Showing posts with label okuryazarkitaplar. Show all posts
Showing posts with label okuryazarkitaplar. Show all posts

Wednesday, 24 December 2025

@okuryazarkitaplar Family Makes Its Mark at TÜYAP!

 


 The Istanbul TÜYAP Book Fair, held between 13 and 21 December, hosted a very special gathering this year. The @okuryazarkitaplar culture, arts and literature community, led by its founder and coordinator Kadir Temür, took its place at the fair with 33 distinguished authors and their valuable works, meeting with literature enthusiasts. A Bridge of Friendship Extending from Digital to Hearts


For the @okuryazarkitaplar family, this fair was not just a place to display books; it became a festive gathering where friendships that began online were strengthened through face-to-face meetings, handshakes, and hugs. At our stand, our authors met with their readers and signed their books; meanwhile, they enjoyed tea together, accompanied by homemade pastries and cakes, and engaged in warm conversations. Our authors, who came from all corners of Turkey to Istanbul's magical fair atmosphere, took pride in experiencing this excitement first-hand. Authors who were unable to attend in person shared in this great excitement by sending their books and following the process from their screens.


The Pulse of Literature Taken with Kadir Temür


Our coordinator, Kadir Temür, was constantly on the move throughout the fair. He conducted individual interviews with all participating authors, enabling them to introduce themselves and their works. He also filmed special promotional videos for each work, gifting the authors with unforgettable digital archives.


The @okuryazarkitaplar team played an active role not only at their own stand but throughout the entire fair. Embarking on their journey with the motto ‘leave no stone unturned,’ our team conducted interviews with dozens of authors, popular or not, and brought the heart of the fair to social media with over a hundred Instagram live broadcasts.

Meaningful Thanks and Future Vision



One of the most meaningful moments of the fair was the live broadcast featuring Kadir Temür and Ms. Gözde Baştımar, Marketing Manager of TÜYAP Fair Management. During this thank-you interview on behalf of our community, flowers were presented to Ms. Baştımar. Gözde Baştımar thanked our team for our contribution to promoting the fair and stated that they would be delighted to see the @okuryazarkitaplar family among them in the coming years.


Our creative writing instructor, Elif Ece Kırımlı, was also present at our stand over the weekend, welcoming students, our authors, and readers. The discussions on literature held by Kırımlı and Temür were followed with great interest on social media.


Our Authors and Their Works at the Fair


The authors in this impressive line-up and the works they have contributed to the literary world were as follows:


Gülşah Çetiner (Blind Love), Esin Tarakçıoğlu (Silent Hearts Rising from the Ashes, Breezes from Life), Ülya Nur (Mirror of the Soul, Dust of Memories, The Adventures of Cücünnü and Ecünnü, Grandmother and Grandchildren), Uğur Apçin (Without Me), Mahsun Erdoğan (Living Love in Schizophrenia), Nur Ateş Alver (In Search of the Fairy Tale Bird), Ganime Ahras (The Most Beautiful Form of Pain), Dilek Özipek (Let the Market Game Begin, Labyrinth Find Me), Orhan Özer (Black Rose), Elif Ece Kırımlı (Chance Encounters), Nuray Ertaş Balcı (The Great Plane Tree, Miracle), Perihan Koçyiğit (Reunion, King Alfred), Muhittin Çiftçi (The Silent Table), Kübra Çakar (The Secret Is Within You), Taner Durmaz (The Yellow Bride, Moşi, Nebun, Mum, Am I Sick?, Desert Love), Fatma Sözen (From Ada's Notebook), Kader Yıldız (You Are My Greatest Fear), Selim Öztürk (The Kavlan Trees), Hamit Doğan (Unauthorised Words, The Man in the Barrel, The Sleep of Words, Concrete Flowers), Rüzgar Doğan (Nine Guards), Gülsel Kaya (Fruit Island, My Struggle for Life, False Feelings), Tuğçe Biryol (Then Silence Spoke, I Swallowed Half a Breath), Hüseyin Burak Uçar (The Dreamer, Magical Reality, The Frequency of Success), Gülçin Granit (You Scratched My Patience, Selahattin, When the Ant Became King), Gözde Görmez (Calling Out to My Love, Everything About Love, Who is a Woman, From Prohibition to Prostration), Nejdet Bezgen (I Travel the World with Lovely Paws - Antarctica, I Travel the World - Turkey, Journey into the Mystery of History with Explorers) and Medine Mehtap (The Secret in the Heart, Breezes from Life). Stepping into Tomorrow with Greater Awareness


Our coordinator, Kadir Temür, expressed his gratitude to the entire @okuryazarkitaplar family and emphasised that this collaboration and unity of hearts should continue forever. With the belief that the experiences gained and lessons learned throughout the fair will shed a much more conscious light on future writing endeavours and fair participations, we extend our heartfelt love to all book lovers.


Here's to meeting again at many more book fairs, hand in hand and pen to pen!



Tuesday, 25 November 2025

Bir Hayal Daha Gerçek Oluyor @okuryazarkitaplar TÜYAP’da


Türkiye’nin kültür, sanat ve edebiyat alanında yıllardır üretim yapan ve yazarlarla birlikte birçok başarıya imza atan, fuarlara katılan @okuryazarkitaplar, bu yıl ilk kez 42. Beylikdüzü TÜYAP Kitap Fuarı’nda yerini alıyor. Sanatçı ve yazar dayanışma topluluğu kimliğiyle öne çıkan platformumuz, yazarları ve eserleriyle Türkiye’nin en büyük kitap fuarında okurlarla buluşmaya hazırlanıyor.
https://www.youtube.com/shorts/L0XRyeJex9I

Koordinatörümüz Kadir Temür’ün aktardığı bilgilere göre, @okuryazarkitaplar bu gönüllü etkinlikte yalnızca kendi yazarlarını değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki tüm yazarları davet ediyor. Bu çağrı, edebiyatın birleştirici gücünü fuar alanında daha da görünür kılmayı hedefliyor.

📚 Fuarda Neler Olacak?

Okuryazarkitaplar yazarlarıyla imza günleri düzenlenecek.
Yazarlarımızın eserleri fuar salonunda sergilenecek, ayrıca eserler ile fuar alanında sosyal medya için tanıtım videoları çekilecek. Bu videolar plana yazara gönderilecek ve ınstagramda paylaşılacak.
Yazarlarımız diğer yazarlarla bir araya gelerek imza söyleşileri ve röportajlar gerçekleştirecek.
Katılımcılar yayınevleri ve fuarda bulunan yazarlarla tanışılacak, yeni iş birliklerinin kapıları aralanacak.
Fuar alanında vatandaşlarla sokak röportajları yapılacak.
Okuryazarkitaplar standı, coşku dolu atmosferiyle ziyaretçileri karşılayacak.
Bu etkinlik, yalnızca bir fuar katılımı değil; aynı zamanda kültür ve edebiyatın buluşma noktası olacak. Okuryazarkitaplar, yıllardır sürdürdüğü üretim ve dayanışma ruhunu bu kez fuar sahnesine taşıyor.

🎉 Siz de bu coşkuyu yaşamak için @okuryazarkitaplar topluluğuna katılabilir, fuar etkinliğinin bir parçası olabilirsiniz.

📅 Tarih: 13 – 21 Aralık 2025 📍 Yer: Beylikdüzü TÜYAP Kitap Fuarı
👉 Tüm kitap severleri @okuryazarkitaplar standına bekliyoruz.
Sorularınız ve doğrudan iletişim için 5056011047

Yazar ve sanatçılardan oluşan Whatsapp topluluğumuza (https://chat.whatsapp.com/Ju99pKo4w3BFj1sqjRjs8w) katılmak için tıklayın.

okuryazarkitaplarTV You-Tube (https://youtube.com/@okuryazarkitaplartv?si=ly7ltMmBcB3CHGTg) kanalımızı takip etmek için tıklayın.

Instagram( https://www.instagram.com/okuryazarkitaplar?igsh=bnl5cndubmo4a3du )hesabımızı takip etmek için tıklayın

Fuara giriş bileti almak için https://istanbulkitapfuari.com/online-bilet?gad_source=1&gad_campaignid=20616110067&gbraid=0AAAAADiCM5iIxVzfUJr2P5Bpz6sSpTNMi&gclid=Cj0KCQiAxJXJBhD_ARIsAH_JGjjX3Y-kfyCXalGtdhXH-bBYmGiCf9WOnDjPItty1zrNs6Dl4EsJx-oaAnsMEALw_wcB ☝️TIKLAYIN.        

Friday, 14 November 2025

Kayıp Coğrafyanın İzinde

 

Doğu Türkistan’ın Sessiz Haritalarına Açılan Bir Seyahatname


Bir Sessizliğin İçinde Saklı Coğrafya

Bugün ağır bir insani krizle anılan Doğu Türkistan’ı, dışarıdan değil; bizzat sokaklarında dolaşmış bir tanığın gözünden anlatması, kitabı benzersiz kılıyor.

Gözlemlerden Doğan Hakikat

Kılınç, gazeteci titizliğiyle bölgenin kültürel dokusunu, mimarisini ve en çok da insan hikâyelerini merkeze alıyor. Propaganda dilinden uzak durarak, gördüklerini sarsıcı bir sadelikle aktarıyor.

“Sokaklarında dolaştığınız şehirler, bazen size değil, siz onlara bakarsınız; çünkü onlar artık konuşamayacak kadar yorgundur.”

Bu satır, kitabın ruhunu tek başına özetliyor:
Yorgun şehirlerin sessiz çığlığı.

Kültürel Tahribatın İzinde

Kılınç’ın anlatısı, Doğu Türkistan’daki dönüşümü yalnızca politik bir kriz olarak değil, bir medeniyet hafızasının silinişi olarak ele alıyor.

Kaşgar’ın eski çarşılarında, Urumçi’nin geniş beton caddelerinde adım adım kaybolan kültürün izlerini sürüyor.

“Orada gördüğüm her şey… bir coğrafyanın hafızasıyla birlikte nasıl silindiğinin acı bir fotoğrafıydı.”

Bu cümle, yazarın tanıklığının duygusal ağırlığını en sade hâliyle yansıtıyor.

Tarih, İnsan ve Dua Arasında

Kitap, tarihsel bilgiyle edebî duyarlılığı dengeliyor. Kılınç’ın dili yer yer bir dua, yer yer bir mektup gibi akıyor.

Bu yönüyle eser, bir seyahatnameden çok daha fazlası:
Bir vicdan çağrısı.

Kapanış: Unutmanın Sorumluluğu

Kayıp Coğrafyanın İzinde, okurunu yalnızca Doğu Türkistan’ı görmeye değil, sessizliği duymaya davet ediyor.

Yazar, kitabı şu güçlü hatırlatmayla mühürlüyor:

“Bazı yerler kaybolmaz; biz onlara bakmayı unuttuğumuz için silinirler.”

Bu seyahatname, Doğu Türkistan’ı anlamak isteyen herkes için zorunlu okuma niteliğinde; hem insanlık onurunu hem de kültürel hafızayı korumaya dair güçlü bir çağrı. Kayıp Coğrafyanın İzinde

Thursday, 30 October 2025

Azrail’den Sonraki Adama Mektup

 Yazar Mustafa Karaman

Aristoteles’in Temel Kavramlarının Gölgesinde Euripides’in ‘‘Hekabe’’ Adlı Oyunun İncelemesi

 Aristoteles’in Temel Kavramlarının Gölgesinde Euripides’in ‘‘Hekabe’’ Adlı Oyunun İncelemesi           

Yazar Yüksel Buse Şahin

 ÖN SÖZ

                              GİRİŞ

                       Oyunun Özeti

                    Aristoteles’in Temel Kavramları

                Bunlardan başlıca olanlar şunlardır:

Aristoteles’in Kavramlarına Göre ‘Hekabe’ Adlı Oyunun İncelenmesi

        Sonuç

KAYNAKÇA

GÜÇBİLMEZ, Beliz, Antik Yunan Tiyatrosunda İroni, (1994)

Euripides, Hekabe, (2013), Mitos Boyut

Aristoteles, Poetika, (1987), Remzi Kitabevi

DANIŞ, Enise Betül, Aristoteles’in Mimesis Teorisini Doğa, Gaye Ve İşlev Kavramları                               Üzerinden Okuma Denemesi, (2022) 

Wednesday, 29 October 2025

Sessiz Sofra



Bm’ye Sesleniş

 


Hayat, hiçbir zaman bize soruları bildiğimiz yerden sormadı. Dünyanın derdi, çilesi bitmez dedik, yetiremedik kendimizi bu yeryüzüne. Kabul etmedik yaşananları ve kimseyi anlamaya çalışmadık. Kaybolan, geçip giden zamanın arkasından bakakaldık hep. Avuçlarımızı gökyüzüne açık tuttuk ama gönüllerimiz kapalıydı, birbirimizin gönlüne. Sevemedik kimseyi, Yaradan’dan ötürü. Dönüştüremedik ruhlarımızı, rehber olması için başka ruhlara. Yüzleşmekten kaçtık, savaşmak daha cazipti suçladıklarımızla. Sonuç ise kocaman bir hüsran. Gittikçe marjinalleşen fikirler, âdeta çatışmak için sırada bekliyor. Bugün, dünyanın dört bir tarafında bitmeyen savaşlar, şimdiye kadar konuşulamayanlardan kaynaklanıyor. Sesimizi çıkartmadığımız, her haksızlık aslında eninde sonunda bize de dokunacaktır. Yıllardır süregelen zulümlere maruz kalan Gazze, Doğu Türkistan, Yemen ve birçok bölgede yaşananlara dur demedikçe dünya daha kötü bir hal alacak. Masum çocukların, suçsuz insanların çığlıkları bizi rahat bırakmayacak.
Gelin, yeniden başlayalım, dünyayı yaşanılabilir bir yere dönüştürmeye. Bugün, buradan yeni günle beraber taze bir güneş doğsun hayatlarımıza. Ertelediğimiz, sonra yaparız, dediğimiz bütün iyi niyetler, ortaya dökülsün. Saf gönüllerin, sevgi çığlıkları yükselsin semaya. Güzel günleri, daha güzel günler kovalasın. Eminim, buradan çok daha aydınlık fikirler, birbiriyle iyilikte yarışacak güce sahip. O zaman yaşanılacak bir iklim olur her yerde, koşulsuz mutluluklar sarar dünyayı. Gelecek nesiller iyileştikçe daha iyi nesiller gelecek. Belki bir ütopya gibi gelebilir söylediklerim, hatta çoğunuz ikinci cümlemden sonrasını kaile bile almadınız. Çok daha önemli işleriniz var, hallolacak. Fakat burada bu adım atılmadıkça hep ertelenecek dünyanın düzelme ihtimali. Hâlbuki dünya bir olunca kötüler yer bulamaz kendine.” Dünya beşten büyüktür!” sözünü de unutmamak gerek. Ben, bir tohum atıyorum toprağa, bana düşen görev bu. Siz de kendi görevlerinizi yapmaya bir o kadar yakınsınız. NEDEN OLMASIN?

Kübra Çakar- 
https://www.okuryazarkitaplar.com/bmye-seslenis/

Sunday, 26 October 2025

Sibel K. Türker: "Cennette Gibiyim" ile İçsel Direnişin ve Güvencesiz Hayatların Şairanes



Çağdaş Türk edebiyatının en derinlikli ve kendine özgü seslerinden biri olan Sibel K. Türker, eserleriyle okuru sadece olay örgüleriyle değil, yarattığı ruhsal atmosfer ve dilin incelikli kullanımıyla da sarsar. Onun yazını, modern bireyin –özellikle de modern kadının– iç dünyasındaki fırtınaları, toplumsalın dayattığı gerçekliklerle çarpışmasını, zarif ama bir o kadar da sert bir dille anlatır. 2024 yılında yayımlanan ve 2025 Duygu Asena Roman Ödülü'ne layık görülen Cennette Gibiyim ise, Türker'in bu edebi kimliğini ve yazın dünyamıza yaptığı katkıları özetleyen bir başyapıt niteliğindedir.

"Cennette Gibiyim": İsminin İronisinde Saklı Bir Hayatta Kalma Mücadelesi

Romanın adı, Cennette Gibiyim, başlı başına bir ironi ve iç hesaplaşmanın kapısını aralar. Bu ifade, romanın anlatıcısı ve başkarakteri Temenni'nin, korkunç bir gerçekliğin üzerini örtmek için kullandığı bir avunma, bir tür kendini kandırma çabasıdır. Temenni, annesini öldüren babasının afla hapisten çıkması ve kendisini de öldürme ihtimaliyle yaşayan bir kadındır. Bu psikolojik gerilim, onu sürekli bir tetikte olma, "güvencesiz" bir hayat sürme haline mahkum eder.

Türker, bu bireysel trajediyi anlatırken aslında çok daha büyük bir toplumsal yaraya parmak basar: "Kadınlara düşman bir memlekette bir kadın olarak yaşamanın" yarattığı varoluşsal güvencesizlik. Temenni'nin korkusu, yalnızca babasına özgü değildir; üçüncü sayfa haberlerinden, gece yarısı sokaklarından, erkek egemen tarih yazımından beslenen kolektif bir korkunun tecessüm etmiş halidir. Ancak Türker, bu trajik durumu bir mağduriyet anlatısına dönüştürmez. Aksine, romanı bir içsel direniş ve hayata tutunma alanı olarak kurgular. Temenni'nin "yaşamak" temennisi, pasif bir dilek değil, aktif bir mücadeleye dönüşür. Yazarın da ifade ettiği gibi, "Durmadan dönüşen bir 'ben' vardır ortada. Dünkü 'ben' ile bugünkü 'ben' aynı kişiler değildir." İşte bu dönüşüm, karakterin korkularıyla yüzleşme ve nihayetinde "ne ölmekten ne de öldürülmekten korkan birine" dönüşme sürecinin ta kendisidir.

Dil Bir Sığınak, İroni Bir Direniş: Türker'in Edebiyat Anlayışı

Sibel K. Türker'in yazın dünyamıza en önemli katkılarından biri, dili kullanma biçimidir. Onun metinlerinde dil, sadece olup biteni anlatmanın bir aracı değil, aynı zamanda bir sığınak, bir direniş alanı ve bir varoluş biçimidir. Cennette Gibiyim'de Temenni'nin zihninden akan iç monologlar, kırılganlığın ve gücün, korkunun ve cesaretin iç içe geçtiği bir psikolojik harita çıkarır önümüze.

Yazarın, "Ben ironi seven bir yazarım, ironi bir direniş biçimi olabilir" sözü, onun poetikasının anahtarıdır. Romandaki "cennette gibiyim" ifadesi de bu ironik dilin en güçlü örneğidir. Bu ironi, acıyı hafifletmek için değil, onunla yüzleşmenin bir yoludur; trajik olanı olduğu gibi kabullenmek yerine, ona dilsel bir müdahalede bulunmaktır. Aynı zamanda, "sessizlik ve söylenmeyenler" de Türker'in eserlerinde büyük bir anlam yükü taşır. Sessizlik, çoğu zaman bir çığlık, bir isyan veya anlatılamayanın ta kendisi haline gelir. Bu durum, onu Türk edebiyatında kadın deneyimini anlatma geleneğinin öncüleri olan Leyla Erbil, Sevim Burak ve Latife Tekin gibi isimlerin açtığı yolda ilerleyen özgün bir ses haline getirir.

Sibel K. Türker'in Yazın Dünyamıza Çok Yönlü Katkıları

  • Kadın Edebiyatına Derinlik ve Cesaret: Türker, kadın karakterleri sığ klişelerden kurtararak onlara psikolojik bir derinlik ve karmaşıklık kazandırır. Hayatı Sevme Hastalığı, Meryem'in Biricik Hayatı ve elbette Cennette Gibiyim gibi eserler, kadınların arzularını, korkularını, toplumsal tabularla çatışmalarını ve nihayetinde kendi "ben"lerini inşa etme mücadelelerini anlatır. Bu anlamıyla, sadece edebi değil, aynı zamanda toplumsal bir yüzleşmenin de kapısını aralar.
  • Ödüllü Bir Öykücülük Geleneği: Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü alan Öykü Sersemi ve Haldun Taner Öykü Ödülü'ne değer görülen Ağula gibi eserleri, onun kısa anlatıdaki ustalığının kanıtıdır. Türker, öykü türünde de dilin sınırlarını zorlayan, modern bireyin yalnızlığını ve yabancılaşmasını kısa ama vurucu sahnelerle resmeden bir yazardır.
  • Modern Bireyin Psikolojik Haritasını Çıkarmak: 2000'li yıllar Türk edebiyatında, bireyin iç dünyasını bu denli merkeze alan ve toplumsal eleştiriyi bu içsel yolculukla harmanlayan az sayıda yazardan biridir. Eserleri, bireyin toplumsal ahlak ve değer yargılarıyla olan çatışmasını, olay örgüsünden daha çok karakterin zihinsel süreçleri üzerinden okura hissettirir.
  • Üslup ve Biçimde Özgünlük: Kıvrak, esprili, hezeyanlara varan iç monologlarla bezeli ve son derece dinamik bir anlatım dili vardır. Bu dil, okuru karakterin ruh halinin tam merkezine yerleştirir ve empati kurmanın ötesine geçerek, o ruh halini bizzat deneyimlemesini sağlar.

Sonuç: Rahatsız Eden ve İyileştiren Bir Kalem

Sibel K. Türker'in metinleri, özellikle de Cennette Gibiyim, okuru rahatsız eder, çünkü görmezden gelmeye alıştığımız gerçeklikleri, korkularımızı ve kırılganlıklarımızı yüzümüze vurur. Ancak aynı zamanda iyileştirir de; çünkü bu karanlıkta dahi bir direniş, bir dayanışma ("kız kardeşliğin temelinden") ve yaşama arzusunun ışıldadığını gösterir. Onun kalemi, "sözcüklerin en narin yerinden" yani insanın kalbinden konuşur. Sibel K. Türker, çağdaş Türk edebiyatında sadece neyin nasıl söylendiğine değil, aynı zamanda nelerin sessizce direndiğine de odaklanan, bu anlamda edebiyatımızı hem derinleştiren hem de zenginleştiren vazgeçilmez bir sestir.

Sibel K. Türker, Cennette Gibiyim ve Türk Yazınında Derinlikli Bir Ses

Modern Türk edebiyatının içe dönük, ruhsal katmanları çözümleyen seslerinden biri olan Sibel K. Türker, her eserinde insanın kırılgan yanlarını zarif bir dille açığa çıkaran bir yazardır. Cennette Gibiyim romanı, onun bu içsel derinliği ve diliyle yarattığı psikolojik atmosferin en yoğun örneklerinden biridir. Bu roman, bireyin iç dünyasıyla toplumsal gerçeklik arasındaki çatışmayı sessiz ama sarsıcı biçimde işler.

Romanın merkezinde, kendini “cennette gibiyim” diyerek avutmaya çalışan, ama aslında büyük bir yalnızlığın ve geçmişin gölgesinde yaşayan bir kadın anlatıcı vardır. Türker, bu iç monoloğu aracılığıyla kadın kimliğinin, belleğin ve arzunun sınırlarını sorgular. Anlatıcı, gündelik hayatın sıradanlığında saklı büyük acıları ortaya sererken, dilin incelikli oyunlarıyla bir tür içsel direniş kurar.

Türker’in üslubu, Türk edebiyatında kadın anlatı geleneğinin dönüşümünde önemli bir yere sahiptir. Onun metinlerinde dil, yalnızca bir ifade aracı değil, aynı zamanda bir sığınak ve direniş alanıdır. Kadınların bastırılmış, ötelenmiş ya da yok sayılmış duygularını sahici bir tonda dile getirir. Cennette Gibiyim, bu açıdan bir bireysel roman olduğu kadar, bir toplumsal yüzleşme metni olarak da okunabilir.

Sibel K. Türker, 1990’lardan bu yana edebiyatımıza kazandırdığı öyküler, romanlar ve denemelerle, Türkçenin ruhsal derinliğini besleyen bir damardır. Hayatı Sevme Hastalığı, Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi gibi yapıtlarında da görüldüğü üzere, onun yazınında “suskunluk” bile bir anlam taşır; sessizlik, çoğu zaman bir isyan biçimidir.

Edebiyatımızda kadınların iç sesine kulak veren, bunu estetik bir dil düzleminde inşa eden yazarlardan biri olarak, Sibel K. Türker; Leyla Erbil, Sevim Burak ve Latife Tekin’in açtığı patikayı kendi özgün sesiyle derinleştirir. Onun kaleminde “benlik” arayışı, bir kadın olmanın yanı sıra insan olmanın kırılgan dengelerini de gözler önüne serer.

Sonuçta, Cennette Gibiyim yalnızca bir roman değil, çağdaş Türk edebiyatının ruhuna ayna tutan bir içsel deneyimdir. Sibel K. Türker’in metinleri, okuru hem rahatsız eder hem de iyileştirir; çünkü o, sözcüklerin en narin yerinden konuşur — yani insanın kalbinden.


Yazar Künyesi

Muhittin Çiftçi – Şair, yazar ve kültür eleştirmeni. Edebiyat ve düşünce yazılarını çeşitli dergilerde yayımlamaktadır.


Featured post

Visit from Hızır International Search and Rescue Association and Ankara Provincial Presidency of Turkish Retired Specialist Chiefs Association to Mr Yusuf Sipahi, President of Turkish Disabled Persons Federation

  Ali Gürgen, President of Hızır International Search and Rescue Association, who made statements on his social media account regarding...