNurıa martınez galatasaray odeabank’tarnFenerbahçe’nin Yeni Teknik Direktörü İsmail Kartal OldurnDünyarn12 Ağustos İngiltere basın özetirnrnİngiltere basınının manşetlerinde Irak\'ta yaşanan hükümet krizi ve ülkenin kuzeyinde eski adı IŞİD olan İslam devleti örgütüne karşı yürütülen mücadele yer alıyor.rnGazze İçin Yeni Yardım Filosu Yola ÇıkacakrnObama Irak’da yeni başbakan atanmasından memnunrnEbola Virüsü Bulaşan İlk İspanyol Rahip Hayatını KaybettirnRusya Ukrayna’ya insani yardım gönderdirnYaşamrnBerlin Mevlana camisindeki yangınrnrnTürkiye\'nin Berlin Başkonsolosu Ahmet Başar Şen, yangın çıkan Mevlana camisini ziyaret ederek Berlin İslam Federasyonu Başkanı Fazlı Altın ile Mevlana Cami Derneği Başkanı Hasan Aydın\'dan olayla ilgili bilgi aldı.rnBebek arabası metro raylarına düştürnAnne kedi, vahşetin yaşandığı yerde yavrularını arıyorrnSağlık Bakanlığı: Karantinaya alınan uçak, dezenfekte ediliyorrnKalp Krizinden Ölen Başgardiyan Toprağa VerildirnKültür SanatrnKırıkkale Valiliği Basın Müşaviri Vefat EttirnrnKırıkkale Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Yakup Altın tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Kırıkkale Üniversitesi Hastanesinde yaklaşık 2 aydır kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören evli ve 2 çocuk babası 55 yaşındaki Altın, dün gece vefat etti.rnİki defa yaptı üçüncüsünde Guinness’i hedefliyorrnAyto, Aydının Turist Hayalini Gerçekleştirdirnİranlı Bisikletçiler Başkan Akyüreki Ziyaret EttirnAytuğ Ülgen şefliğinde canlı performansıyla seyirci ile buluşacakrnPolitikarnKılıçdaroğlu’na çağrı: Görevi bırak, Kurultay’a gitrnrnCHP Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve ekibinin makamdan çekilme ve kurultaya gitme çağrısını değerlendiren CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Atalay, CHP’nin demokratik bir parti olduğunu ve parti tüzüğüne göre hareket edilmesi gerektiğini söyledi.rnYozgat’ın Köylerinde İçme Suyu Şebekelerine Su Sayacı TakılacakrnGazzeye Hayat Olalım Kampanyasına İbbden 10 Milyon Tllik YardımrnErdoğan’ın görevi yemin edene kadar devam ederrnCHP’li Kart Erdoğan için Yargıtay’a başvurdurnSağlıkrnEbola paniği yaşatan Afrikalı kadın ile çocuğu hastanedernrnAtatürk Havalimanı\'nda Ebola hastalığı şüphesiyle sağlık ekiplerinin müdahalede bulunduğu Nijerya Lagos\'tan sabah saatlerinde İstanbul\'a gelen Afrikalı kadın yolcu ile çocuğu, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi.rnSokak hayvanları bakım evi arazisinin son durumunu yerinde inceledirnDSÖ, Ebola için deneysel ilaçların yolunu açtırnBakanlıktan yapılan yazılı açıklamadarnTaburcu Olan Hastaları Evde Ziyaret EdiyorrnTeknolojirnSony Xperia Z3 Compact’ın Fotoğrafları SızdırnrnSony nin yeni amiral gemisi Xperia Z3′ün mini modeli olan Sony Xperia Z3 Compact ın yeni görüntüleri internette paylaşıldı. Teknoloji dünyasının merakla beklediği IFA 2014 etkinliği yavaş yavaş yaklaşıyor.rnBomba: Yeni Tomb Raider Oyunu Yalnızca Xbox a ÇıkacakrnMicrosoft’tan 25 dolarlık telefonrnBilgi ve İletişim Teknolojileri ile Posta HizmetlerirnSamsung Çin ve Hindistan’da mahalli rakiplere geçildirnMagazinrnUğur: Cem Yılmaz sayesinde sağlığıma kavuştumrnrnBu arada bir süre önce kanser tedavisi gören grup üyelerinden Özkan Uğur, Cem Yılmaz\'ın \'Pek Yakında\' adlı filminde yer almaktan gurur duyduğunu ve Yılmaz sayesinde hastalığından kurtulup kendisini çok iyi hissettiğini belirtti.rnHalil Sezai yi Döven Çöpçü: Allah Ne Verdiyse DaldımrnMichael Jackson hizmetçilerini kakasıyla vuruyormuşrnKate Upton: Artık çıplak poz çektirmeyeceğimrnPassolig Sıralamasında Önder G.sarayrnEğitimrnDiplomayı alan 3 bin 500 TL maaşla işe başlıyorrnrnNedeni de, iki yıl sonra mezun olduklarında iş bulamama kaygısı yaşamıyor olmaları. Çünkü bu bölümde eğitime başladıkları ilk gün, mezun olduklarında çalışacakları yerler belli oluyor.rn09 Ağustos Ehliyet Sınavı Soruları ve Cevap AnahtarlarırnTanıtım Günleri İslahiye MYO ya Tercihi ArtırdırnKartepeli Çocuklar Havuzlardan Çok MemnunrnEğitimdeki eşitsizliği tersine çevirenler…


   
Göçükte mahsur kalan 9 işçi kurtarıldırnOcakta çalışan madencilerin, mahsur kalan 9 arkadaşlarını kurtarmak için göçük açma çalışmasına başladığı, ancak başarılı olamayınca öğleye doğru polise haber verilerek TTK tahlisiye ekibinden yardım istendiği bildirildi.rnrnLibya’da 3 Türk vatandaşı serbest bırakıldırnANKARA Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Libya\'da haziran ayında kaçırılan 2 Türk vatandaşı ile kendisinden haber alınamayan 1 Türk vatandaşının serbest bırakıldığını bildirdi.rnrnRobin Williams Evinde Ölü BulundurnRobin Williams’ın evine çağrılan sağlık ekipleri, aktörü kendinden geçmiş bir halde buldu.Williams’ın ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldı. Menajeri, Robin Williams’ın son zananlarda depresyonla mücadelme ettiğini bildirdi. Williams daha önce de uluşturucu ve alkol sorunu yüzünden tedavi görmüştü.rnrnİlik nakli yapılan Nurullah Berk bebek yaşama tutunamadırnYaklaşık bir yıldır tedavisi devam eden 1 yaşındaki Nurullah Berk İnal, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tülay Aktaş Onkoloji Servisi\'nde kalp durmasına bağlı olarak yaşama veda etti.Ailesi Manisa\'nın Kula ilçesinde yaşayan Nurullah Berk\'e, geçen Ramazan Bayramı\'nda Singapur’dan gelen kordon bağıyla ilik nakledilmişti.rnrnKanserli çocuklara toplanan parayı çaldılarrnHavalimanındaki pasaport kontrol noktasının önüne konulan KAÇUV\'a ilişkin yardım kutusu, görevliler tarafından metro katındaki merdivenler arasında bulundu. İncelemede, kutudaki kağıt paraların alındığı, madeni paraların bırakıldığı tespit edildi.rnEkonomirnAntalya’da 19 Tarım Firması İhracat İçin KümelendirnrnProje kapsamında, Tarım Kümesi çatısı altında kümelenen ve danışmanlık hizmeti alan 19 Antalya firması ihracat için geri sayıma başladı.5 aşamalı projenin halen eğitim ve danışmanlık aşamasında olan grup üyeleri, projenin son 2 ayağında yurt dışı pazarlama ve alım heyetleri ile buluşmaya yoğunlaşacak ve 3 yıl içinde ihracat yapacak.rnToplanan İnek Sütü Miktarı İlk 6 Ayda Yüzde 10 ArttırnTüpraş’tan yılın ilk yarısında 869 milyon lira net karrnP: Seçim Sonucu Kredi Notunu Etkilemez, MakroekonomikrnTÜMOSAN milli tanka güç katacakrnSporrnG.saray Liv Hospital Ender Arslan ile SözleşmernrnG.saray Liv Hospital, takım kaptanı Ender Arslan ile 1+1 senelik mukavele yeniledi. Sarı-kırmızılı kulübün internet sitesinden gercekleşen açıklamada, \" G.saray Liv Hospital, takım kaptanı Ender Arslan ile mukavelesini 1+1 yıllık olarak yenilemiştir\" söylendi .rn16. Cumhuriyet Kupasının Programı BelirlendirnÖmer Onan, Fenerbahçe Ülkerin Yeni Takım Menajeri OldurnNurıa martınez galatasaray odeabank’tarnFenerbahçe’nin Yeni Teknik Direktörü İsmail Kartal OldurnDünyarn12 Ağustos İngiltere basın özetirnrnİngiltere basınının manşetlerinde Irak\'ta yaşanan hükümet krizi ve ülkenin kuzeyinde eski adı IŞİD olan İslam devleti örgütüne karşı yürütülen mücadele yer alıyor.rnGazze İçin Yeni Yardım Filosu Yola ÇıkacakrnObama Irak’da yeni başbakan atanmasından memnunrnEbola Virüsü Bulaşan İlk İspanyol Rahip Hayatını KaybettirnRusya Ukrayna’ya insani yardım gönderdirnYaşamrnBerlin Mevlana camisindeki yangınrnrnTürkiye\'nin Berlin Başkonsolosu Ahmet Başar Şen, yangın çıkan Mevlana camisini ziyaret ederek Berlin İslam Federasyonu Başkanı Fazlı Altın ile Mevlana Cami Derneği Başkanı Hasan Aydın\'dan olayla ilgili bilgi aldı.rnBebek arabası metro raylarına düştürnAnne kedi, vahşetin yaşandığı yerde yavrularını arıyorrnSağlık Bakanlığı: Karantinaya alınan uçak, dezenfekte ediliyorrnKalp Krizinden Ölen Başgardiyan Toprağa VerildirnKültür SanatrnKırıkkale Valiliği Basın Müşaviri Vefat EttirnrnKırıkkale Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Yakup Altın tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Kırıkkale Üniversitesi Hastanesinde yaklaşık 2 aydır kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören evli ve 2 çocuk babası 55 yaşındaki Altın, dün gece vefat etti.rnİki defa yaptı üçüncüsünde Guinness’i hedefliyorrnAyto, Aydının Turist Hayalini Gerçekleştirdirnİranlı Bisikletçiler Başkan Akyüreki Ziyaret EttirnAytuğ Ülgen şefliğinde canlı performansıyla seyirci ile buluşacakrnPolitikarnKılıçdaroğlu’na çağrı: Görevi bırak, Kurultay’a gitrnrnCHP Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve ekibinin makamdan çekilme ve kurultaya gitme çağrısını değerlendiren CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Atalay, CHP’nin demokratik bir parti olduğunu ve parti tüzüğüne göre hareket edilmesi gerektiğini söyledi.rnYozgat’ın Köylerinde İçme Suyu Şebekelerine Su Sayacı TakılacakrnGazzeye Hayat Olalım Kampanyasına İbbden 10 Milyon Tllik YardımrnErdoğan’ın görevi yemin edene kadar devam ederrnCHP’li Kart Erdoğan için Yargıtay’a başvurdurnSağlıkrnEbola paniği yaşatan Afrikalı kadın ile çocuğu hastanedernrnAtatürk Havalimanı\'nda Ebola hastalığı şüphesiyle sağlık ekiplerinin müdahalede bulunduğu Nijerya Lagos\'tan sabah saatlerinde İstanbul\'a gelen Afrikalı kadın yolcu ile çocuğu, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi.rnSokak hayvanları bakım evi arazisinin son durumunu yerinde inceledirnDSÖ, Ebola için deneysel ilaçların yolunu açtırnBakanlıktan yapılan yazılı açıklamadarnTaburcu Olan Hastaları Evde Ziyaret EdiyorrnTeknolojirnSony Xperia Z3 Compact’ın Fotoğrafları SızdırnrnSony nin yeni amiral gemisi Xperia Z3′ün mini modeli olan Sony Xperia Z3 Compact ın yeni görüntüleri internette paylaşıldı. Teknoloji dünyasının merakla beklediği IFA 2014 etkinliği yavaş yavaş yaklaşıyor.rnBomba: Yeni Tomb Raider Oyunu Yalnızca Xbox a ÇıkacakrnMicrosoft’tan 25 dolarlık telefonrnBilgi ve İletişim Teknolojileri ile Posta HizmetlerirnSamsung Çin ve Hindistan’da mahalli rakiplere geçildirnMagazinrnUğur: Cem Yılmaz sayesinde sağlığıma kavuştumrnrnBu arada bir süre önce kanser tedavisi gören grup üyelerinden Özkan Uğur, Cem Yılmaz\'ın \'Pek Yakında\' adlı filminde yer almaktan gurur duyduğunu ve Yılmaz sayesinde hastalığından kurtulup kendisini çok iyi hissettiğini belirtti.rnHalil Sezai yi Döven Çöpçü: Allah Ne Verdiyse DaldımrnMichael Jackson hizmetçilerini kakasıyla vuruyormuşrnKate Upton: Artık çıplak poz çektirmeyeceğimrnPassolig Sıralamasında Önder G.sarayrnEğitimrnDiplomayı alan 3 bin 500 TL maaşla işe başlıyorrnrnNedeni de, iki yıl sonra mezun olduklarında iş bulamama kaygısı yaşamıyor olmaları. Çünkü bu bölümde eğitime başladıkları ilk gün, mezun olduklarında çalışacakları yerler belli oluyor.rn09 Ağustos Ehliyet Sınavı Soruları ve Cevap AnahtarlarırnTanıtım Günleri İslahiye MYO ya Tercihi ArtırdırnKartepeli Çocuklar Havuzlardan Çok MemnunrnEğitimdeki eşitsizliği tersine çevirenler…

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

REKLAMLARrnSATILIK KANUNI SCHOOTER BENZİNLİ ARKA JANT LASTIK BALATA YENI YURUYENI SIKINTISIZ RUHSAT SİGORTA PLAKA WAR FİYATI:700 TL PAZARLIK PAYI WAR ARABA ALDIGIM ICIN SATIYORUM İRTİBAT NO : 0534 554 19 66 epolisroma.it Below are sponsored listings for goods and services related to: epolisroma.it Sponsorlu Listeler Agriturismo nel Chianti Campagna Toscana, fra Firenze e Siena, appartamenti e camere www.poderelafraschetta.com Appartamenti Roma centro A due passi da Piazza del Popolo, per brevi, medi e lunghi periodi. www.residenzaromana.it Google AdWords Kullanın Web’de Doğru Müşterilere Ulaşın Kaydolun; 100 TL reklam bizden www.google.com.tr Rooms in central Rome Comfortable and stylish perfect touristic location www.sweetdreamsroma.com Hotel Casco Viejo, Panama Historic Panama Boutique Hotel $145.00-$185.00 a night www.casasucreboutiquehotel.com Bedava İnternet Sitesi Aç 5 dk\'da Kendine Flash Site Oluştur! Hazır Site Şablonlarına Gözat. www.wix.com Rodos Boutique hotel City center 4* luxury suites B&B Central, quiet, 5\' walk from beach www.rodosniohori.gr Şeker Hastalarına Müjde Diabetin Bitkisel Formülü Bulundu Hemen Sor Uzmanlarımız Cevaplasın sekerdiyabettedavisi.com/ De Blasis Bed & Breakfast Best location in Santiago Only a block away from the subway www.deblasis.cl Piccolo Residence Roma In a quiet and convenient location starting from 25 € per person www.ilpiccoloresidence.it İş Bankası Bono ve Tahvil İhraç Ediyor İş Bankası 20-21-22 Mayıs 2014 tarihlerinde, • 200 milyon TL nominal değerli, 06.08.2014 vadeli (75 gün), benzer vadeli Devlet İç Borçlanma Senetleri üzerine %0,35 ek getiri sağlayan banka bonosu, • 500 milyon TL nominal değerli, 22.10.2014 vadeli (152 gün), benzer vadeli Devlet İç Borçlanma Senetleri üzerine %0,40 ek getiri sağlayan banka bonosu, • 200 milyon TL nominal değerli, 16.06.2015 vadeli (389 gün), benzer vadeli Devlet İç Borçlanma Senetleri üzerine %0,45 ek getiri sağlayan iskontolu tahvil ihraç ediyor. Halka arza belirtilen ihraç miktarlarından fazla talep gelmesi durumunda, toplam ihraç miktarı 1.350 Milyon TL nominal tutara kadar artırılabilecektir. Minimum satış tutarı 1.000 TL olan kıymetler, T.C. Hazine’si tarafından ihraç edilmiş olan borçlanma senetlerinde olduğu gibi ihraç sonrasında ikincil piyasada da işlem görecek, Bankamız sisteminden de alınıp satılabilecektir. 75 Gün Vadeli İş Bankası Bonosuna İlişkin Bilgiler Talep toplama tarihleri 20-21-22 Mayıs 2014 olarak belirlenen İş Bankası Bonosu’na ilişkin detaylara aşağıda yer verilmiştir: Talepte Bulunma Yöntemi Bireysel Yatırımcıların talepleri tutar şeklinde toplanacak olup, minimum 1.000 TL olmak üzere 1 TL ve katları şeklinde talepte bulunulabilecektir. Kurumsal Yatırımcılar ve Yurtdışı Nitelikli Yatırımcıların talepleri ise adet şeklinde toplanacak olup, minimum 1.000 adet olmak üzere 1 adet ve katları şeklinde talepte bulunulabilecektir. Vade Başlangıç Tarihi 23 Mayıs 2014 Vade 75 gün – 06.08.2014 Gösterge Kıymetler 11.06.2014, 06.08.2014 ve 24.09.2014 vadeli Devlet İç Borçlanma Senetleri Ek Getiri Oranı Gösterge kıymetlerin ortalama faiz oranı üzerine %0,35* 152 Gün Vadeli İş Bankası Bonosuna İlişkin Bilgiler Talep toplama tarihleri 20-21-22 Mayıs 2014 olarak belirlenen İş Bankası Bonosu’na ilişkin detaylara aşağıda yer verilmiştir: Talepte Bulunma Yöntemi Bireysel Yatırımcıların talepleri tutar şeklinde toplanacak olup, minimum 1.000 TL olmak üzere 1 TL ve katları şeklinde talepte bulunulabilecektir. Kurumsal Yatırımcılar ve Yurtdışı Nitelikli Yatırımcıların talepleri ise adet şeklinde toplanacak olup, minimum 1.000 adet olmak üzere 1 adet ve katları şeklinde talepte bulunulabilecektir. Vade Başlangıç Tarihi 23 Mayıs 2014 Vade 152 gün – 22.10.2014 Gösterge Kıymetler 06.08.2014, 24.09.2014. 19.11.2014 ve 07.01.2015 vadeli Devlet İç Borçlanma Senetleri Ek Getiri Oranı Gösterge kıymetlerin ortalama faiz oranı üzerine %0,40* İş Bankası İskontolu Tahviline İlişkin Bilgiler Talep toplama tarihleri 20-21-22 Mayıs 2014 olarak belirlenen İş Bankası Tahvili’ne ilişkin detaylara aşağıda yer verilmiştir: Talepte Bulunma Yöntemi Bireysel Yatırımcıların talepleri tutar şeklinde toplanacak olup, minimum 1.000 TL olmak üzere 1 TL ve katları şeklinde talepte bulunulabilecektir. Kurumsal Yatırımcılar ve Yurtdışı Nitelikli Yatırımcıların talepleri ise adet şeklinde toplanacak olup, minimum 1.000 adet olmak üzere 1 adet ve katları şeklinde talepte bulunulabilecektir. Vade Başlangıç Tarihi 23 Mayıs 2014 Vade 389 gün – 16.06.2015 Gösterge Kıymetler 25.03.2015, 13.05.2015, 17.06.2015 ve 15.07.2015 vadeli Devlet İç Borçlanma Senetleri Ek Getiri Oranı Gösterge kıymetlerin ortalama faiz oranı üzerine %0,45* Talep Yöntemi Bankamızda 20-21-22 Mayıs 2014 tarihlerinde müşterilerimizin İş Bankası Bonoları ve Tahvili talepleri • Tüm Şubelerimiz, • www.isbank.com.tr İnternet Şubemiz, • 0850 724 0 724 numaralı Telefon Şubemizden müşteri temsilcilerimiz, aracılığıyla toplanacaktır. Bu çerçevede birikimlerinizi İş Bankası tarafından ihraç edilecek banka bonosu ve tahvili ile değerlendirmek isterseniz, • Yatırım ve/veya cari hesabınızdaki serbest bakiyeniz (TL), • TL cinsi bono ve tahvilleriniz (DİBS ve Bankamızın ihraç etmiş olduğu TL cinsi bono ve tahviller) • Bankamız B Tipi Likit Fonlarınız (801) ile B Tipi Kısa Vadeli Tahvil ve Bono Fonlarınız (808) • Vadesiz DTH’ınızda mevcut olan T.C. Merkez Bankası’nca alım satım konusu yapılan konvertible dövizleriniz karşılığında talepte bulunabilirsiniz.


   
REKLAMLARrnSATILIK KANUNI SCHOOTER BENZİNLİ ARKA JANT LASTIK BALATA YENI YURUYENI SIKINTISIZ RUHSAT SİGORTA PLAKA WAR FİYATI:700 TL PAZARLIK PAYI WAR ARABA ALDIGIM ICIN SATIYORUM İRTİBAT NO : 0534 554 19 66 epolisroma.it Below are sponsored listings for goods and services related to: epolisroma.it Sponsorlu Listeler Agriturismo nel Chianti Campagna Toscana, fra Firenze e Siena, appartamenti e camere www.poderelafraschetta.com Appartamenti Roma centro A due passi da Piazza del Popolo, per brevi, medi e lunghi periodi. www.residenzaromana.it Google AdWords Kullanın Web’de Doğru Müşterilere Ulaşın Kaydolun; 100 TL reklam bizden www.google.com.tr Rooms in central Rome Comfortable and stylish perfect touristic location www.sweetdreamsroma.com Hotel Casco Viejo, Panama Historic Panama Boutique Hotel $145.00-$185.00 a night www.casasucreboutiquehotel.com Bedava İnternet Sitesi Aç 5 dk\'da Kendine Flash Site Oluştur! Hazır Site Şablonlarına Gözat. www.wix.com Rodos Boutique hotel City center 4* luxury suites B&B Central, quiet, 5\' walk from beach www.rodosniohori.gr Şeker Hastalarına Müjde Diabetin Bitkisel Formülü Bulundu Hemen Sor Uzmanlarımız Cevaplasın sekerdiyabettedavisi.com/ De Blasis Bed & Breakfast Best location in Santiago Only a block away from the subway www.deblasis.cl Piccolo Residence Roma In a quiet and convenient location starting from 25 € per person www.ilpiccoloresidence.it İş Bankası Bono ve Tahvil İhraç Ediyor İş Bankası 20-21-22 Mayıs 2014 tarihlerinde, • 200 milyon TL nominal değerli, 06.08.2014 vadeli (75 gün), benzer vadeli Devlet İç Borçlanma Senetleri üzerine %0,35 ek getiri sağlayan banka bonosu, • 500 milyon TL nominal değerli, 22.10.2014 vadeli (152 gün), benzer vadeli Devlet İç Borçlanma Senetleri üzerine %0,40 ek getiri sağlayan banka bonosu, • 200 milyon TL nominal değerli, 16.06.2015 vadeli (389 gün), benzer vadeli Devlet İç Borçlanma Senetleri üzerine %0,45 ek getiri sağlayan iskontolu tahvil ihraç ediyor. Halka arza belirtilen ihraç miktarlarından fazla talep gelmesi durumunda, toplam ihraç miktarı 1.350 Milyon TL nominal tutara kadar artırılabilecektir. Minimum satış tutarı 1.000 TL olan kıymetler, T.C. Hazine’si tarafından ihraç edilmiş olan borçlanma senetlerinde olduğu gibi ihraç sonrasında ikincil piyasada da işlem görecek, Bankamız sisteminden de alınıp satılabilecektir. 75 Gün Vadeli İş Bankası Bonosuna İlişkin Bilgiler Talep toplama tarihleri 20-21-22 Mayıs 2014 olarak belirlenen İş Bankası Bonosu’na ilişkin detaylara aşağıda yer verilmiştir: Talepte Bulunma Yöntemi Bireysel Yatırımcıların talepleri tutar şeklinde toplanacak olup, minimum 1.000 TL olmak üzere 1 TL ve katları şeklinde talepte bulunulabilecektir. Kurumsal Yatırımcılar ve Yurtdışı Nitelikli Yatırımcıların talepleri ise adet şeklinde toplanacak olup, minimum 1.000 adet olmak üzere 1 adet ve katları şeklinde talepte bulunulabilecektir. Vade Başlangıç Tarihi 23 Mayıs 2014 Vade 75 gün – 06.08.2014 Gösterge Kıymetler 11.06.2014, 06.08.2014 ve 24.09.2014 vadeli Devlet İç Borçlanma Senetleri Ek Getiri Oranı Gösterge kıymetlerin ortalama faiz oranı üzerine %0,35* 152 Gün Vadeli İş Bankası Bonosuna İlişkin Bilgiler Talep toplama tarihleri 20-21-22 Mayıs 2014 olarak belirlenen İş Bankası Bonosu’na ilişkin detaylara aşağıda yer verilmiştir: Talepte Bulunma Yöntemi Bireysel Yatırımcıların talepleri tutar şeklinde toplanacak olup, minimum 1.000 TL olmak üzere 1 TL ve katları şeklinde talepte bulunulabilecektir. Kurumsal Yatırımcılar ve Yurtdışı Nitelikli Yatırımcıların talepleri ise adet şeklinde toplanacak olup, minimum 1.000 adet olmak üzere 1 adet ve katları şeklinde talepte bulunulabilecektir. Vade Başlangıç Tarihi 23 Mayıs 2014 Vade 152 gün – 22.10.2014 Gösterge Kıymetler 06.08.2014, 24.09.2014. 19.11.2014 ve 07.01.2015 vadeli Devlet İç Borçlanma Senetleri Ek Getiri Oranı Gösterge kıymetlerin ortalama faiz oranı üzerine %0,40* İş Bankası İskontolu Tahviline İlişkin Bilgiler Talep toplama tarihleri 20-21-22 Mayıs 2014 olarak belirlenen İş Bankası Tahvili’ne ilişkin detaylara aşağıda yer verilmiştir: Talepte Bulunma Yöntemi Bireysel Yatırımcıların talepleri tutar şeklinde toplanacak olup, minimum 1.000 TL olmak üzere 1 TL ve katları şeklinde talepte bulunulabilecektir. Kurumsal Yatırımcılar ve Yurtdışı Nitelikli Yatırımcıların talepleri ise adet şeklinde toplanacak olup, minimum 1.000 adet olmak üzere 1 adet ve katları şeklinde talepte bulunulabilecektir. Vade Başlangıç Tarihi 23 Mayıs 2014 Vade 389 gün – 16.06.2015 Gösterge Kıymetler 25.03.2015, 13.05.2015, 17.06.2015 ve 15.07.2015 vadeli Devlet İç Borçlanma Senetleri Ek Getiri Oranı Gösterge kıymetlerin ortalama faiz oranı üzerine %0,45* Talep Yöntemi Bankamızda 20-21-22 Mayıs 2014 tarihlerinde müşterilerimizin İş Bankası Bonoları ve Tahvili talepleri • Tüm Şubelerimiz, • www.isbank.com.tr İnternet Şubemiz, • 0850 724 0 724 numaralı Telefon Şubemizden müşteri temsilcilerimiz, aracılığıyla toplanacaktır. Bu çerçevede birikimlerinizi İş Bankası tarafından ihraç edilecek banka bonosu ve tahvili ile değerlendirmek isterseniz, • Yatırım ve/veya cari hesabınızdaki serbest bakiyeniz (TL), • TL cinsi bono ve tahvilleriniz (DİBS ve Bankamızın ihraç etmiş olduğu TL cinsi bono ve tahviller) • Bankamız B Tipi Likit Fonlarınız (801) ile B Tipi Kısa Vadeli Tahvil ve Bono Fonlarınız (808) • Vadesiz DTH’ınızda mevcut olan T.C. Merkez Bankası’nca alım satım konusu yapılan konvertible dövizleriniz karşılığında talepte bulunabilirsiniz.

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

Davranışlarımız bakış açımızla belirlenir. Yani birisini seninle uğraştığını görürsen, baktığın yerden bunu görürsen,onu yol kenarına bırakıp da senin kendi yoluna gitme olasılığın güçsüzdür,çünkü ego içte hep sana der ki; o seninle uğraşıyor senin yaptığın şeye bak,sen korkakmısın vs. Oysa ayni olaya başka bir yerden baktığınızda ayni kişinin sadece kendi kendisi ile uğraştığını görürseniz,kendi yolunuza devam etmeden ilk önce ona yardım etmeyi,eğer yardımı kabul etmezse de kendi seçimi deyip saygı duymayı ve yine sizin kendi yolunuza devam etmenizde hiç bir engel olmadığını görürsünüz. Bizden bize. (İlknur Yeşilleme) KAYNAK: http://www.06cedmuho.blogspot.com.tr


   
Davranışlarımız bakış açımızla belirlenir. Yani birisini seninle uğraştığını görürsen, baktığın yerden bunu görürsen,onu yol kenarına bırakıp da senin kendi yoluna gitme olasılığın güçsüzdür,çünkü ego içte hep sana der ki; o seninle uğraşıyor senin yaptığın şeye bak,sen korkakmısın vs. Oysa ayni olaya başka bir yerden baktığınızda ayni kişinin sadece kendi kendisi ile uğraştığını görürseniz,kendi yolunuza devam etmeden ilk önce ona yardım etmeyi,eğer yardımı kabul etmezse de kendi seçimi deyip saygı duymayı ve yine sizin kendi yolunuza devam etmenizde hiç bir engel olmadığını görürsünüz. Bizden bize. (İlknur Yeşilleme) KAYNAK: http://www.06cedmuho.blogspot.com.tr

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

SEVDAMIN KARASULARINDA SEVDAMIN KARASULARINDA BİRYANDA DENİZ KUM BİRYANDA BODRUM ÖTEYANDA AKŞAM KIZILLIĞI AŞIK GÖZLERİM AKDENİZİN SULARINDA HAYALİMDA SEN GALİBA BU SEFER YORGUN SEVDANIN AĞIRLIĞI ALTINDA AKDENİZİN MELTEMLERİ OKŞARKEN SAÇLARINI PIR PIR EDİYOR KALBİM ÇÜNKÜ SENİ ÇOK SEVİYORUM ( MUHİTTİN ÇİFTÇİ) KAYNAK: http://www.06cedmuho.blogspot.com.tr


   
SEVDAMIN KARASULARINDA SEVDAMIN KARASULARINDA BİRYANDA DENİZ KUM BİRYANDA BODRUM ÖTEYANDA AKŞAM KIZILLIĞI AŞIK GÖZLERİM AKDENİZİN SULARINDA HAYALİMDA SEN GALİBA BU SEFER YORGUN SEVDANIN AĞIRLIĞI ALTINDA AKDENİZİN MELTEMLERİ OKŞARKEN SAÇLARINI PIR PIR EDİYOR KALBİM ÇÜNKÜ SENİ ÇOK SEVİYORUM ( MUHİTTİN ÇİFTÇİ) KAYNAK: http://www.06cedmuho.blogspot.com.tr

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

SABAHIN SEHERİ sabahın seheri gülden ileri ben kimi sevmişim senden ileri ziyaret olmuşsun kurban istersin kurban bulamadım candan ileri ( emre yaman) kaynak: http://www.06cedmuho.blogspot.com.tr


   
SABAHIN SEHERİ sabahın seheri gülden ileri ben kimi sevmişim senden ileri ziyaret olmuşsun kurban istersin kurban bulamadım candan ileri ( emre yaman) kaynak: http://www.06cedmuho.blogspot.com.tr

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

GÜNÜN SÖZÜrnSENLİ BİR GÜNÜM SANA SEN KALA KALKTIM BUGÜN YEMEKTE YİYEMEDİM SANA GEÇ KALIRIM DİYE EN ÇOK KORKTUĞUM SEN OLMADAN GEÇECEK BİR GECE ( MUHİTTİN ÇİFTÇİ) KAYNAK: 06cedmuho.blogspot.com


   
GÜNÜN SÖZÜrnSENLİ BİR GÜNÜM SANA SEN KALA KALKTIM BUGÜN YEMEKTE YİYEMEDİM SANA GEÇ KALIRIM DİYE EN ÇOK KORKTUĞUM SEN OLMADAN GEÇECEK BİR GECE ( MUHİTTİN ÇİFTÇİ) KAYNAK: 06cedmuho.blogspot.com

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

Doğu Akdeniz gazında en kârlı yol Türkiye . Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başekonomisti Fatih Birol, ekonomik açıdan bakıldığında İsrail ve Kıbrıs açıklarındaki enerji kaynaklarının ihraç edilmesinin en mantıklı yolunun Türkiye olduğunu belirtti. \"İsrail için baktığımız zaman Türkiye hattı ile diğer hatları kıyasladığımız zaman Türkiye hattından enerjinin taşınması diğerlerine göre yedi misli daha ucuz” dedi. Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının daha düşük maliyetle uluslararası enerji pazarlarına iletilmesinin satıcıların karını da artıracağını dile getiren Birol, bölgede politik içerikli sorunların çözüme kavuşturulması halinde Türkiye’nin bölgenin enerji transferini sağlama konusunda büyük rol oynayabileceğini vurguladı. Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilimin bir kez daha enerji arz güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu gündeme getirdiğini vurgulayan Birol, “Enerji arz güvenliği Avrupa için ne kadar önemli olursa Türkiye’nin önemi de o kadar artacak. Türkiye’nin var olan önemi Avrupalılar tarafından daha iyi anlaşılacak. Türkiye’nin Hazar\'dan olsun, Irak’tan olsun belki ilerde İran’dan olsun enerjiyi Avrupa’ya getirebilecek en güvenilir kaynaklardan ve hatlardan biri olduğunun altı bir kez daha çizildi” diye konuştu. Irak’ın zengin enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılması konusunda merkezi hükümetle bölgesel yönetim arasındaki anlaşmazlığın ciddi bir sorun olduğunu belirten Birol, sorunların çözülmesinin en çok Türkiye’ye fayda sağlayacağını ifade etti. Birol, şöyle devam etti: “Irak’ta petrol üretiminin ciddi olarak hem kuzeyde hem güneyde, hem merkezde artması son derece kolay. Çünkü Irak’ta petrolün üretim maliyeti 5 doların altındayken, ABD’de bu maliyet 80 dolar civarında. Rusya’da 75 dolar civarında... Bu bakımdan Irak’ın son derece ekonomik ve zengin rezervleri var. Şu anda Irak’taki en büyük sorun Bağdat’la Erbil arasındaki sorunların çözülememiş olması. Bu sorunlar çözüldüğü zaman Irak bir bütün olarak dünyaya ciddi anlamda petrol ve doğalgaz sevk edebilir. Burada da Türkiye son derece önemli rol oynayabilir.” Türkiye’nin Irak’taki sorunların çözülmesinden en çok faydalanacak ülkelerin başında geldiğini kaydeden Birol, \"Irak’ta yeni hükümet kurulduktan sonra umuyorum, bu hükümetin yapacağı ilk işlerden biri Bağdat-Erbil arasındaki sorunlara çözüm bulmaktır. Çünkü bu ortamda Irak’ta kazan-kazandan ziyade bir kaybet-kaybet durumu var. Bu kimsenin işine gelmeyen bir durum” dedi.


   
Doğu Akdeniz gazında en kârlı yol Türkiye . Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başekonomisti Fatih Birol, ekonomik açıdan bakıldığında İsrail ve Kıbrıs açıklarındaki enerji kaynaklarının ihraç edilmesinin en mantıklı yolunun Türkiye olduğunu belirtti. \"İsrail için baktığımız zaman Türkiye hattı ile diğer hatları kıyasladığımız zaman Türkiye hattından enerjinin taşınması diğerlerine göre yedi misli daha ucuz” dedi. Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının daha düşük maliyetle uluslararası enerji pazarlarına iletilmesinin satıcıların karını da artıracağını dile getiren Birol, bölgede politik içerikli sorunların çözüme kavuşturulması halinde Türkiye’nin bölgenin enerji transferini sağlama konusunda büyük rol oynayabileceğini vurguladı. Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilimin bir kez daha enerji arz güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu gündeme getirdiğini vurgulayan Birol, “Enerji arz güvenliği Avrupa için ne kadar önemli olursa Türkiye’nin önemi de o kadar artacak. Türkiye’nin var olan önemi Avrupalılar tarafından daha iyi anlaşılacak. Türkiye’nin Hazar\'dan olsun, Irak’tan olsun belki ilerde İran’dan olsun enerjiyi Avrupa’ya getirebilecek en güvenilir kaynaklardan ve hatlardan biri olduğunun altı bir kez daha çizildi” diye konuştu. Irak’ın zengin enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılması konusunda merkezi hükümetle bölgesel yönetim arasındaki anlaşmazlığın ciddi bir sorun olduğunu belirten Birol, sorunların çözülmesinin en çok Türkiye’ye fayda sağlayacağını ifade etti. Birol, şöyle devam etti: “Irak’ta petrol üretiminin ciddi olarak hem kuzeyde hem güneyde, hem merkezde artması son derece kolay. Çünkü Irak’ta petrolün üretim maliyeti 5 doların altındayken, ABD’de bu maliyet 80 dolar civarında. Rusya’da 75 dolar civarında... Bu bakımdan Irak’ın son derece ekonomik ve zengin rezervleri var. Şu anda Irak’taki en büyük sorun Bağdat’la Erbil arasındaki sorunların çözülememiş olması. Bu sorunlar çözüldüğü zaman Irak bir bütün olarak dünyaya ciddi anlamda petrol ve doğalgaz sevk edebilir. Burada da Türkiye son derece önemli rol oynayabilir.” Türkiye’nin Irak’taki sorunların çözülmesinden en çok faydalanacak ülkelerin başında geldiğini kaydeden Birol, \"Irak’ta yeni hükümet kurulduktan sonra umuyorum, bu hükümetin yapacağı ilk işlerden biri Bağdat-Erbil arasındaki sorunlara çözüm bulmaktır. Çünkü bu ortamda Irak’ta kazan-kazandan ziyade bir kaybet-kaybet durumu var. Bu kimsenin işine gelmeyen bir durum” dedi.

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

26 Haziran :\"Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü\"rnT.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü : Madde kullanımı ve bağımlılığının dünya çapında bir tehlike olduğunu vurgulamak amacıyla 26 Haziran \"Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü\" olarak belirlenmiştir. Ortaya çıkardığı sonuçlar sebebiyle sadece kullanan kişiyi etkilemekle kalmayıp, başta yakın çevresi olmak üzere toplumun bütün kesimlerine yansıyarak önemli bir sağlık sorunu haline gelen uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığı her yıl yüzlerce insanın hayatına mal olmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel kurulu tarafından 1987 yılında kabul edilen bu günde çeşitli etkinliklerle konunun önemine dikkat çekilmektedir. Madde kullanımı ve bağımlılığının dünya çapında bir tehlike olduğunu vurgulamak amacıyla 26 Haziran \"Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü\" olarak belirlenmiştir. Ortaya çıkardığı sonuçlar sebebiyle sadece kullanan kişiyi etkilemekle kalmayıp, başta yakın çevresi olmak üzere toplumun bütün kesimlerine yansıyarak önemli bir sağlık sorunu haline gelen uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığı her yıl yüzlerce insanın hayatına mal olmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel kurulu tarafından 1987 yılında kabul edilen bu günde çeşitli etkinliklerle konunun önemine dikkat çekilmektedir.


   
26 Haziran :\"Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü\"rnT.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü : Madde kullanımı ve bağımlılığının dünya çapında bir tehlike olduğunu vurgulamak amacıyla 26 Haziran \"Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü\" olarak belirlenmiştir. Ortaya çıkardığı sonuçlar sebebiyle sadece kullanan kişiyi etkilemekle kalmayıp, başta yakın çevresi olmak üzere toplumun bütün kesimlerine yansıyarak önemli bir sağlık sorunu haline gelen uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığı her yıl yüzlerce insanın hayatına mal olmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel kurulu tarafından 1987 yılında kabul edilen bu günde çeşitli etkinliklerle konunun önemine dikkat çekilmektedir. Madde kullanımı ve bağımlılığının dünya çapında bir tehlike olduğunu vurgulamak amacıyla 26 Haziran \"Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü\" olarak belirlenmiştir. Ortaya çıkardığı sonuçlar sebebiyle sadece kullanan kişiyi etkilemekle kalmayıp, başta yakın çevresi olmak üzere toplumun bütün kesimlerine yansıyarak önemli bir sağlık sorunu haline gelen uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığı her yıl yüzlerce insanın hayatına mal olmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel kurulu tarafından 1987 yılında kabul edilen bu günde çeşitli etkinliklerle konunun önemine dikkat çekilmektedir.

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

RUSYA TÜRKİYE\'Yİ KISKACA\'MI ALIYOR? İmf \'ye borcumuzun bittiğni ilşan ettiğimiz mayıs 2013\'ten bu yana çeşitli sokak olaylarıyla çalkalanmaktadır. Ancak, işin aslı bu değildir. İşin aslı bana göre Rusya\'nın ortadoğuda etkin bir dış politika yürütmesi ve genel olarak Türkiye ile taban tabana zıt kutuplarla çalışmasıdır. Nitekim \'\' GEZİ DARBE GİRİŞİMİ\'\' de bu olaylar silsilesinin ve birçok vatandaşımızın canına mal olan olayların ateşleme fitili olmuştur. Şöyle bir ortadoğudaki siyasi ve sosyal gelişmelere göz attğımz zaman ne görüyoruz: a) Suriye de rejimin zımmi olarak desteklenmesi, b) Hala Suriye de askeri varlığının olması, c) Hala suriyedeki silahlı terör örgütlerini \'\'silahlı terör örgütü\' ilan etmemesi, d) Kırım\' resmen elkoyması ve bunu oldubittiye getirme çabası, e) Türki Cumhuriyetlerle yeraltıkaynaklarıyla ilgili çeşitli antlaşmalar yapması( arama -çıkartma-pazara sevkiyat vs. ), f) Hala Ermenistan da nükleer santralinin olası ve karabağ sorunun da gözle görünür bir ilerleyişin olamaması, g) Bulgaristan, Romanya ve Avusturya ile doğal kaynaklar ile ilgili antlaşmalar yapması, h) Güney Rum Yönetiyle ile olan ekonomik ve diğer ilişkileri, göz önünde bulundurulunca acaba Rusyanın Türkiye yi bir nevi kıskaca alma opresyonumu yürüttüğünü hakkında derin düşüncelere gark etmektedir beni.


   
RUSYA TÜRKİYE\'Yİ KISKACA\'MI ALIYOR? İmf \'ye borcumuzun bittiğni ilşan ettiğimiz mayıs 2013\'ten bu yana çeşitli sokak olaylarıyla çalkalanmaktadır. Ancak, işin aslı bu değildir. İşin aslı bana göre Rusya\'nın ortadoğuda etkin bir dış politika yürütmesi ve genel olarak Türkiye ile taban tabana zıt kutuplarla çalışmasıdır. Nitekim \'\' GEZİ DARBE GİRİŞİMİ\'\' de bu olaylar silsilesinin ve birçok vatandaşımızın canına mal olan olayların ateşleme fitili olmuştur. Şöyle bir ortadoğudaki siyasi ve sosyal gelişmelere göz attğımz zaman ne görüyoruz: a) Suriye de rejimin zımmi olarak desteklenmesi, b) Hala Suriye de askeri varlığının olması, c) Hala suriyedeki silahlı terör örgütlerini \'\'silahlı terör örgütü\' ilan etmemesi, d) Kırım\' resmen elkoyması ve bunu oldubittiye getirme çabası, e) Türki Cumhuriyetlerle yeraltıkaynaklarıyla ilgili çeşitli antlaşmalar yapması( arama -çıkartma-pazara sevkiyat vs. ), f) Hala Ermenistan da nükleer santralinin olası ve karabağ sorunun da gözle görünür bir ilerleyişin olamaması, g) Bulgaristan, Romanya ve Avusturya ile doğal kaynaklar ile ilgili antlaşmalar yapması, h) Güney Rum Yönetiyle ile olan ekonomik ve diğer ilişkileri, göz önünde bulundurulunca acaba Rusyanın Türkiye yi bir nevi kıskaca alma opresyonumu yürüttüğünü hakkında derin düşüncelere gark etmektedir beni.

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

KOBİ’ler için yeni iş modelirnİntermodal taşıma, tahliye, istifleme, depolama ve ara taşıma hizmeti sunan sektörün iddialı oyuncularından Etis Lojistik, Akıl Kârı çözümleriyle 21 Kasım’da kapılarını ziyaretçilere açacak olan Logitrans Transport Lojistik Fuarı’na katılıyor. Etis, fuarda özellikle KOBİ’leri ilgilendiren yeni iş modellerini ziyaretçilerle paylaşacak.rnrnrnEntegre lojistik çözümleriyle sektörde dikkat çeken Etis Lojistik, “akıl kârı” çözümleriyle, bu yıl yedincisi organize edilen ve 21 -23 Kasım tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Logitrans Fuarı’na katılıyor. rnrnEtis, fuarda özellikle KOBİ’leri ilgilendiren yeni iş modellerini tanıtacak. İntermodal akıllı lojistik çözümlerin konuşulacağı fuar süresince iş ortakları, müşterileri ve sektör oyuncuları ile Hol 9 – 421 numaralı standında bir araya gelecek olan Etis, yeniliklerini ve hizmetlerini ziyaretçileri ile paylaşacak. Etis Lojistik Genel Müdürü Erdal Kılıç, Türkiye’de ekonominin bel kemiği olan KOBİ’lerin rekabetçiliğini artırmak ve lojistik maliyetlerini optimize etmek için sunulacak olan yeni hizmetin toplama, dağıtma ve transfer olarak üç fonksiyondan oluşacak yeni bir iş lojistik iş modeli olması gerektiğini söyledi. rnrnEtis Lojistik’in işleyişi hakkında da bilgi veren Erdal Kılıç, Etis’in yılda 3 milyon 500 bin ton sevkiyat gerçekleştirecek donanım ve altyapıya sahip olduğunu kaydetti. Müşterilerine hızlı, ekonomik ve sonuç odaklı lojistik hizmet sunarak önemli bir katma değer ürettiklerini kaydeden Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: “Bitmiş ürün, ham madde ve yarı mamüllerin komple veya parsiyel bazda taşımacılığını, İstanbul, Kocaeli, Balıkesir, İzmir, Kütahya, Samsun, Tekirdağ, Hatay, Mersin ve Gemlik\'de bulunan lojistik merkezlerimizden 81 ile ve Anadolu’nun her noktasına Etis kalitesiyle güvenli bir şekilde taşıyoruz. Etis Lojistik hizmet sunduğu müşterilerin sahip olduğu depoların işletmesini de yapabilen bir organizasyon aynı zamanda. Sahip olduğumuz iş tecrübesi ve bulunduğumuz sektör itibariyle dökme ürün grubunda kimyevi ve madeni ürünler alanındaki uzmanlığımız sayesinde işlettiğimiz depoların çok büyük bir bölümü dökme ürün grubuna uygun altyapıya sahip depolardan oluşuyor. Bu özellikle dökme yük alanında Etis’in operasyonel gücünü sektör ortalamalarının üstüne çıkarıyor. Bunun yanında olası ihtiyaçlar için sınırlı sayıda da olsa raflı depo işletmesi de depo yelpazemiz içinde tutuluyor. Etis 2014 yatırımları ile planlananlar hariç olmak üzere şu an aktif olarak 126 bin 200 metrekarelik bir depolama alanına sahip bulunuyor.” rnrnMüşteri yelpazesini her geçen yıl koyduğu stratejik hedefleri doğrultusunda geliştiren ve çeşitlendiren Etis’in en son KÜMAŞ ve Kastamonu Entegre’yi müşteri yelpazesine eklediklerini dile getiren Erdal Kılıç, bu yıl % 50 büyüyeceklerini öngördüklerini belirtti. Yılı 125 milyon lira ile kapatmayı planladıklarını söyleyen Kılıç, 10 bölgede kurdukları lojistik merkezler, depolar, filo ve makine parkına kattıkları yeni araçlarla altyapılarını güçlendirdiklerini söyledi. 2014 İçin hedeflenen iş planı yeni müşteri potansiyeli ve stratejik hedefleri doğrultusunda 2014 yılı ciro hedeflerini ise 150 milyon TL olarak açıkladı. Kılıç, önümüzdeki yıl belirlenen hedef ciro kapsamında 2 milyon ton da yük taşımayı planladıklarını sözlerine ekledi.


   
KOBİ’ler için yeni iş modelirnİntermodal taşıma, tahliye, istifleme, depolama ve ara taşıma hizmeti sunan sektörün iddialı oyuncularından Etis Lojistik, Akıl Kârı çözümleriyle 21 Kasım’da kapılarını ziyaretçilere açacak olan Logitrans Transport Lojistik Fuarı’na katılıyor. Etis, fuarda özellikle KOBİ’leri ilgilendiren yeni iş modellerini ziyaretçilerle paylaşacak.rnrnrnEntegre lojistik çözümleriyle sektörde dikkat çeken Etis Lojistik, “akıl kârı” çözümleriyle, bu yıl yedincisi organize edilen ve 21 -23 Kasım tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Logitrans Fuarı’na katılıyor. rnrnEtis, fuarda özellikle KOBİ’leri ilgilendiren yeni iş modellerini tanıtacak. İntermodal akıllı lojistik çözümlerin konuşulacağı fuar süresince iş ortakları, müşterileri ve sektör oyuncuları ile Hol 9 – 421 numaralı standında bir araya gelecek olan Etis, yeniliklerini ve hizmetlerini ziyaretçileri ile paylaşacak. Etis Lojistik Genel Müdürü Erdal Kılıç, Türkiye’de ekonominin bel kemiği olan KOBİ’lerin rekabetçiliğini artırmak ve lojistik maliyetlerini optimize etmek için sunulacak olan yeni hizmetin toplama, dağıtma ve transfer olarak üç fonksiyondan oluşacak yeni bir iş lojistik iş modeli olması gerektiğini söyledi. rnrnEtis Lojistik’in işleyişi hakkında da bilgi veren Erdal Kılıç, Etis’in yılda 3 milyon 500 bin ton sevkiyat gerçekleştirecek donanım ve altyapıya sahip olduğunu kaydetti. Müşterilerine hızlı, ekonomik ve sonuç odaklı lojistik hizmet sunarak önemli bir katma değer ürettiklerini kaydeden Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: “Bitmiş ürün, ham madde ve yarı mamüllerin komple veya parsiyel bazda taşımacılığını, İstanbul, Kocaeli, Balıkesir, İzmir, Kütahya, Samsun, Tekirdağ, Hatay, Mersin ve Gemlik\'de bulunan lojistik merkezlerimizden 81 ile ve Anadolu’nun her noktasına Etis kalitesiyle güvenli bir şekilde taşıyoruz. Etis Lojistik hizmet sunduğu müşterilerin sahip olduğu depoların işletmesini de yapabilen bir organizasyon aynı zamanda. Sahip olduğumuz iş tecrübesi ve bulunduğumuz sektör itibariyle dökme ürün grubunda kimyevi ve madeni ürünler alanındaki uzmanlığımız sayesinde işlettiğimiz depoların çok büyük bir bölümü dökme ürün grubuna uygun altyapıya sahip depolardan oluşuyor. Bu özellikle dökme yük alanında Etis’in operasyonel gücünü sektör ortalamalarının üstüne çıkarıyor. Bunun yanında olası ihtiyaçlar için sınırlı sayıda da olsa raflı depo işletmesi de depo yelpazemiz içinde tutuluyor. Etis 2014 yatırımları ile planlananlar hariç olmak üzere şu an aktif olarak 126 bin 200 metrekarelik bir depolama alanına sahip bulunuyor.” rnrnMüşteri yelpazesini her geçen yıl koyduğu stratejik hedefleri doğrultusunda geliştiren ve çeşitlendiren Etis’in en son KÜMAŞ ve Kastamonu Entegre’yi müşteri yelpazesine eklediklerini dile getiren Erdal Kılıç, bu yıl % 50 büyüyeceklerini öngördüklerini belirtti. Yılı 125 milyon lira ile kapatmayı planladıklarını söyleyen Kılıç, 10 bölgede kurdukları lojistik merkezler, depolar, filo ve makine parkına kattıkları yeni araçlarla altyapılarını güçlendirdiklerini söyledi. 2014 İçin hedeflenen iş planı yeni müşteri potansiyeli ve stratejik hedefleri doğrultusunda 2014 yılı ciro hedeflerini ise 150 milyon TL olarak açıkladı. Kılıç, önümüzdeki yıl belirlenen hedef ciro kapsamında 2 milyon ton da yük taşımayı planladıklarını sözlerine ekledi.

Birgo aracılığı ile muhittinciftci blogundan gönderilmiştir.


 

Bir Makale

The International New Issues In SOcial Sciences Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme Remziye Gül Yurt Sağlık Bakanlığı rgulyurt@gmail.com Orcid : 0000-0003-3076-3423 Year : 2025 Number : 13 Volume : 2 pp : 279-306 Makalenin Geliş Tarihi Kabul Tarihi Makalenin Türü Doi : 08/12/2025 : 24/12/2025 : Araştırma makalesi : https://zenodo.org/records/18044127 İntihal/Plagiarism: Bu makale, en az iki hakem tarafından incelenmiş, telif devir belgesi ve intihal içermediğine ilişkin rapor ve gerekliyse Etik Kurulu Raporu sisteme yüklenmiştir. / This article was reviewed by at least two referees, a copyright transfer document and a report indicating that it does not contain plagiarism and, if necessary, the Ethics Committee Report were uploaded to the system. The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme Remziye Gül YURT Öz Son yıllarda boşanma oranlarındaki artış, evlilik oranlarındaki belirgin düşüş aile yapısına yönelik kaygıların oluşmasına yol açmaktadır. Bu kaygılar, özellikle aile içi bağların çözülmesi, aile yapısının erozyona uğraması ekseninde yoğunlaşmaktadır. Aile yapısındaki dönüşümlerin dijital çağın dinamikleriyle ilişkili olduğuna dair yaklaşımlar yaygınlaşırken, dijital teknolojilerin yaşamın tüm alanlarına nüfuz etme hızı da dikkat çekici biçimde artmaktadır. Bu makale, dijital çağın aile içi ilişkilere etkisini analiz etmek amacıyla kaleme alınmıştır. Bu doğrultuda dijital çağda aile, dijital bağımlılık ve dijital yalnızlık gibi kavramlara ilişkin literatür nitel araştırma yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Literatürdeki bulgular, aile yapısındaki çözülmenin ve aile içi ilişkilerdeki zayıflamanın tarihsel olarak sanayileşme süreciyle hız kazandığını; ancak dijital çağda yaygınlaşan dijital iletişim araçlarıyla bu dönüşümün çok daha ivmeli bir hâl aldığını göstermektedir. Bu çerçevede çalışma, ailenin temel işlevlerini, aile içi ilişkilerin bütünlüğünü dijital çağın baş döndürücü yenilikleri karşısında koruyabilmek için “dijital muhafazakârlık” kavramını önererek bu kavramın aile kurumu açısından sunduğu imkânları değerlendirmektedir. Anahtar kelimeler: Dijital çağ, dijital bağımlılık, dijital yalnızlık, dijital muhafazakârlık, dijital çağda aile ilişkileri. Risks of Family Relationship Disintegration and Preservation Strategies in the Digital Age: An Assessment within the Context of Digital Conservatism Abstract The increase in divorce rates and the significant decrease in marriage rates in recent years have led to concerns about the family structure. These concerns are particularly focused on the disintegration of intra-family ties and the erosion of the family structure. While approaches suggesting that transformations in the family structure are related to the dynamics of the digital age are becoming widespread, the speed at which digital technologies permeate all areas of life is also increasing remarkably. This article was written to analyze the impact of the digital age on intra-family relationships. In this context, the literature on concepts such as family in the digital age, digital addiction, and digital loneliness has been examined using a qualitative research method. The findings in the literature show that the disintegration of the The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 280 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. family structure and the weakening of intra-family relationships historically accelerated with the industrialization process; however, this transformation has become much more rapid with the widespread use of digital communication tools in the digital age. In this framework, the study proposes the concept of "digital conservatism" to protect the basic functions of the family and the integrity of intra family relationships in the face of the dizzying innovations of the digital age, and evaluates the opportunities that this concept offers for the family institution. Keywords: Digital age, digital addiction, digital loneliness, digital conservatism, family relationships in the digital age. 1. Giriş Dijital çağ, insanlık tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar hızlı, sınırsız ve görünmez bir dönüşümü beraberinde getirmiştir. Bu dönüşüm yalnızca kamusal alanların değil, toplumun en kadim ve mahrem kurumu olan ailenin de doğrudan etkilendiği bir dönüşüm sürecini ifade etmektedir. Bu çağda gerçekleşen iletişim yöntemi bireyler arasındaki etkileşim biçimlerini yeniden şekillendirmektedir. Dijital araçlarla gerçekleşen iletişimde bir yandan mekânsal sınırlar ortadan kalkarken, aynı zamanda bireyler arasında yeni mesafeler ortaya çıkmaktadır. Yüz yüze ilişkilerin yerini ekran aracılığıyla gerçekleşen yeni bir gündelik hayat ve yaşam şekli almaktadır. Dijital araçlarla şekillenen yeni iletişim yöntemleri hiç kuşkusuz aile içi bireylerin iletişimlerini derinden etkilemektedir. Aile, bir yandan dijital imkânların sağladığı olanaklardan faydalanırken diğer yandan yalnızlık, iletişimsizlik ve değer aşınması gibi risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Dolayısıyla 21. yüzyıl, dijitalleşmenin aile yapısı üzerindeki etkilerinin çok boyutlu biçimde tartışılmasını zorunlu kılan kritik bir dönem olarak öne çıkmaktadır. İletişim biçimlerinden kamu hizmetlerine, kültürel aktarım pratiklerinden siyasal söylemlere kadar geniş bir etki alanına sahip olan dijital teknolojiler, yalnızca teknik bir ilerleme değil, aynı zamanda değerler, normlar ve toplumsal yapılar üzerinde derin dönüşümler yaratan sosyolojik bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Dijital platformlar ideolojilerin, kimliklerin ve değer sistemlerinin üretildiği, dolaşıma sokulduğu ve yeniden müzakere edildiği başlıca alanlardan biri hâline gelmiştir. Dijitalleşmenin liberal, popülist veya küreselci söylemlerle ilişkisi yoğun biçimde tartışılırken, muhafazakâr değerlerin dijital çağda nasıl konumlandığı meselesi görece sınırlı bir alan olarak kalmıştır. Bu dönüşüm süreci, özellikle muhafazakâr The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 281 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. düşünce açısından dijital çağda değerlerin nasıl korunacağı, yeniden üretileceği ve aktarılacağı sorularını gündeme getirmektedir. Dijitalleşmenin hayatın her alanına hızla nüfuz etmesi bu teknolojilere yönelik eleştirel yaklaşımların giderek artmasına yol açmaktadır. Dijitalleşmeye yönelik eleştirilerin kümelendiği konular ahlaki aşınma, kültürel çözülme ve toplumsal yabancılaşma ile ilişkilendirmektedir. Bu teknolojilerden korunmanın çözümünü dijital alanın dışında kalmak olarak kurgulamak ve dijital mecraların sunduğu imkânları göz ardı etmek faydalı bir yaklaşım değildir. Her yenilik gibi dijital teknolojiler de hem fayda hem de riskleri eş zamanlı olarak barındırmaktadır. Bu bağlamda, dijital teknolojilerin olumsuz yönlerine odaklanmak, bu teknolojilerin sunduğu çok yönlü imkânları göz ardı etmek anlamına gelecektir. Oysa dijital platformlar, bilinçli ve stratejik biçimde kullanıldığında, kültürel ve ahlaki değerlerin görünür kılınması, aktarılması ve sürekliliğinin sağlanması açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu bakış açısından hareketle makale “dijital muhafazakârlık” kavramını tartışmaya açarak bireylerin dijitalleşmeye karşı edilgen bir savunma refleksi yerine, dijital alanı değer temelli bir üretim ve mücadele sahası olarak ele alan bir yaklaşımın önemini savunmaktadır. Uluslararası literatürde dijital muhafazakârlık kavramının özellikle Rusya bağlamında tartışmaya açıldığı görülmektedir. Eurasia 2.0: Russian Geopolitics in the Age of New Media adlı çalışmada dijital muhafazakârlık vatanseverlik, ulusal kimlik ve tarihsel hafızanın yeni medya aracılığıyla yeniden çerçevelenmesi bağlamında ele alınmakta; dijital platformlar, değerlerin aşındığı alanlar olmaktan ziyade ideolojik ve kültürel sürekliliğin sağlandığı stratejik mecralar olarak değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra Elena Kazachanskaya ve Alexey Mamychev tarafından kaleme alınan makale dijital dönüşüm çağında muhafazakâr hukuki düşüncenin, kamu sistemlerinin dijitalleşme süreçlerini etik, ahlaki ve sosyo-normatif düzenlemelerle birlikte ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu çalışmalar, dijital muhafazakârlığın dijital teknolojilere karşı bir mesafe koyma tutumundan ziyade, dijital alanı değerlerin korunması ve yeniden inşası için stratejik bir zemin olarak konumlandırdığını ortaya koymaktadır. Türkiye bağlamında ise dijital muhafazakârlık kavramının henüz sistematik bir çerçeveye oturtulmadığı görülmektedir. Türkiye’de yazın alanında dijitalleşme ile ilgili ele alınan çalışmalar çoğu zaman kültürel yozlaşma, The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 282 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. ahlaki erozyon veya dijital bağımlılık ekseninde tartışılmakta; dijital alanın değerleri koruyucu ve yeniden üretici bir potansiyel taşıyabileceği yeterince ele alınmamaktadır. Dijital muhafazakârlık kavramının ulusal literatürde yer almaması, bu alandaki tartışmaların dağınık ve kavramsal bütünlükten yoksun kalmasına yol açmaktadır. Bu durum, dijital çağda muhafazakâr değerlerin nasıl korunacağına ilişkin tartışmaların teorik derinlik kazanmasını zorlaştırmaktadır. Oysa dijitalleşmenin geri döndürülemez bir gerçeklik olduğu dikkate alındığında, değerleri korumanın yolu dijital alanın dışında kalmak değil, bu alanı değer temelli ilkeler doğrultusunda yeniden anlamlandırmaktan geçmektedir. Dolayısıyla kaleme alınan bu makale, Rusya literatüründe geliştirilen dijital muhafazakârlık tartışmalarından yola çıkarak, dijital çağda değerleri korumanın dijital platformlardan uzak durmakla değil, bu platformları bilinçli, etik ve normatif ilkeler çerçevesinde etkin biçimde kullanmakla mümkün olabileceğini savunmaktadır. Bu doğrultuda makalenin amacı, dijital muhafazakârlık kavramını kuramsal olarak tartışmak ve Türkiye bağlamında dijitalleşme-değer ilişkisine yönelik kavramsal bir katkı sunmaktır. Bu yönüyle makale, dijital çağda değerlerin korunmasına ilişkin tartışmalara yeni bir perspektif kazandırmakta ve dijitalleşme karşısında muhafazakâr düşüncenin değerlerin muhafazası ekseninde önemli bir rol üstlenebileceğini savunmaktadır. 2. Çalışmanın Amacı ve Beklenen Yararlar Bu çalışmanın temel amacı, dijitalleşmenin toplumsal ve kültürel yapılar üzerindeki dönüştürücü etkilerini, muhafazakâr değerler ekseninde ele alarak “dijital muhafazakârlık” kavramını kuramsal bir çerçeve içerisinde tartışmaktır. Dijital teknolojilerin aile yapısı, değer aktarımı ve gündelik yaşam pratikleri üzerindeki etkilerinden hareketle çalışma, dijital alanın muhafazakâr düşünce açısından yalnızca bir tehdit ya da kaçınılması gereken bir mecra olarak değil; değerlerin korunması, yeniden üretilmesi ve görünür kılınması açısından stratejik bir alan olarak nasıl konumlandırılabileceğini ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu bağlamda makale, dijitalleşmeye karşı edilgen bir savunma refleksi yerine, dijital alanı etik, normatif ve kültürel ilkeler doğrultusunda aktif biçimde kullanmayı öneren bir yaklaşımı savunmaktadır. Çalışmanın bir diğer amacı, uluslararası literatürde özellikle Rusya bağlamında geliştirilen dijital muhafazakârlık tartışmalarını Türkiye The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 283 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. bağlamına taşıyarak, dijitalleşme-değer ilişkisine ilişkin kavramsal bir boşluğu doldurmaktır. Türkiye’de dijitalleşmenin çoğunlukla kültürel yozlaşma, ahlaki aşınma ve bağımlılık gibi sorunlar etrafında ele alındığı dikkate alındığında, bu çalışma dijital alanın değer temelli bir üretim ve mücadele sahası olarak ele alınabileceğini göstermeyi amaçlamaktadır. Böylece muhafazakâr düşüncenin dijital çağda nasıl bir konum alabileceğine dair teorik bir tartışma zemini oluşturulmaktadır. Beklenen yararlar açısından değerlendirildiğinde bu çalışmanın, dijital muhafazakârlık kavramını sistematik biçimde ele alarak ulusal literatüre kavramsal ve teorik bir katkı sunması beklenmektedir. Ayrıca dijitalleşmenin aile, değerler ve kültürel süreklilik üzerindeki etkilerine ilişkin tartışmalara çok boyutlu bir bakış açısı kazandırarak, dijital teknolojilerin bilinçli ve etik kullanımına yönelik farkındalık oluşturması amaçlanmaktadır. Bu yönüyle çalışma, dijital çağda muhafazakâr değerlerin korunmasına ilişkin akademik tartışmalara yeni bir perspektif sunmakta; politika yapıcılar, akademisyenler ve toplumsal aktörler için dijital alanın değer temelli biçimde nasıl değerlendirilebileceğine dair düşünsel bir çerçeve sağlamaktadır. 3. Araştırmanın Yöntemi ve Kapsamı Modernleşme, kentleşme, sanayileşme ve medya teknolojilerinin aile yapısında değişime-dönüşüme yol açtığı literatürde tartışılan konular arasındadır. Ancak dijital çağın hız, erişilebilirlik, sınırların belirsizleşmesi ve bireysel iletişim pratiklerini yeniden tanımlaması gibi özellikleriyle aile yapısında ve aile içi ilişkilerde nasıl bir sürecin yaşanabileceğine dair çalışmalar sınırlı sayıdadır. Makale literatürde yer alan bu sınırlı çalışmalardan biri olmakla birlikte tartışmaya açtığı dijital muhafazakârlık kavramıyla hem teknolojinin hızına uyum sağlamayı hem de aile kurumu gibi kadim yapıları korumayı hedefleyen çift yönlü bir strateji sunmaktadır. Bu çerçevede makale, dijital teknolojilerin yol açtığı risk ve tehditleri asgariye indirmek amacıyla dijital muhafazakârlık kavramını teorik ve pratik boyutlarıyla tartışmaya açan disiplinlerarası bir yaklaşımla literatüre katkı sunmayı hedeflemektedir. Bu çalışma, dijital çağın aile ilişkileri üzerindeki etkilerini bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek amacıyla nitel derleme yöntemi kullanılarak hazırlanmıştır. Derleme yöntemi, belirli bir konuya ilişkin mevcut literatürü The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 284 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. sistematik bir çerçevede incelemeyi, bulguları karşılaştırmayı ve alandaki eğilimleri ortaya koymayı mümkün kılmaktadır. Bu doğrultuda çalışma kapsamında dijital çağ, dijital bağımlılık, dijital yalnızlık, dijital ebeveynlik ve dijital muhafazakârlık gibi kavramları ele alan ulusal ve uluslararası akademik yayınlar incelenmiştir. Araştırma sürecinde öncelikle konu ile ilgili temel kavramlar belirlenmiş; ardından bu kavramlarla ilişkili çalışmalar, belirlenen temalar doğrultusunda sınıflandırılmıştır. Çalışmaların seçiminde, konuyla doğrudan ilişkili olması, alana katkı sunması ve güncel literatürü temsil etmesi temel ölçütler olarak benimsenmiştir. Elde edilen bulgular, aile yapısındaki dönüşümleri tarihsel, sosyolojik ve dijital bağlamlarda ele alan teorik yaklaşımlar ışığında yorumlanmıştır. Bu yaklaşım sayesinde, dijital çağın aile ilişkilerini nasıl dönüştürdüğüne dair çok boyutlu bir değerlendirme yapılmış ve “dijital muhafazakârlık” kavramı bu dönüşümün anlaşılmasında bir analitik çerçeve olarak tartışılmıştır. Bu yöntem doğrultusunda çalışma, mevcut literatürü sentezleyerek alandaki güncel eğilimleri görünür kılmayı, dijital çağda aile kurumuna yönelik risk ve imkânları akademik bir zeminde ortaya koymayı amaçlamaktadır. 4. Dijital Çağda Bağımlılık ve Yalnızlık Dijital çağ, dijital devrim ve dijitalleşme olarak adlandırılan 21. yüzyıl, insanlık tarihindeki en önemli devrimlerden biri olarak kabul edilmektedir. Bu devrimin fitilini ateşleyen ilk adım, Amerikalı bilim insanları tarafından 1947 yılında üretilen transistördür (Özdoğan, 2017:25). Transistörün elektronik cihazların temel bileşeni hâline gelmesi, bilgisayar sistemlerinin ortaya çıkmasını ve bilgilerin dijitalleşmesini sağlamıştır (Özdoğan, 2017:27). Dijital iletişimin ana kaynağı olan internetin doğuşu ise 20. yüzyılın üçüncü çeyreğine dayanmaktadır. Amerika Savunma Bakanlığına bağlı bir birim olan Advanced Research Projects Agency (ARPA) tarafından 1957 yılında kesintisiz bir iletişim ağı kurularak internetin ilk adımı atılmıştır. Bu gelişmeyi takiben 1960 yılında ARPANET projesi kapsamında internetin kullanım alanını yaygınlaştırılmıştır. Büyük bilgisayarlar arasında bağlantılar kurularak paylaşım yapabilen ağlar oluşturulmuş ve zamanla üniversiteler ile diğer kurumlar da bu ağa dahil edilmiştir. Farklı işletim sistemine sahip bilgisayarların ağa bağlanmasıyla “İNTERNET” adı verilen küresel bir network meydana gelmiştir (Yıldırım, 2021:3). Bu networkün The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 285 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. gelişim ivmesi ve kullanım alanı her geçen gün katlanarak artmıştır. Dijital araçlarla iletişim kurulabilmesi, bilgiye kolay erişim sağlanması ve birçok hizmetin kısa sürede mekândan bağımsız şekilde sunulabilmesi, dijital çağın küresel zeminde hızla benimsenmesini sağlamıştır (Yetkin & Coşkun, 2021:2). 20.yüzyılda televizyon ve radyo gibi “geleneksel medya” araçları, bireylerin yüzyıllardır sürdürdüğü iletişim pratiklerini köklü biçimde dönüştürmüşken (Alkan, 2023: 15), 21. yüzyıl bu dönüşümün çok daha kapsamlı bir versiyonuna tanıklık etmektedir. Günümüzde cep telefonları, dijital kameralar, sosyal medya platformları ve çeşitli dijital iletişim teknolojileri, gündelik yaşamın merkezine yerleşmiş ve bireylerin etkileşim biçimlerinin başat belirleyicileri hâline gelmiştir (Akar, 2025:10). Devlet yönetiminden bürokratik süreçlere, ticaretten alışveriş kültürüne; eğitim politikalarından sağlık hizmetlerine kadar hemen her alanda dijital dönüşüm belirgin bir etki oluşturmaktadır (Yurt, 2025:26). Dijital iletişimin en belirgin avantajı, zaman ve mekân sınırlamasından bağımsız olarak, anlık, dijital platformların mevcut olduğu sahalarda kullanılabilmesidir. Bu sayede milyonlarca, hatta milyarlarca bireyin aynı anda iletişim kurması mümkündür. Fiziki sınırlardan bağımsız olarak dijital uygulamalar sayesinde kişilerarası iletişim tek bir tıklamayla kolaylaşmıştır. Mektup, telefon ve telgraf gibi klasik iletişim araçlarıyla kıyaslandığında, dijital dünyanın iletişim açısından sunduğu olanaklar insanlık için paha biçilemez niteliktedir. Dijital iletişimin bu hızda yaygınlaşması bu araçlara yönelik kaygıların zaman içinde artmasına yol açmaktadır. Bu araçlar yoluyla kurulan dijital sosyalleşmelerin, aile üyeleri arasındaki iletişimi zayıflattığına, aile içi bağlara zarar verdiğine yönelik endişeler medyada ve akademik platformlarda geniş yer bulmaktadır (Duran, 2022: 13). Hayatın tüm katmanlarına nüfuz eden bu dijitalleşme sürecinin aile içi ilişkileri yönlendirme ve dönüştürme gücünün giderek artması, dijital teknolojilere ve dijital iletişim biçimlerine yönelik eleştirel yaklaşımların doğmasına zemin hazırlamıştır. Bu çağın kavramları da kuşkusuz dijital ön ekiyle her geçen gün genişlemekte ve kullanım alanları yaygınlaşmaktadır. Dijital sağlık, dijital eğitim, dijital bankacılık, dijital kurumlar (e-devlet, e-vergi, e-imza), dijital oyunlar ve dijital ticaret dijitalleşmenin somut örneklerinden yalnızca birkaçıdır. Bununla birlikte dijital iletişim, dijital yalnızlık, dijital din ve dijital toplum gibi soyut kavramlar da giderek yaygınlaşmaktadır. The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 286 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. Önümüzdeki yıllarda dijital ön ekiyle birçok yeni somut ve soyut kavramın türeyeceği kaçınılmazdır. Çünkü her yeni gelişme, dijital hizmetler ve araçların kullanım alanını genişletirken, aynı zamanda bu yenilikler bireylerin günlük yaşamına da entegre olmaktadır. Dijital çağda öne çıkan ve giderek yaygınlaşan bağımlılık türlerinden biri de dijital bağımlılıktır (Yengin, 2019:2). Bu kavram, ilk kez 1995 yılında Ivan Goldberg tarafından literatüre kazandırılmış ve ardından Amerika medyasında “internet addiction” olarak yer bulmuştur (Ersoy & Ağlar, 2024:3; Yıldırım, 2021:7). Kimberly Young tarafından dijital bağımlılığı araştırmak üzere kurulan araştırma merkezi ve geliştirilen bağımlılık testleri dijital bağımlılık alanındaki bilimsel çalışmalara öncülük etmiştir (Havalı, 2024:20). Bağımlılık bir nesneye, kişiye, objeye duyulan önlenemez istek, iradenin yetersiz kalması veya başka bir iradenin etkisi altında olma durumu olarak tanımlanabilir. Dijital bağımlılık ise, bireyin kendisini yeterli hissetmeme dürtüsüyle tetiklenen, teknolojik ve davranışsal bir bağımlılık türüdür (Özsarı & Deli, 2023:2). Bu bağımlılık türünde bireyin zihni sürekli dijital öğelerle meşgul olmaktadır. Birey zamanla dijital araçlardan kopamamaktadır. Birey, bu araçlara erişim sağlayamadığında huzursuz, gergin, kaygılı, mutsuz bir durum sergilemektedir. Dijital bağımlılığın şiddeti, haftalık 40-48 saate varan internet kullanımına kadar ulaşabilirken birey dijitali kullanma isteğinin önüne geçmekte zorlanmaktadır. Bağımlılık düzeyine ulaşan bireylerde, internete bağlı olunmayan zamanın önemi kaybolmakta, saldırganlık gibi davranışsal değişiklikler ortaya çıkmaktadır. Günlük yaşamda sorumlulukların yerine getirilmesinde aksaklıklar meydana gelirken iş, okul ve aile hayatındaki görevler ihmal edilmektedir. Zamanla bağımlı bireyler, evden dışarı çıkamama gibi ciddi sorunlarla karşılaşabilmektedir (Alyanak, 2016: 1). Literatürde dijital bağımlılık ile ilgili yapılan araştırmaların büyük bir bölümünde olumsuz aile ilişkilerinin yaşandığı ortamlarda bağımlılığın daha yaygın olduğu vurgulanmaktadır. Dijital bağımlılığa yol açan çalışma sonuçları makalenin “literatürde dijital bağımlılık ve aile ilişkileri” başlığında ele alınmıştır. Dijital Yalnızlık The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 287 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. Yalnızlık kavramı, Türkçe sözlükte “yalnız olma, kimsenin bulunmaması durumu” olarak tanımlanmaktadır. Ancak Türk Dil Kurumu (TDK), 2024 yılında “kalabalık yalnızlık” kavramını yılın kelimesi olarak açıklayarak, bu kavrama olan ilgiyi önemli ölçüde artırmıştır (Karayaman, Boz, Şener, & Güler, 2025:1). TDK’nın internet sitesinde halk oylamasına sunulan “merhamet”, “yabancılaşma”, “algoritma”, “yozlaşma”, “yapay zekâ” ve “dijital yorgunluk” kelimeleri arasından seçilen “kalabalık yalnızlık”, birey toplum ilişkisi hakkında birçok mesaj barındırmaktadır (tdk.gov.tr, 30 Temmuz 2025). Yaklaşık bir milyon kişinin katılımıyla yapılan oylamada bu kavramın seçilmesi, birey-toplum, sosyoloji ve psikoloji zemininde kapsamlı araştırmaların önemini göstermektedir. Aynı zamanda kavram, toplumsal ve sosyolojik dönüşümün hangi yönlere evrilebileceği konusunda uyarıcı bir niteliğe sahiptir. Birbirine zıt anlamlar taşıyan “kalabalık” ve “yalnızlık” kelimelerinin bir arada kullanılması ilk bakışta tezat gibi görünse de kavramın derinlemesine incelenmesi bireylerin içinde bulunduğu durumun ne denli travmatik olabileceğini ortaya koymaktadır. Carl Gustaw Jung’un yalnızlık ile ilgili tanımı, bu kavramın bireylerin yaşadığı durumu özetler niteliktedir. Jung’a göre yalnızlık, bireyin yanında kimsenin olmaması değil; bireye ait duygu, düşünce ve fikirlerin karşı tarafa iletilememesi veya kabul görmemesidir (Deveoğlu, 2024:2). Literatürde dijitalleşme ve yalnızlık arasındaki ilişki üzerine birçok araştırma bulunmaktadır. Alkan, Alyanak, Deveoğlu, Göldağ, Kavlak, Yıldırım, Şen & Erol, bu ilişkinin farklı boyutlarını inceleyen çalışmalara örnek olarak gösterilebilir. Araştırmalar, yalnızlığa yol açan çeşitli etmenleri ortaya koymaktadır. Aile içi olumsuz ilişkiler, dijital araçlar, dijital oyunlar, dijital hedonizm, anlaşılmama hissi, mobbing ve boşluk hissi bunlardan sadece birkaçıdır. Ancak ortak olarak vurgulanan ve dikkat çeken unsur, aile içi olumsuz ilişkilerden kaynaklanan yalnızlıktır. İnsan doğası, temel fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarından sonra ait olma, sevilme, sayılma ve anlaşılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu ihtiyaç, Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin üçüncü basamağında, sosyal aidiyet basamağı olarak yer almaktadır. Birey, bu ihtiyacını sevgi, sosyal yakınlık ve dostluk ilişkileriyle karşılamaktadır (Şengöz, 2022:4). Ancak aile içinde ait olma, anlaşılma, sevgi ve değer görme ihtiyacı karşılanamadığında birey, bu boşluğu farklı kanallarla doldurmaya çalışabilmektedir. Bireyin iş, okul ve The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 288 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. sosyal hayatındaki ilişkiler zaman zaman sekteye uğrayabilmektedir. Bu durumlara aile içi iletişimsizlik, anlaşılmama ve değersizlik hissi eşlik ettiğinde bireysel izolasyonla başlayan yalnızlık zamanla bireyi dijital dünyanın zeminine sürükleyebilmektedir. Hayatın neredeyse her alanına entegre olmuş ve mekândan bağımsız sayısız seçenek sunan dijital dünya, bireyleri sanal bir çevreyle kuşatırken bireylerin yalnızlıklarını derinleştirmektedir. Bu yalnızlaşmanın sonucunda, aile ve toplum içindeki iş birliği, dayanışma ve yardımlaşma gibi değerlerin önemi zamanla azalmaktadır. Bireylerde yabancılaşma ve aidiyet duygularının kaybolması kaçınılmaz hâle gelmektedir. Oysa insan, yaratılış itibarıyla toplumsal bir varlıktır ve tarih boyunca milletlerin, devletlerin oluşumunda toplumsal bağlar belirleyici bir rol oynamıştır. Gerçek anlamda tarihin öznesi olabilmek, güçlü toplumsal bağlarla bir arada yaşamakla mümkündür. Toplumlar, rastlantısal olarak bir araya gelmiş yığınlar değildir. Toplumları bir arada tutan, birlikte yaşamalarını sağlayan ortak tarih, sosyal ve kültürel bağlardır. Bu bağlar zamanla güçlenebileceği gibi gevşeyip çözülme tehlikesi de taşımaktadır. Toplumun hangi yöne evrileceği ortak irade ve birlikte yaşama kararlılığıyla doğrudan bağlantılıdır (Çapcıoğlu, 2024: 17-18). Ancak “kalabalık yalnızlık” içinde yaşayan bireylerin artışı, bireylerde birlikte yaşama arzusunun azalmasına yol açacaktır. Bu durumda nihai olarak toplumsal bağların çöküşüne zemin hazırlayacaktır. Dijitalleşme ve Muhafazakârlık Muhafazakârlık Latince’de korumak, saklamak, muhafaza etmek, tutmak gibi anlamlara gelen conservare sözcüğüne dayanmaktadır (Güngörmez, 2004:2). Kavram Ortaçağ’da yasaları, düzeni, belli grupları koruyan, kollayan anlamında “Conservator” terimiyle kullanılmıştır (Akkaş, 2003:2). Arapça sözlükte koruma, himaye etme, gözetme anlamlarına gelen hafaza kökünden türemiştir. Türkçe sözlükte de muhafaza etme, koruma anlamına gelmektedir. Muhafazakârlık kavramının Türkçe’de conservatismin karşılığı olarak ne zamandan itibaren kullanıldığı net olarak bilinmemekle birlikte geleneği koruma sürekliliği ifade etme anlamı uzun bir geçmişe dayanmaktadır (Çamurdaş, 2023:2). Muhafazakârlık modern siyasi bir ideoloji olarak Fransız Devrimi’ne karşı bir tepki hareketi olarak Edmund Burke’ün (1729-1797) fikirleriyle şekillense The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 289 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. de bir yaşam formu, bir düşünce şekli olarak kökeni 4. yüzyılın Kilise babalarından Saint Augustin’e, hatta Antik Yunan’a Aristo’ya kadar uzanmaktadır (Yurt, 2025:16). Edmund Burke tarafından kaleme alınan “Reflections on the Revolution in France 1790 (Fransız İhtilali Üzerine Düşünceler 1790)” muhafazakâr geleneğin en üst referans metni olarak kabul edilmektedir (Beneton, 2016: 15). Muhafazakârlıkla ilgili yaygın kabul, bu düşünce geleneğinin değişime bütünüyle karşı olduğu yönündedir. Ancak bu yaklaşım, muhafazakârlığın gerçek doğasını tam olarak yansıtmamaktadır. Muhafazakârlığın değişime bakışı, kökten ve ani dönüşümlere direnmekle birlikte, değişimin tedrici, kontrollü ve toplumsal istikrarı gözeten bir biçimde gerçekleşmesi gerektiği yönündedir. Nitekim literatür incelendiğinde muhafazakârlığın zaman içerisinde “neo-muhafazakârlık” ve “Yeni Sağ” gibi farklı biçimlere evrilerek dönemin toplumsal ve siyasal koşullarına uyum sağladığı görülmektedir (Yurt, 2025:27). Aile kurumu, insanlık tarihi boyunca toplumsal düzenin köklü yapılarından biri olarak varlığını muhafaza etmiştir. Bu kurum, “bireylerin sosyal bir varlık olmayı öğrendikleri ilk etkileşim ağı olması nedeniyle bireysel hayatlar ve toplum hayatı için en temel kurumdur” (Dikeçligil, 2012:24). Biyolojik, psikolojik, ekonomik, sosyolojik ve hukukî boyutlarıyla aile; üyeler arasındaki ilişkileri belirli normlara bağlayan, toplumun kültürel ve karakteristik özelliklerini kuşaktan kuşağa aktaran ve en yoğun birincil ilişkilerin yaşandığı temel sosyalleşme ortamını oluşturan bir kurumdur (Zorlu, 2025:2). Muhafazakâr düşünce geleneğinde aile, toplumsal yapının inşasında ve sürekliliğinde merkezi bir konuma sahiptir. Toplumsal hayatın en eski kurumu olan aile, yalnızca biyolojik bir birliktelik değil; aynı zamanda değerlerin aktarımını, otoritenin meşruiyetini ve toplumsal düzenin devamlılığını sağlayan temel bir yapı olarak görülmektedir. Muhafazakâr ideolojinin erken dönem teorisyenlerinden Louis de Bonald’a göre aile toplumsal ve siyasal düzenin küçük bir yansıması niteliğindedir (Güler, 2016:127). Muhafazakâr düşüncede aile, bireyin kimlik kazanma sürecinde belirleyici bir kurumsal yapı olarak konumlandırılmaktadır. Aile, bireylerine yalnızca aidiyet duygusu kazandırmakla kalmaz; aynı zamanda onları toplumsal hayata hazırlayarak belirli roller ve konumlar üzerinden toplumsal yapı içine dâhil eder. Bu yönüyle aile, birey ile toplum arasındaki temel aracı The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 290 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. kurumlardan biri olarak işlev görmektedir. Thomas Fleming de benzer biçimde, bireyin esas kimliğini oluşturan tarihsel süreklilik ve gelecek tasavvurunun aile aracılığıyla şekillendiğini ileri sürmektedir. Fleming’e göre insan doğası gereği unutkandır; buna karşılık aile, kuşaklar arası aktarımı mümkün kılan kolektif bir hafıza işlevi üstlenmektedir. Talcott Parsons, aile kurumunun toplumsal düzen içindeki rolünü; neslin devamlılığının sağlanması, bireylerin sosyal ve psikolojik rehabilitasyonu ile toplumsal norm ve değerlerin aktarımını sağlamak şeklinde üç temel işlev üzerinden tanımlamaktadır (Çaha, 2004: 8). Aile, bireylerde topluma ve devlete yönelik sevgi, aidiyet ve bağlılık duygularının gelişmesinde merkezi bir işleve sahiptir. Toplumsal bütünlüğün ve siyasal istikrarın sürdürülebilirliği, bireyler arasındaki bu duygusal ve normatif bağların gücüne doğrudan bağlıdır. Sevgi ve bağlılık temelinde inşa edilmemiş toplumların ve devlet yapıların çözülmeye daha açık olduğu görülmektedir. Bu bağlamda aile değerlerine yönelen herhangi bir tehdidin zamanında engellenememesi, söz konusu tehdidin giderek derinleşmesine ve yalnızca aile kurumunu değil, toplumsal düzeni ve nihai aşamada devletin bütünlüğünü hedef alan yapısal bir soruna dönüşmesine zemin hazırlamaktadır (Gilbert, 2016:74). Durkheim, toplumsal yapıda ortaya çıkan anomi ve yabancılaşma olgusunu, toplumun ortak değer dünyasında meydana gelen çözülmeyle ilişkilendirmektedir. Ona göre toplumsal düzenin zayıflaması ani bir kırılmanın sonucu değil, daha derin ve kademeli bir sürecin ürünüdür. Bu çözülme sürecinin ilk aşaması ise aile kurumunda başlamaktadır. Aile bağlarının zayıfladığı ve aileye atfedilen değerlerin aşındığı toplumlarda, kolektif bilinç giderek güç kaybetmekte; buna bağlı olarak toplumsal bağların ve ortak değerlerin çözülmesi kaçınılmaz hâle gelmektedir (Çaha, 2004:8). Türk sosyoloji geleneğinde Ziya Gökalp, aileyi yalnızca bireylerin bir araya geldiği özel bir alan olarak değil, ulusun varlığını sürdüren ve kültürel sürekliliği sağlayan merkezi bir yapı olarak ele alır. Ona göre aile, toplumsal dirliği teminat altına alan, millî değerleri nesilden nesile aktaran ve ulusal bütünlüğü güçlendiren bir çekirdek kurumdur. Bu yaklaşım, aileyi hem ahlaki hem de ulusal sorumluluk alanı olarak konumlandırmaktadır. Benzer şekilde İhsan Sezal da aileyi toplumsal düzenin inşasında ve kurumsallaşmasında başlangıç noktası olarak değerlendirir. Sezal’in The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 291 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. perspektifinde aile, birey ile toplum arasındaki bağın kurulduğu; toplumsal yapının canlılığını, dayanıklılığını ve sürekliliğini güvence altına alan temel örgütlenme biçimidir (Kır, 2011:2). Bu makalenin odağı gereği, aile kurumunun önemine ilişkin tanımlar sınırlı tutulmuş; esas amaç olarak dijital çağın aile yapısı üzerindeki etkilerini irdelemek ve bu yeni çağda aileyi korumaya yönelik stratejiler geliştirmek benimsenmiştir. Literatürdeki çalışmalar, geleneksel aile modelinin tarihsel süreç içerisinde çekirdek aile formuna evrildiğini; dijital çağla birlikte çekirdek yapısının da farklılaşarak çoklu aile tipolojilerine dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Araştırmalar, aile yapısındaki çözülme eğiliminin Sanayi Devrimi sonrasında hız kazanan kentleşme ve göç süreçleri, kadın hakları mücadelesi, eğitimde fırsat eşitliğinin genişlemesi, kadınların iş gücüne aktif katılımı gibi çeşitli toplumsal dinamiklerle bağlantılı olduğunu vurgulamaktadır (Turgut, 2017:18). Bunun yanı sıra aile içi ilişkilerin belirgin biçimde zayıfladığı; tek ebeveynli aileler, dijital aileler, arkadaş temelli aile yapıları ve çocuksuz aile modelleri gibi yeni aile formlarının dijital çağın ilk çeyreğinde dikkat çeken bir seviyede artış gösterdiği literatür bulgularındandır (Bayer, 2013:12). Dolayısıyla aile yapısındaki dönüşüm çok boyutlu nedenlerle şekillenmekte olup bu nedenlerin etkisi, dijitalleşmenin hızlandırıcı niteliğiyle günümüzde daha görünür ve daha belirgin hale gelmiştir. Dijital Muhafazakârlık 2016 yılında yayımlanan Russian Geopolitics in the Age of New Media (Yeni Medya Çağında Rus Jeopolitiği) adlı eserde, dijitalleşmenin jeopolitik yapılar üzerindeki etkileri ele alınmaktadır. Anılan eserde Rusya’daki bölgelerin yerel ve jeopolitik mekânsal kimliklerine ilişkin anlatıların dijital platformlar aracılığıyla inşa edilmesi, bölgesel öz belirlemeye yönelik politik bir yönelimin oluşturulmasıyla ilişkilendirilmektedir. Bu anlatıların, “dijital jeopolitik” kavramını görünür ve analiz edilebilir bir olgu hâline getirdiği; dolayısıyla Rusya’daki sosyologlar tarafından incelenmesi gerektiği eserde vurgulanan temel hususlar arasındadır. Eserde özellikle dikkat çeken bölümlerden biri, “Digital Conservatism: Framing Patriotism in the Era of Global Journalism” (Küresel Gazetecilik Çağında Vatanseverliğin Çerçevelenmesi) başlığıdır (Bassin ve diğerleri, 2016:185). Bu başlıkta yazar, The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 292 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. Rusya’nın yeni medya ortamı içerisinde gelenekselci ve muhafazakâr anlatıların nasıl yeniden üretildiğini incelemektedir. Dijital platformların yalnızca teknik araçlar olmadığı, aksine tarihsel hafıza, ulusal kimlik ve muhafazakâr değerlerin dolaşıma sokulduğu ideolojik mekânlar hâline geldiği vurgulanmaktadır. Eserde dijital gazetecilik, devletle uyumlu aktörler ile taban hareketlerinin çevrimiçi katılım pratiklerini bir araya getirerek muhafazakâr bir jeopolitik dünya görüşünü pekiştiren stratejik bir mecra işlevi görmektedir. Böylece dijital muhafazakârlık; medya biçimi, siyasal ideoloji ve ulusal kimliğin, Rusya’nın Sovyet sonrası coğrafyadaki jeopolitik hedefleri çerçevesinde karşılıklı olarak birbirini ürettiği bir olgu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu yönüyle dijital muhafazakârlık, geleneksel değerlerin dijital formlar içinde yeniden üretilmesini ifade eden bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu eserde “dijital muhafazakârlık” kavramının kullanılması uluslararası literatür açısından bir ilki barındırmakla birlikte muhafazakârlığın dijital çağda kendini yenilemesi ve dijital bir forma evrilmesinin kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu göstermektedir. Dijital muhafazakârlığın konu edindiği başka bir çalışma Elena Kazachanskaya ve Alexey Mamychev tarafından kaleme alınan makalede yer almaktadır. Anılan yazarlar “Conservatism and Conservative Legal Thinking: The Era of Public Systems’ Digital Transformation (Muhafazakârlık ve Muhafazakâr Hukuk Düşüncesi: Kamu Sistemlerinin Dijital Dönüşümü Çağı) başlıklı makalede muhafazakârlığın genel kavramsal yapısını tartıştıktan sonra, dijital dönüşümün hukuki ve sosyal etkileri bağlamında muhafazakâr düşüncenin nasıl konumlanması gerektiğini belirtirler. Kazachanskaya ve Mamychev dijital teknolojilerin hızla kamu sistemlerine entegre olduğu bir dönemde, muhafazakâr hukuki düşüncenin salt geleneksel değerleri korumaya dönük değil, aynı zamanda dijitalleşme süreçlerini bu değerlerle uyumlu bir şekilde düzenlemeye odaklanan bir çerçeve geliştirmesi gerektiğini savunurlar. Söz konusu çalışmada toplumsal yaşamda dijital teknolojilerin geliştirilmesi ve etkin biçimde kullanılabilmesi için doktrinel nitelikte hukuki ve düzenleyici politikaların yanı sıra etik standartlar ve ahlaki ilkelerin oluşturulmasının gerekliliğine vurgu yapılmaktadır. Kazachanskaya ve Mamychev’e göre, 21. yüzyılda güçlü bir devlet yapısının inşası açısından dijital ortamda sunulan hizmetlerin; deontolojik kodlar, biyolojik tehditler ve çevresel riskler dikkate alınarak tasarlanması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, dijital çağın The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 293 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. gereklerine uyum sağlayabilmek için kamu yönetiminde ve kamu hizmetlerinde gerçekleştirilen dijital dönüşümlere ek olarak, sosyo-normatif düzenlemelerin de hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmektedir (Kazachanskaya ve Mamychev, 2021:447-455). Bu çerçevede dijital muhafazakârlık, dijitalleşmenin değerler üzerinde yarattığı dönüştürücü etkilere karşı geliştirilen savunmacı bir refleks olmanın ötesinde, dijital çağın imkânlarını dikkate alan kurucu bir yaklaşım olarak değerlendirilmelidir. Uluslararası literatürde özellikle Rusya örneğinde görüldüğü üzere, dijital platformlar muhafazakâr değerlerin aşındığı değil, aksine yeniden üretildiği ve dolaşıma sokulduğu stratejik alanlar hâline gelebilmektedir. Kazachanskaya ve Mamychev’in dijital dönüşüm bağlamında muhafazakâr hukuki düşünceye ilişkin ortaya koyduğu normatif çerçeve, dijitalleşmenin etik, ahlaki ve toplumsal sorumluluk ilkeleriyle birlikte ele alınması gerektiğini açık biçimde göstermektedir. Türkiye bağlamında ise dijitalleşme sürecinin hızına karşın, değerlerle dijital platformlar arasındaki ilişkinin henüz kavramsal ve kuramsal bir bütünlük içinde ele alınmadığı görülmektedir. Bu durum, dijital çağda değerleri koruma ve aktarma çabalarının dağınık ve tepkisel bir düzeyde kalmasına yol açmaktadır. Dolayısıyla dijital muhafazakârlığın kuramsal bir çerçeve olarak tartışmaya açılması, dijitalleşmenin kaçınılmazlığı karşısında değerlerin korunmasına yönelik yeni ve sistematik bir düşünme biçimi sunmaktadır. Bu çerçevede sınırların görünmez hâle geldiği, küresel kültür ve değer aktarımının hızlandığı ve dijital teknolojilerin yaşamın tüm alanlarına nüfuz ettiği bu dönemde Türkiye açısından da aileyi, bireyi, kimliği, inancı, değerleri koruyan, kamusal alanlardaki gerçekleşecek olan dijital dönüşümlerin her kademesinde koruyucu çerçeveye duyulan ihtiyaç giderek artmaktadır. Bu ihtiyacı en kapsamlı biçimde karşılayan ve söz konusu dönüşümü teorik olarak açıklayan yaklaşım dijital muhafazakârlık perspektifidir. Dijital muhafazakârlık perspektifi, insanı merkeze alan tüm değerleri ailenin, kimliğin, inancın, tarihin, kadim kültürel mirasın ve hatta insan psikolojisinin- dijital çağın dönüştürücü ve çoğu zaman aşındırıcı etkilerinden korumayı amaçlayan kapsamlı bir stratejik çerçeve sunmaktadır. Bu bağlamda dijital sınırların belirlenmesi, ekran sürelerinin denetimi, sosyal medya kullanımının kontrollü biçimde düzenlenmesi ve The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 294 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. bireyin özel alanının korunması temel stratejik başlıklar olarak öne çıkmaktadır. Bu makalenin odağında ise aile kurumunun korunmasına yönelik dijital muhafazakârlık stratejiler yer almaktadır. 5. Dijital Muhafazakârlık Stratejileri Dijital Sınırların Belirlenmesi Dijital çağın diğer tarihsel dönemlerden ayırt edici özelliği, fiziksel sınırların anlamını yitirmesidir. Artık kıta, ülke veya sınır kavramları dijital mecralarda büyük ölçüde erimektedir. Bireylerin paylaşımları, saniyeler içinde uçsuz bucaksız mesafeleri aşarak dünyanın herhangi bir noktasındaki bireylerin erişimine açılmaktadır. Sosyal medya platformları üzerinden bireyler, toplumsal, kültürel ve sosyal içeriklere sürekli maruz kalmaktadır. Bu bağlamda, bireylerin sahip oldukları kültürel değerleri ve kadim mirası koruyabilmeleri, dijital araçları ve sosyal medyayı bilinçli, kontrollü ve iradeli bir şekilde kullanmalarını zorunlu kılmaktadır. Dijital mecraların bilinçli kullanımı, yalnızca bireysel değil, aynı zamanda aile içi ilişkilerin sağlıklı biçimde sürdürülmesi açısından da hayati öneme sahiptir. Ekran süresinin sınırlandırılması, özellikle çocuklar için güvenli içerik filtrelerinin uygulanması, özel alan ve mahremiyetin korunması, bu alanların dijital mecralarda paylaşılmaması temel dijital muhafazakârlık stratejilerini oluşturmaktadır. Aile Değerlerinin Dijital Ortama Taşınması Dijital ortamda aile değerlerinin -yardımlaşma, koruma, işbirliği, merhamet, sevgi, saygı vb.- paylaşılması ve ailenin toplumsal önemi üzerine üretilen içerikler, söz konusu mecralarda ailenin işlevinin ve öneminin sürekli hatırlanmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Bu tür paylaşımlar, aile bireyleri arasında etkili iletişimi teşvik ederek, karşılıklı anlayış ve işbirliği ortamını güçlendirmektedir. Özellikle rehber niteliğindeki içerikler, aile içi karar alma süreçlerinde farkındalık yaratmakta, çatışma yönetimi ve duygusal destek mekanizmalarının geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, bu paylaşımlar, bireylerin aile değerlerini içselleştirmesini destekleyerek, toplum genelinde kültürel ve ahlaki normların korunmasına dolaylı yoldan hizmet etmektedir. Sonuç olarak, aile değerlerinin dijital zeminde görünür kılınması ve bu değerlerin sürdürülebilir biçimde paylaşılması, dijital muhafazakârlık stratejileri açısından hem bireysel hem de toplumsal açıdan kritik bir rol oynamaktadır. The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 295 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. Eğitim ve Farkındalık Stratejileri Dijital ortamda paylaşılan içeriklerin bireyler üzerindeki olumsuz etkilerine yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları, dijital muhafazakârlık stratejilerinin önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. Bu çalışmaların özellikle aile yapısı, aile içi ilişkiler ve aile üyeleri bağlamında yürütülmesi ayrı bir önem taşımaktadır; çünkü aile, toplumu bir arada tutan temel işlevlerden birine sahiptir. Aile yapısının zayıfladığı toplumların uzun vadede sürdürülebilir olması mümkün değildir. Bireyler toplumsal değerleri, kültürel mirası ve insana, ahlaka ilişkin normları ilk olarak aile içinde öğrenmektedir. Bu yönüyle aile, toplumun adeta bir sigortası işlevi görmektedir. Bu nedenle, ilgili kurumların1 öncülüğünde aile üyelerine dijital dünyadaki riskler ve fırsatlar hakkında eğitim verilmesi dijital muhafazakârlık stratejilerinin merkezi bir unsuru olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, çocuklar ve gençlere dijital sorumluluk bilinci kazandırmaya yönelik yürütülecek eğitim ve farkındalık faaliyetleri de dijital muhafazakârlığın stratejik hedefleri arasında yer almaktadır. Toplumsal ve Kültürel Bağların Güçlendirilmesi Dijital çağın hızla ilerleyen dinamikleri ve kıtalararası kültürel etkileşimler karşısında, ulusal değerlere yönelik toplumsal ve kültürel bağların güçlendirilmesi kritik bir strateji olarak öne çıkmaktadır. Dijital mecralarda üretilen içeriklerin, toplumsal bağları pekiştirecek ve kültürel mirasın yaygınlaşmasına katkı sağlayacak nitelikte olması, ulusal kültürün yabancı kültürler karşısında erimesini önleyecektir. Ayrıca, dijital araçlar aracılığıyla ulusal ve kültürel değerlerin paylaşımı bu paylaşımların sürdürülebilirliği, ulusal değerlerin korunmasına önemli katkılar sunmaktadır. Bu bağlamda, aile yapısının güçlendirilmesi, aile değerlerinin yaşatılması ve ailenin toplum içindeki rolünün vurgulanması yönündeki dijital içerikler de toplumsal bütünlüğün korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Dijitalin Bilinçli Kullanımı Dijital dünyanın sunduğu sayısız hizmet arasında kaybolmak ve bireysel özden uzaklaşmak yerine, dijitali bilinçli ve ölçülü bir şekilde tüketme iradesi, dijital muhafazakârlık stratejileri açısından son derece kritik bir 1Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Üniversiteler, Sivil Toplum Kuruluşlar vb. The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 296 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. tutum olarak değerlendirilmektedir. Bireye herhangi bir fayda sağlamayan, zaman kaybına yol açan ve psikolojik sıkıntılara neden olabilecek sınırsız dijital kullanım, ciddi bir risk ve tehlike unsuru taşımaktadır. Her bireyin öz disiplin bilinciyle güçlü bir irade göstermesi, dijital bağımlılık tuzağından korunmasına önemli katkılar sunacaktır. Bu öz disiplin ve dijital mecraların iradeli kullanımı, aile üyeleri arasında da sağlanmalıdır. Aile fertlerinin işbirliği ve dayanışmasıyla, dijitalin eğitim, sağlık ve benzeri temel ihtiyaçlar dışında belirli zamanlarda kullanılmaması -başka bir deyişle, dijitalin minimal düzeyde ve ihtiyaç odaklı kullanımı- dijital muhafazakârlık stratejilerinin önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. 6. Dijitalleşme ve Aile İlişkileri Literatür Bulguları ve Tartışma Bu başlık altında dijital bağımlılık, dijital yalnızlık ve dijital çağda aile içi ilişkiler konusuna dair literatür araştırmalarında öne çıkan bulgular ele alınmaktadır. Söz konusu bulgular, dijital araçların aile içi ilişkiler üzerindeki etkilerini farklı boyutlarıyla anlamaya yöneliktir. Bu bağlamda, literatür taramaları, dijital çağın aile dinamikleri üzerindeki karmaşık etkilerini daha bütüncül bir perspektifle değerlendirme imkânı sunmaktadır. Bu çerçevede literatür bulguları: Bayhan’ın (2020:119) lise öğrencileri üzerinde gerçekleştirdiği araştırma, internet bağımlılığının aile içi ilişki kalitesiyle yakından ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular, ebeveynlik tutumlarının çocukların dijital davranışlarını doğrudan etkilediğini göstermekte; özellikle ilgisiz, mesafeli veya yetersiz ebeveynlik pratiklerinin internet bağımlılığı, siber zorbalık ve siber mağduriyet oranlarını anlamlı düzeyde artırdığı belirtilmektedir. Ayrıca aile bağlarının zayıf olduğu ya da ebeveynlerin ayrı yaşadığı aile tiplerinde çocukların dijital risklere maruz kalma olasılığının belirgin şekilde yükseldiği vurgulanmaktadır. Benzer biçimde Kavlak ve arkadaşlarının (2022:9) çalışması da aile ilişkilerinde yaşanan çatışma, iletişimsizlik veya duygusal kopukluk gibi olumsuzlukların internet bağımlılığı, dijital oyun bağımlılığı ve yalnızlık düzeyleriyle pozitif yönlü bir ilişki gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu bulgular, dijital bağımlılık davranışlarının yalnızca bireysel faktörlerle değil, güçlü biçimde aile içi etkileşim örüntüleriyle şekillendiğine işaret etmektedir. Göldağ’ın (2018:14) lise öğrencileri üzerine gerçekleştirdiği araştırma, dijital oyun kullanımının aileler tarafından yeterince denetlenmediğini ve oyun The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 297 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. süreleri ile içeriklerinin çoğu zaman kontrolsüz kaldığını göstermektedir. Çalışmanın bulguları, dijital oyunlar üzerinde etkin bir ebeveyn kontrolü sağlanmadığında öğrencilerin internet bağımlılığı eğilimlerinin belirgin biçimde arttığını ortaya koymaktadır. Benzer şekilde Alyanak’ın (2016:4) çalışması, internet bağımlılığının tedavi sürecinde güçlü aile ilişkilerinin kritik bir değişken olduğunu vurgulamaktadır. Araştırmaya göre, bağımlılığın altında yatan iletişim problemleri ve aile içi çatışmaların giderilmesi, bireyin bağımlılıkla baş etme kapasitesini önemli ölçüde güçlendirmekte; bu bağlamda aile içi iletişim kanallarının güçlendirilmesi, destekleyici bir iş birliği ortamının sağlanması ve duygusal dayanışmanın artırılması tedavi sürecinin başarısı açısından temel bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Bu iki çalışma birlikte değerlendirildiğinde, dijital bağımlılık davranışlarının önlenmesinde ve tedavi edilmesinde aile kurumu ile ebeveynlik pratiklerinin merkezi bir role sahip olduğu anlaşılmaktadır. Ersoy ve Ağlar’ın (2024:17) araştırması, aile içinde açık iletişim kanallarının bulunmasının ve demokratik bir aile atmosferinin sağlanmasının dijital bağımlılık riskini anlamlı biçimde azaltan temel etkenler olduğunu göstermektedir. Çalışma, aile içi iletişimin niteliğinin çocukların dijital davranış örüntülerini doğrudan biçimlendirdiğini vurgulamaktadır. Buna paralel olarak Şen ve Erol (2024:3), aile içi iletişimin başlangıç noktasının ebeveynler olduğunu ifade etmekte ve anne-babanın sergilediği tutarlı, yapıcı ve sağlıklı iletişim biçiminin çocuklarla kurulacak ilişkinin temelini oluşturduğunu belirtmektedir. Araştırma bulguları, dijital teknolojilerin aile içi iletişimi zayıflatıcı etkilere sahip olabileceğini; ancak güçlü aile bağları, nitelikli etkileşim ve destekleyici ebeveyn tutumlarının bu olumsuz etkileri önemli ölçüde sınırlayabildiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda çalışmalar, dijital bağımlılığın önlenmesinde yalnızca teknolojik faktörlere değil, aile içi iletişim süreçlerinin kalitesine de odaklanılması gerektiğini açık biçimde göstermektedir. Haberli (2023:7), ebeveynlerin çocukların dijital araçlarla kurdukları ilişkiyi yönlendirmede belirleyici bir konumda bulunduğunu vurgulamakta ve literatürde ebeveynlik tutumlarının arabulucu, otoriter ve ortak izlenme şeklinde üç kategori altında incelendiğini aktarmaktadır. Arabulucu tutumdaki ebeveynler, çocuklarıyla dijital içeriklerin olumlu ve olumsuz yönlerini tartışarak rehberlik sağlayan, dijital farkındalık ve eleştirel medya okuryazarlığı gelişimini destekleyen bir yaklaşım benimsemektedir. Buna The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 298 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. karşılık otoriter tutum, baskıcı ve tek yönlü bir kontrol mekanizmasına dayandığından, çoğu zaman çocukların dijital içeriklere yönelik merak ve yönelimlerini artırmakta; ayrıca aile içi iletişimde çatışma ve uzlaşma sorunlarına yol açabilmektedir. Ortak izlenme tutumunda ise ebeveynler çocuklarıyla birlikte dijital araçları kullanarak daha etkileşimli, paylaşımcı ve işbirlikçi bir iletişim modeli geliştirmektedir. Araştırma bulguları, bu işbirlikçi yaklaşımın çocukların öğrenme süreçlerine ve dijital deneyimlerinin niteliğine anlamlı düzeyde olumlu katkı sunduğunu göstermektedir. Böylece çalışma, ebeveynlik tarzlarının dijital davranışları şekillendiren güçlü bir sosyopedagojik faktör olduğunu ileri sürmektedir. Karaboğa (2019:16) araştırmasında, uzun süreli dijital medya kullanımında aile içi iletişimin ve aile bağlarının zayıflayacağı vurgulanmaktadır. Araştırma, aile üyeleri arasındaki etkileşimin güçlendirilmesi için ebeveynlere dijital medya okuryazarlığı eğitimini önermektedir. Bu eğitimin zaman yönetimi başta olmak üzere hem eşler arasındaki iletişime hem de ebeveyn-çocuk iletişimine olumlu katkı sağlayacağı eğitimin sağlayacağı faydalar olarak öne çıkmaktadır. Barış ve Yeşilyurt’un (2025:8) araştırmasında dijital mecraların yalnızca kullanım sıklığının değil, bu platformlarda paylaşılan içeriklerin niteliğinin de aile ilişkilerini doğrudan etkilediğini göstermektedir. Özellikle kıyaslama, rekabet ve idealize edilmiş yaşam temsilleri içeren paylaşımların aile içi iletişimde güvensizlik, yetersizlik hissi ve duygusal kopukluk gibi sonuçlara yol açtığı belirtilmektedir. Fenomenleşmiş içeriklerin de benzer biçimde aile dinamiklerini olumsuz etkilediği ifade edilmektedir. Çalışma, bu olumsuz etkilerin azaltılabilmesi için ailelere dijital içerik yönetimine yönelik stratejik öneriler sunmakta; bilinçli kullanım, içerik seçimi ve dijital etkileşim sınırlarının belirlenmesi gibi uygulamaların önemine dikkat çekmektedir. Bu doğrultuda her iki araştırma, dijital mecraların aile yapısı üzerindeki etkilerinin hem kullanım biçimi hem de içerik türleri üzerinden çok boyutlu olarak değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Akbaş ve Dursun’un (2020:11) araştırması, dijital teknolojilerin uzun süreli kullanımının özellikle çocuklar üzerinde bilişsel, davranışsal ve sosyal düzeyde olumsuz sonuçlar doğurduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmacılar, bu olumsuzlukların önlenmesinde baskıcı veya yasaklayıcı ebeveynlik tarzlarının etkili olmadığını, aksine ebeveynlerin dijital teknolojiyi bilinçli, kültürel ve pedagojik bir perspektifle kullanma The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 299 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. becerilerini geliştirmelerinin kritik bir önem taşıdığını vurgulamaktadır. Çalışma, bu bağlamda dijital ebeveynlik kavramını öne çıkararak dijital kültürün aile içinde geliştirilmesinin, Arslan’ın (2020:2) ifadesiyle “dijital yerlilerin” sağlıklı biçimde yetiştirilmesi açısından temel bir gereklilik olduğunu belirtmektedir. Benzer şekilde Yurdakul, Dönmez, Yaman ve Odabaşı (2013:6), dijital bağımlılığın önlenmesinde dijital ebeveynliğin merkezi bir rol üstlendiğini ifade ederek kavramı; dijital araçlara hâkim olan, dijital mecralardaki fırsat ve risklerin bilincinde bulunan, çocuklarını çevrimiçi tehditlere karşı koruyan, gerçek ve sanal dünyada haklara saygı kültürünü aktaran ve teknolojik gelişmelere uyum sağlayabilen bireylerin sergilediği ebeveynlik biçimi olarak tanımlamaktadır. Bu doğrultuda dijital ebeveynlik, çocukların dijital dünyada güvenli, bilinçli, etik ve sürdürülebilir biçimde var olabilmelerini sağlayan temel bir rehberlik çerçevesi sunmaktadır. 7. Sonuç İnsanlık tarihi, her büyük yeniliğin arkasındaki köklü toplumsal dönüşümlerin itici gücüyle durmaksızın şekillenen bir değişim ve dönüşüm yolculuğudur. Ateşin bulunması, yazının icadı, buharlı makinelerin üretime dâhil edilmesi, elektriğin keşfi ve nihayetinde internetin ortaya çıkışı, insan yaşamında paradigmatik kırılmalara yol açan başlıca dönüm noktalarıdır. Bu yenilikler, toplumların beslenme alışkanlıklarından yerleşik yaşam pratiklerine, ticaret ve üretim yöntemlerinden iletişim biçimlerine kadar geniş bir yelpazede radikal değişim süreçlerini tetiklemiştir. 21.yüzyıl diğer adıyla dijital çağ, internetin keşfiyle birlikte dijital iletişimin küresel ölçekte yeniden biçimlendiği bir döneme işaret etmektedir. İnternetin sağladığı altyapı sayesinde dünya üzerindeki milyarlarca insan, fiziksel sınırların belirleyiciliğinden bağımsız olarak aynı dijital zeminde bir araya gelebilme imkânına kavuşmuştur. Bu yeni iletişim ortamı bireylere önemli fırsatlar sunmakla birlikte, beraberinde çeşitli risk ve tehditleri de taşımaktadır. Söz konusu risklerin ulusal ve yerel kültürler açısından kritik yönü, farklı kültürel kodlara ve değer sistemlerine kontrolsüz biçimde maruz kalma sonucunda ulusal değerlerden uzaklaşma ihtimalinin artmasıdır. Bireyin sosyalleşmesinde ve toplumun sürekliliğinde temel bir rol üstlenen aile kurumunun dijital ortamlardan gelebilecek olası tehditlere karşı korunması, toplumsal bütünlük açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede makale bireyin kendisiyle ve çevresiyle (aile, toplum vb.) olan The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 300 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. iletişimini dijital çağın baş döndüren teknolojileri karşısında korumak için “dijital muhafazakârlık” kavramını teklif etmesiyle özgün ve ayırt edici yönüyle öne çıkmaktadır. Dijital muhafazakârlık yaklaşımı, dijitalleşmeye karşı edilgen bir savunma geliştirmek yerine, dijital alanı değer temelli bir mücadele ve üretim sahası olarak ele almakta; değerlerin korunmasını dijital platformların etkin ve stratejik kullanımına bağlamaktadır. Dijital muhafazakârlık, muhafazakâr değerlerin dijital çağın iletişim biçimleriyle yeniden ifade edilmesini ve dolaşıma sokulmasını esas alan bir kavramsallaştırmadır. Bu yaklaşım, geleneği dijitalleşmenin karşısında sabit ve değişmez bir unsur olarak değil, dijital mecralarla etkileşim hâlinde yeniden müzakere edilen dinamik bir yapı olarak ele almaktadır. Rusya’da dijital muhafazakârlık, özellikle yeni medya aracılığıyla vatanseverlik, ulusal kimlik ve tarihsel hafızanın yeniden çerçevelenmesi bağlamında teorik bir içerik kazanmıştır. Buna karşılık Türkiye’de kavram henüz literatürde sistematik biçimde ele alınmamış olsa da hızlı dijitalleşmenin toplumsal yapılar üzerindeki etkileri, dijital muhafazakârlığın kuramsal bir çerçeve olarak geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Makale, dijital bağımlılık ve dijital yalnızlık gibi bireysel deneyimlerin aile bağlarını nasıl zayıflattığına ilişkin bulguları bir araya getirerek literatürdeki dağınık bilgi birikimini sistematik bir çatı altında toplamaktadır. Bununla birlikte dijital iletişimin hızlanmasıyla aile üyeleri arasındaki fiziksel ve duygusal mesafenin nasıl yeniden tanımlandığına dair özgün tespitler sunarak, aile sosyolojisi ve iletişim çalışmaları alanlarında önemli bir tartışma zemini oluşturmaktadır. Sonuç olarak makale, dijital muhafazakârlığı Türkiye literatüründe kavramsal bir öneri olarak tartışmaya açarak, dijitalleşme ile değerler arasındaki ilişkiye yönelik dağınık tartışmaları bütünlüklü bir çerçeveye oturtmayı hedeflemektedir. Çalışmanın özgünlüğü, dijital muhafazakârlığı ne dijitalleşmeye karşı bir reddiye ne de geleneksel değerlerden kopuş olarak ele alması; aksine dijital platformların değer temelli ve normatif ilkeler doğrultusunda etkin kullanımını savunan kurucu bir yaklaşım geliştirmesinde yatmaktadır. Uluslararası literatürde özellikle Rusya örneğinde görülen dijital muhafazakârlık tartışmalarının Türkiye bağlamına taşınması, karşılaştırmalı bir perspektif sunarak literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Bu yönüyle çalışma, dijital çağda muhafazakâr düşüncenin edilgen değil, yönlendirici ve üretken bir rol üstlenebileceğini The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 301 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. göstermekte; dijitalleşme-değer ilişkisine ilişkin akademik tartışmalara özgün bir katkı sunmaktadır. 8. Öneriler Dijital çağın olumsuz etkilerini azaltmak, dijital mecraların daha bilinçli, kontrollü ve kültürel duyarlılıkla kullanılmasını sağlamak amacıyla makale genç, ebeveyn, akademi, bürokrasi, sivil toplum kuruluşları, resmî kurumlar ve daha birçok kurum-kuruluşa çeşitli öneriler sunmaktadır. *Birey, aile ve toplumların dijital mecraların olumsuz etkilerine karşı daha kırılgan hâle geldiği görülmektedir. Bu nedenle, değer üreten ve değer aktarımını önceleyen bir dijital zeminin inşası zorunludur. Bu zemini ifade eden en kapsamlı kavram dijital muhafazakârlıktır. Dijital muhafazakârlık, dijital teknolojilerin hayatın her alanına nüfuz ettiği çağımızda birey, aile ve toplumların değerlerini, kimliklerini ve geleneksel normlarını koruma yönündeki bilinçli duruşu ifade etmektedir. *Dijital muhafazakârlık yaklaşımının Türkiye bağlamında işlevsel hâle gelebilmesi için, dijitalleşme politikalarının yalnızca teknik altyapı ve verimlilik ekseninde değil, değer temelli bir perspektifle ele alınması gerekmektedir. Bu doğrultuda, kamu yönetimi ve kamu hizmetlerinde yürütülen dijital dönüşüm süreçlerinin etik ilkeler, mahremiyet hassasiyeti ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla birlikte yapılandırılması önem taşımaktadır. Dijital platformların, kültürel sürekliliği destekleyen ve toplumsal değerlerin aktarımını güçlendiren araçlar olarak değerlendirilmesi, dijitalleşmenin değerlerle çatışan değil, değerleri yeniden üreten bir sürece dönüşmesine katkı sağlayacaktır. *Akademik düzeyde dijital muhafazakârlık kavramının sosyoloji, siyaset bilimi, hukuk ve iletişim çalışmaları ekseninde disiplinlerarası biçimde ele alınması, kavramın teorik derinliğini artıracaktır. Eğitim, medya ve dijital okuryazarlık politikalarında değer temelli içeriklerin teşvik edilmesi de dijital muhafazakârlığın pratik karşılıklarını güçlendirecek önemli adımlar arasında yer almaktadır. Bu bağlamda dijital alan, muhafazakâr değerlerin savunulduğu bir “tehdit alanı” olmaktan çıkarılarak, değer temelli bir toplumsal inşa zemini olarak yeniden düşünülmelidir. *Yerli ve değer odaklı dijital içerik üretimi teşvik edilmelidir. Bu kapsamda kamu destekli projelerin yaygınlaşmasına ihtiyaç vardır. The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 302 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. *Dijital ortamlarda özel alanın korunması ve mahremiyet bilincinin güçlendirilmesi, bireylerin dijitalleşme sürecinde psikolojik bütünlüklerini korumaları açısından kritik önem taşımaktadır. *Dijital ebeveynlik farkındalığının artırılmasına yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, çocukların ve gençlerin dijital risklerden korunması ve sağlıklı dijital alışkanlıklar geliştirmesi için gereklidir. *İlköğretimde seçmeli ders olarak sunulan “Medya Okuryazarlığı” dersinin lise ve yükseköğretim düzeylerinde de zorunlu hâle getirilmesi, eleştirel dijital bilinç geliştirilmesi açısından önem arz etmektedir. *Dijital mecralarda doğruluk, adalet, saygı ve mahremiyet gibi etik değerlerin yaşatılmasına yönelik içerik üretiminin artırılması, dijital kültürün etik zeminde şekillenmesine katkı sağlayacaktır. *Baskıcı, otoriter ve yasaklayıcı ebeveyn modelleri yerine; hoşgörülü, empati kurabilen, çocuklarıyla iletişim ve müzakere becerisi geliştirebilen bir ebeveyn yaklaşımının teşvik edilmesi gerekmektedir. *Aile bireylerinin birlikte geçirdikleri zamanın niteliğinin artırılması, ortak etkinliklerle duygusal ve sosyal bağların anlamlı biçimde güçlendirilmesi önemlidir. *Aile içi ilişkilerde merhamet, saygı, sevgi, aidiyet, paylaşım, hoşgörü ve güven temelli ilişkilerin güçlendirilmesi hem aile bütünlüğünü hem de toplumsal dayanıklılığı destekleyen temel bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır. *Dijital mecralarda dezenformasyon, manipülasyon ve sahte içeriklerle mücadele için hem teknolojik hem de pedagojik temelli doğrulama mekanizmaları geliştirilerek kullanıcıların eleştirel dijital düşünme becerileri desteklenmelidir. The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 303 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. Kaynakça Akkaş, Hasan Hüseyin (2003). Muhafazakâr Siyasi Düşünce Kavramı Üzerine, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 4(2), 241-254. Aksan, Gamze. (2025) Ebeveyn ve Genç İlişkisinde Aile Tutumları ve Aile Değerleri Üzerine Karşılaştırmalı Bir Çalışma. Habitus Toplumbilim Dergisi, 6, 95-124. Alkan, Buse (2023). Instagram’ın Evli Çiftlerin Aile Yaşantısına Etkileri. İletişim Bilimi Araştırmaları Dergisi 3(3), 218-235. Alyanak, Behiye (2016). İnternet Bağımlılığı. Klinik Tıp Pediatri Dergisi 8 (5), 20-24. Akbaş, Özge Zeybekoğlu ve Dursun, Cansu (2020). Teknolojinin Aileye Etkisi: Değişen Ailenin Dijital Ebeveyn ve Çocukları. Turkish Studies-Social, 15(4), 2245-2265. Akar, Damla (2025). Sosyal Medyada Aile Algısı: Ekşi Sözlük Tanımları Üzerine Bir Değerlendirme. Trt Akademi, 10(24), 800-829. Arslan, Aysel 2020). Üniversite Öğrencilerinin Dijital Bağımlılık Düzeylerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi. International E-Journal of Educational Studies, 4(7), 27-41. Barış, Özlem ve Yeşilyurt, Segah (2025). Sosyal Medyada Ailelerin Medyatikleşmesi: Popüler Aileler Örneği, TRT Akademi, 10(24), 624-651. Bassin, Mark ve diğerleri (2016). Eurasia 2.0: Russian geopolitics in the age of new media. Bloomsbury Publishing PLC. Bayer, Ali (2013). Değişen Toplumsal Yapıda Aile. Şırnak Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 4(8), 101-129. Bayhan, Vehbi (2020). Z Kuşağı Lise Gençlerinde Sosyal Medya Bağımlılığı İle Siber Zorbalık ve Siber Mağduriyet Deneyimleri. İlahiyat Akademi (12), 117-144. Beneton, Phillipe (2016). Muhafazakârlık, Le Conservatisme. (C. Akalın Çev.), İstanbul: İletişim. Çaha, Ömer (2004). Muhafazakâr Düşüncede Toplum, Liberal Düşünce Dergisi, (34), 15-24. Çamurdaş, Kübra (2023) Türkiye’de Gelenek ve Modernite Geriliminde Muhafazakârlık: Hareket Dergisi Örneği1. Çiftçi, Ayşe Nur (2023). Aile Yapısında Yaşanan Çözülme ve Uzunköprü Örneği.” Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 25 (Özel Sayı), 489-514. The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 304 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. Duran, Resul (2022). Türkiye Aile Yapısının Geleceğine Yönelik Çıkarımların Değerlendirilmesi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kadın ve Aile Araştırmaları Dergisi, 2(1), 147-164. Gilbert, Andrew Norman (2016). British Conservatism and The Legal Regulation of İntimate Adult Relationships, 1983-2013 (Doctoral Dissertation, Ucl (University College London)). Güler, Zeynep (2016). Muhafazakârlık, Kadim Geleneğin Savunusundan Faydacılığa. H.B.Örs (Der.), 19. Yüzyıldan 20. Yüzyıla Modern Siyasal İdeolojiler (Ss. 115-162). İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi. Göldağ, Battal (2018). Lise Öğrencilerinin Dijital Oyun Bağımlılık Düzeylerinin Demografik Özelliklerine Göre İncelenmesi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 15 (1), 1287-1315. Güngörmez, Bengül (2004). Muhafazakâr Paradigma: “Dogma” ve “Önyargı. Muhafazakâr Düşünce Dergisi, 1(1), 11-30. Deveoğlu, Müge (2024). Yalnızlığın Yeni Hali: Dijital Yalnızlık. Sosyologca, 9/18-19, 341-352. Dikeçliğil, F. Beylü (2012). Aileye Dair Kabullerin Ezber Bozumu, Muhafazakâr Düşünce, 8(31), 21-52 Ersoy, Mustafa ve Ağlar, Cengiz (2024). Trdizin Veri Tabanındaki Dijital Bağımlılık Araştırmalarına Genel Bakış (2013-2023). Haberli, Mehmet (2023). Dijital Çağda Aile: Ebeveynleriyle İlişkisi Çerçevesinde Gençlik ve Din. Türkiye İlahiyat Araştırmaları Dergisi, 7(3), 374-389. Havalı, Sibel (2024). Dijital Bağımlılık Üzerine Güncel Tartışmalar. Ankara: Berikan Yayınevi. Karaboğa, Mehmet Tahir (2019). Dijital Medya Okuryazarlığında Anne ve Baba Eğitimi.” Opus International Journal of Society Researches, 14(20), 2040-2073. Karayaman, Saffet ve diğerleri (2025) Kalabalık Yalnızlık Ölçeği. Kazachanskaya, Elena ve Mamychev, Alexey (2021). Conser-vatism and Conservative Legal Thinking: The Era of Public Systems' Digital Transformation. European Proceedings of Social and Behavioural Sciences. Kır, İbrahim (2011). Toplumsal Bir Kurum Olarak Ailenin İşlevleri. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 10(36), 381–404. Özdoğan, Ogan (2017). Endüstri 4.0: Dördüncü Sanayi Devrimi ve Endüstriyel Dönüşümün Anahtarları, Pusula. The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 305 “Dijital Çağda Aile İlişkilerinin Çözülme Riskleri ve Muhafaza Stratejileri: Dijital Muhafazakârlık Bağlamında Bir Değerlendirme”, Remziye Gül Yurt, tinisos 13/2, pp. 279 306. Özsarı, Arif ve Deli, Şekip Can (2023). Dijital Okuryazarlık ve Dijital Bağımlılık İlişkisi: Hokey Sporcuları Araştırması. The Online Journal of Recreation and Sports, 12(4), 491-501. Şen, Gülyaşar Erol, Ayten (2024). Modernleşme Sürecinde Dijital Medyanın Aile Üzerindeki Etkileri.” Kaide Dergisi (Asbü Uluslararası Aile Araştırmaları Dergisi), 2 (1), 1-30. Turğut, Faruk (2017). Tarihsel Süreçte Aile Kurumunun Dönüşümü ve Geleceğine Yönelik Çıkarımlar. Medeniyet ve Toplum Dergisi, 1(1), 93-117. Ültay, Eser ve diğerleri (2021), Sosyal Bilimlerde Betimsel İçerik Analizi.” Ibad Sosyal Bilimler Dergisi, (10), 188-201. Yengin, Deniz (2019). Teknoloji Bağımlılığı Olarak Dijital Bağımlılık. Turkish Online Journal of Design Art and Communication, 9(2), 130-144. Yetkin, Elif Gizem ve Coşkun, Kemal (2021). Endüstri 5.0 (Toplum 5.0) ve Mimarlık, Avrupa Bilim ve Teknoloji Dergisi, (27), 347-353. Yurdakul, Işıl ve diğerleri (2013). Dijital Ebeveynlik ve Değişen Roller. Gaziantep University Journal of Social Sciences, 12(4), 883-896. Yıldırım, İrfan (2021). Sosyal Medya, Dijital Bağımlılık ve Siber Zorbalık Ekseninde Değişen Aile İlişkileri Üzerine Bir Değerlendirme.” Anemon Muş Alparslan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 9 (5), 1237-1258. Yurt, Remziye Gül (2025). Dijital Muhafazakârlık: Gelenekten Dijitale Muhafazakârlığın Dönüşümü. İstanbul: Doğu Kütüphanesi Yayınları. Zorlu, Yaşar (2025). Sosyal ve Dijital Medyanın Aile İçi İletişim Üzerindeki Olumsuz Etkileri Ve Sosyal Sonuçları. Erciyes İletişim Dergisi, 12(2), 599-620. Https://Tdk.Gov.Tr/İcerik/Basindan/2024-Yilinin-Kelimesi-Kavrami-Kalabalik Yalnizlik/ The International New Issues in Social Sciences (tini-SOS), issn: 2149-4266, e-issn: 2645 9140, Year 2025 Winter – Volume 13, Number 2 306 https://dergipark.org.tr/tr/pub/tinisos/article/1838435

Featured post

İRAN-İSRAİL-ABD SAVAŞI VE TÜRKİYE'NİN BARIŞI SAĞLAMA ÇABALARI

  Birinci Haftanın Bilançosu: Ateş Çemberinde Diplomasi 7 Mart 2026 Ortadoğu, 28 Şubat 2026'da başlayan ve bir haftayı geride bıra...